İrfan Ertürk

İrfan Ertürk
Kişisel bilgileri
Tam adıİrfan Ertürk
Doğum tarihi25 Mayıs 1957 (1957-05-25)
Doğum yeriAhmetli, Manisa, Türkiye
Boyu1,79 m (5 ft 10+12 in)
MevkiiForvet
Kulüp bilgileri
KulübüEmekli
Altyapı kariyeri
0000-1973Ahmetlispor
1973-1974Mersin İdman Yurdu
1974Nazillispor
1974Tirespor
Profesyonel kariyeri*
YıllarTakımMaç(Gol)
1974-1977Tirespor
1977-1984Göztepe
1980-1981MKE Ankaragücü (kiralık)
1981-1982Mersin İdman Yurdu (kiralık)
1983-1985Altay
1985-1986Yeni Afyonspor14(2)
1986-1987Uşakspor
1987Yeşilova
1987-1989Erzincanspor
1989-1990Elazığspor
1990-1991Tirespor28(0)
1991-1992Uşakspor14(3)
Toplam56(5)
Teknik direktörlük kariyeri
1992-1993Uşak Telekomspor
1993-1994Alaşehirspor
Ahmetlispor
1997-1998Fenerbahçe (Altyapı Antrenörü)
1998 -1999Beşiktaş (Altyapı Antrenörü)
2007-2008Bucaspor (Altyapı Antrenörü)
2008Kösealispor
2008-2009Kurtuluşspor
2009Kösealispor
2009-2010Kösealispor
* Yalnızca lig maçları ve gollerini içerir.
Son güncelleme: 30 Aralık 2011

İrfan Ertürk (d. 25 Mayıs 1957, Ahmetli, Manisa), Türk eski futbolcu, teknik direktör. Süper Lig ekiplerinden MKE Ankaragücü, Göztepe ve Altay'da oynadığı dönemden hafızalarda kalmıştır. Özellikle Göztepe'yle elde ettiği başarılardan dolayı kulübün efsane futbolcuları arasında gösterilmektedir. Göztepe'de Doğan Küçükduru ve Sadullah Acele ile beraber oluşturduğu başarılı forvet üçlüsü sayesinde Göztepe taraftarının söylediği doğan, irfan, ortala bombala sado bombala tezahüratıyla tanındı. 1980-81 sezonunda MKE Ankaragücü'yle Türkiye futbol liglerinde ilk kez bir 1. Lig ekibinin Türkiye Kupası'nı ve ardından Cumhurbaşkanlığı Kupası kazandığı kadroda yer aldı. Futbolculuk döneminde Ahmetlispor'da oynadığı zamandan itibaren kısmen köyde büyüdüğü, temiz kalpli ve dürüst olmasından dolayı Köylü İrfan olarak anılmaya başlandı ve bu lakapla arşivlere kayıt edildi. Ankaragücü'nde oynadığı dönem içerisinde medya tarafından takım arkadaşı İrfan Özbaş'dan ayırt edebilmek için Büyük İrfan diye anıldı ve bu isimle Ankaragücü tarihine geçti.[1] İki ayağınıda kullandığı için çok yönlü bir oyuncuydu ve hava toplarındaki üstünlüğüyle bilinirdi.

İlk yılları

İrfan Ertürk dünya'ya Manisa'nın küçük bir kazası olan Ahmetli'de bir Terzi babanın ve bir ev hanımı annenin üç çocuktan ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Bir büyük ağabeyi ve bir de kız kardeşi vardır. Babası Ahmetli'nin yerlisidir ve annesi Ahmetli'ye bağlı Kestelli köyündendir.

Futbolculuk kariyeri

Altyapı kariyeri

Futbola doğup büyüdüğü kasaba olan Ahmetli'de önce mahalle aralarında başladı ve daha sonra Ahmetli'nin futbol takımı olan Ahmetlispor altyapısında oynamaya başladı. Ahmetlispor'un daha sonra kulübü fes ederek kapanmasından sonra takımsız kaldı. O zamanlar futbol oynamasına babasının karşı çıktığı için antremanlara ve maçlara gizli gizli gitmek zorunda kalmıştı. Ahmetlispor altyapısında oynarken yaşı çok küçük olmasına rağmen Altay altyapısına seçildi fakat babasının izin vermemesi yüzünden Altay'a gidemedi. Daha sonra Mersin İdman Yurdu'nun Altay'la deplasmanda oynayacakları bir Süper Lig karşılaşmasına otobüsle giderken yol kenarında bir mola verirken orada Ege Üniversitesi SK ile Ahmetlispor arasında oynanan altyapı karşılaşması izleme imkanı buldu. Bu karşılaşmada Ahmetlispor'un dört golüne imza atan genç İrfan Ertürk Mersin İdman Yurdu kaptanlığını ve yardımcı antrenörlüğünü yapan Kadri Aytaç'ın dikkatini çekti. Bunun üzerine Aytaç İrfan Ertürk'ün babasıyla konuşup oğlunu takımında görmek istediği ve okulu dahil her şeyiyle ilgileneceğini söyledi. Fakat babası bu transfere karşı çıktığı için bu transfer de gerçekleşmedı.

Babasının futbol oynamamasını için sarf ettiği çabaya dayanamayarak evden kaçarak 1973-1974 sezonunda Mersin İdman Yurdu altyapısına gitti. Mersin İdman Yurdunda yanında nüfus kağıdı bulunmadığı için lisansı çıkartılamadı. Bu sebepten burada genelde altyapıda forma giydi. Fakat Mersin İdman Yurdu yöneticileri tarafından sahte lisansla genç takım için üç dört karşılaşmasında oynatıldı.

Yarım sezon bu şartlar altında Mersin İdman Yurdunda kaldıktan sonra 1973-74 sezonunda bir tanıdığı aracılığıyla 3. Lig'de mücadele eden Ege Bölgesi'nin ekiplerinden Nazillispor'a geçti. Nazillispor'da başkan Fuat Amasyalı döneminde sahte lisans altında hem profesyonel takımda forma giydi hem de altyapı takımlarında oynadı. Kulübün ekonomik sıkıntıya girmesinden sonra futbolculara alacakları ödenmedi. Bunun üzerine futbolcular maçlara çıkmadığı için kulüp birçok karşılaşmada hükmen mağlup sayıldı ve bunun neticesinde kulüp sezon sonu ligi sonuncu olarak bitirip küme düştü. Yeni sezon için bütün futbolcular serbest kaldı.

Serbest kalan futbolcular arasında bulunan Ertürk, yeni sezon için kendini takımında çok görmek isteyen Kadri Aytaç tarafından çalıştırılan Tirespor'a transfer oldu. Bu arada nüfus cüzdanını çıkarmayı başardığı için Tirespor'da ilk resmî lisansı çıkarılabildi.

Tirespor

Birkaç ay genç takımda oynatıldıktan sonra Aytaç tarafında as takım kadrosuna dahil edildi. Burada genç yaşına rağmen kısa bir aradan sonra düzenli olarak ilk 11'de forma giymeye başladı. Tiresporda toplam üç sezon forma giydi. Bu süreç içerisinde gösterdiği performansla birçok yetenek avcısının dikkati çekmeyi başardı. Galatasaray forma giymiş ve yardımcı anrenörlük yapmış ve transfer komitesinde bulunan Yılmaz Gökdel tarafından Galatasaray'a ısrarla tavsiye edildi. 1976-77 sezonunun sonunda açık arttırmayla satılığa çıkarıldı. O zamanlar futbolcular açık arttırmayla satılıyordu. Bu açık arttırmada Galatasaray 215.000 Lira teklif etti. İrfan Ertürk Galatasaraylı olmasına rağmen tercihini Göztepe'den yana kullandı. Acil paraya ihtiyacı olduğundan Gözetepe'nin teklif ettiği peşin ücret daha uygun geldi. Bunun üzerinde genç yaşında İstanbul'da yaşamaktan çekindi. Göztepe'yi tercih etmesindeki bir başka önemli etken Tirespor'daki teknik direktörü Bayram Erbil'in Göztepe teknik direktörlüğüne getirilmesiydi.

Göztepe SK

1976-77 Türkiye 1. Futbol Ligi sezonunun sonunda Süper Lig'den 1. Lig'e düşmesinden sonra Göztepe'de 1977-78 sezonunda tekrar Süper Lig'e yükselmek hedef konuldu. Bu hedef için kulüp yeniden yapılanmaya gitti. Teknik direktör olarak Tirespor'dan Bayram Erbil getirildi. Erbil'in istekleri doğrultusunda güçlü bir ekip yaratmak için birçok mevkiiye transfer yapıldı. Forvet mevkii için Sadullah Acele, Doğan Küçükduru ve İrfan Ertürk transfer edildi. Bu üçlü forvet sezon boyunca gösterdiği performansla rakiplerin çekindiği bir üçlü oluşturdu ve beraber oynadığı süreçte kulüp camiasi ve taraftarı tarafından ekulübün efsane futbolcuları arasında gösterilmeye başlandı. Bu sebepten Göztepe taraftarı haklarında efsaneleşmiş doğan, irfan, ortala bombala sado bombala tezahüratını söylemeye başladı. Sezon sonuna doğru kulüpte olan uyumsuzluklar sonucu Bayram Erbil'in görevine son verildi ve yerine Göztepe'nin efsane futbolcularından Fevzi Zemzem getirildi. Göztepe 1. Lig şampiyonluğu yaşayarak Süper Lig'e yükseldi. Bu başarıda İrfan Ertürk büyük pay sahibi olarak gösterildi. İki sezonda Göztepe için Süper Lig'de forma giydi. 1979-80 sezonunda kariyerine önemli rol oynayan Kadri Aytaç'in Göztepe teknik direktörlüğüne getirilmesinden sonra bir sezon Aytaç'la çalışma imkanı buldu. 1979-80 sezonunda Galatasaray'la İzmir'de 26 Ağustos 1979 tarihinde oynanan ve 3:1 kazanılan Süper Lig karşılaşmasında üstün bir performans sergilemeyi başardı. Önce kaydettiği gole takımının 1:0 öne geçmesini sağladı ve ardından takımının diğer iki golünü hazırlayarak galibiyete büyük katkı sağladı.[2][3] Bu karşılaşma sonrası Galatasaray Göztepe'ye İrfan Ertürk için transfer teklifinde bulundu fakat Göztepe'nin istediği yüksek bonservis bedeli yüzünden bu transfer gerçekleşmedi.

Ankaragücü

1980-81 sezonunun arifesinde Göztepe'de kulüp yönetimiyle sorunlar yaşamaya başladı. Sezon için para+apartman dairesi için anlaşıldıktan sonra apartman dairesini verilmediği için kulüpte oynamak istemediğini açıkladı. Bunun üzerine kendisini daha önce Galatasaray'a getirmek isteyen ve şimdi MKE Ankaragücü'nde teknik direktör olarak çalışan Yılmaz Gökdel'in çabaları sayesinde bir sezonluğuna kiralık olarak 1. Lig'de mücadele eden Ankaragücü'ne gönderildi. Ankaragücü'nde sadece bir sezon oynamasına rağmen bu sezonda gösterdiği performans ve elde ettiği başarılar sayesinde kulübün efsane futbolcuları arasında gösterilmeye başardı.[1][4] Burada özellikle Türkiye Kupası'nda gösterilen performansla Türkiye genelinde büyük yankı uyandırıldı. Önce yarı çeyrek finalde 1. Lig takımı olarak Beşiktaş'ı elemek başarıldı. Yarı finalde Fenerbahçe'yle 'Dört Büyükler'`den başka bir takım saf dışı bırakıldı. 1981 Türkiye Kupası Finali karşılaşmalarında Türk futbolunun o zamanlar güçlü ekiplerinden Boluspor'a karşı üstünlük sağlanarak Türk futbol tarihinde ilk kez bir 1. Lig takımı olarak Türkiye Kupası kazanılması başarıldı.

Bu başarıdan sonra Süper Lig şampiyonluğunu kazanan Trabzonspor'la Cumhurbaşkanlığı Kupası için oynandı. Art arda üç kez Süper Lig şampiyonu olmayı başaran ve o zamanda Türk futbolunun en güçlü takımı olan Trabzonspor karşısında Ankaragücü'ne kamuoyu tarafından kazanma şansı tanınmadı. Bu karamsar beklentilere rağmen 1981 Cumhurbaşkanlığı Kupası karşılaşmasında Trabzonspor karşısında çok iyi mücadele eden Ankaragücü Nazmi Erdenerin' 56. dakika'da kaydettiği golle galip gelerek bir 1. Lig takımı olarak ilk kez Cumhurbaşkanlığı Kupasını kazanarak bir ilke daha imza atmayı başardı.[5] İrfan Ertürk bu galibiyet golünün hazırlayıcısı olarak dikkat çekti.[6]

Bu başarılar yanında birde Ankaragücü 1. Lig'i ikinci sırada tamamlayıp özel izinle Süper Lig'e yükselmeyı başardı.[7]

Ankaragücü'nde oynadığı dönem içerisinde medya tarafından takım arkadaşı İrfan Özbay'dan ayırt edebilmek için Büyük İrfan diye anıldı ve bu isimle Ankaragücü tarihine geçti.[1]

Sezon bitimi hem teknik direktör Yılmaz Gökdel hem de Ankaragücü taraftarı tarafından bonservisiyle Ankaragücü'ne alınması çok istendi. Bu transfer Ankaragücü Genel menejerliğini yapan Ali Tatarer'in İrfan Ertürk'e karşı tutumu yüzünden gerçekleşmedi. Bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı Kupası karşılaşması sonrası Ankaragücü'nü terk ederek Göztepe'ye geri döndü.

Göztepe SK

1981-82 sezonunda Göztepe'ye geri döndü. Burada Süper Lig'de mücadele eden takımını için sezonun ilk haftalarında üç lig karşılaşmasında forma giydi. Sezon kalan bölümü kiralık olarak Mersin İdman Yurdu'na gönderildi.

Mersin İdman Yurdu

Mersin İdman Yurdu'nda uyum sorunu yaşamadan 11'de düzenli olarak oynama fırsatı buldu. Buradaki 1981-82 sezonunun sonunda takımıyla 1. Lig şampiyonluğu yaşayarak Süper Lig'e yükselmeyi başardı. Sezon bitimi kiralık forma giydiği için sözleşme gereği takımdan ayrılıp Göztepe'ye geri döndü.

Altay SK

1983-84 sezonunun başında bonservisiyle beraber 1. Lig'de mücadele eden İzmir'in başka bir köklü takımı olan Altay'a transfer oldu. Buradaki ilk sezonu olan 1983-84 sezonunun sonunda takımıyla 1. Lig şampiyonluğu yaşayarak Süper Lig'e yükselmeyi başardı.

1984-85 sezonunda düzenli olarak 11'de oynarken teknik direktör Coşkun Süer'in görevine sezonunun ilk devresinden sonra son verilmesiyle ve yerine Kemal Ömeragiç'in getirilmesiyle her şey değişti. Sezonun kalan bölümünde İrfan Ertürk'e karşı tavır alan Ömeragiç, sezon sonuna kadar İrfan Ertürk'ü hiçbir karşılaşmada oynatmadı. Bunun üzerine takımdan ayrılmak istediği açıklayan İrfan Ertürk, sezon sonu gidecekler listesine kondu.

Afyonspor

1985-86 sezonu için takım arkadaşları Emin Uslu, Çetin ve Hayrettin Demirbaş'le (kiralık) beraber 1. Lig'de mücadele eden Yeni Afyonspor'a transfer oldu. Burada zirve mücadelesi yapabilecek çok güçlü bir takım kuruldu. Sezon ilk haftalarında itibaren takım ligin üst sıralarında bulundu. Sezon ortasında Afyonspor'un başkanlığını yapan Kemal Horzum'un çeklerine banka el koydu. Bunun üzerine Kemal Horzum Emlak Bankası'dan 90 milyon dolar dolandırıp Türkiye'nin ilk banka hortumcusu olarak kayıtlara geçti.[8] Horzum, 1985 yılında İsviçre'ye kaçınca kulübün maddi gücü kayboldu ve futbolcular alacaklarını temin edemedi. Bunun üzerine futbolcuların bir kısmı maçlara çıkmama kararı aldı. Lider durumdu bulunan takım sezonunun son haftalarında aldığı kötü sonuçlar yüzünden 3. sıraya düştü ve Süper Lig'e yükselmeyi son haftalarda aldığı kötü sonuçlar yüzünden başaramadı. Sezon bitimi takımdaki birçok futbolcu gibi alacaklarına karşılık bonservisini alarak sözleşmesini karşılıklı feshederek serbest kaldı.

Uşakspor

1986-87 sezonunu için serbest kalmasından sonra Uşakspor'la anlaşarak buraya transfer oldu. Uşakspor'da takımıyla sezon sonu 3. Lig şampiyonluk (şimdiki adıyla 2. Lig) yaşayarak o zamanki adıyla 2. Lig'e şimdiki adıyla 1. Lig'e yükseldi. Bu başarının ardından sezon sonu takımdan ayrıldı.

Yeşilova SK

1987-88 sezonu için takım bulamadığı için bir arkadaşı olan Mustafa Tatıoğulları'nın görev aldığı Yeşilovayla anlaştı. Anlaşma doğrultusunda başka bir takımının teklifinde kulüpten bonservissiz ayrılma imkanı konuldu. Sezonun başlamasından sonra 5-6 karşılaşmada görev aldı. Sonra Erzincanspor'dan aldığı teklifi kabul ederek Yeşilova'dan ayrıldı.

Erzincanspor

Erzincanspor'a geldiğinde kulüp 5 puanla ligde son sırada bulunmaktaydı. İrfan Ertürk takım kaptanı yapıldı. Sezon sonuna kadar Ertürk'ünde çabalarıyla 36 puan toplanarak lig 12. sırada düşme hattından uzakta tamamlandı. 1988-89 sezonunda Erzincanspor teknik direktörlüğüne Ogün Altıparmak getirildi. Ogün Altıparmak'ın teknik direktörlüğe gelmesiyle sezon başı Fenerbahçe ile bir dostluk maçı oynandı. Altıparmak kendisiyle beraber takıma birçok Fenerbahçe altyapısından futbolcu getirdi ve ağırlıklı olarak onları oynatmayı tercih etti. Bu durum takım içinde kötü bir ortam yaratti. Neticesinde sezon bitimi İrfan Ertürk dahil birçok futbolcu kulüpten ayrıldı.

Elazığspor

Erzincanspor'dan alacaklarına karşılık bonservisi alarak ayrıldı ve 1989-90 sezonu için Elazığspor'la anlaşarak buraya transfer oldu. Sezon sonu eski takımı Erzincanspor ligi sonuncu olarak tamamlamasına rağmen o yeni takımıyla 3. Lig'de şimdiki 2. Lig'de şampiyonluk yaşayarak 1. Lig'e yükselmeyi başardı. Sezon sonu Elazığspor'da söz sahibi olan Mehmet Ağar'la yeni sezon için ücreti bakımından fikir ayrılığına düştü ve neticesinde takımdan ayrıldı.

Tirespor

1990-91 sezonunda profesyonel futbol hayatına başladığı Tirespor'a geri döndü. Burada eski takım arkadaşı Galip Yürekli tarafından çalıştırılan takımda kaptanlığa getirildi. Burada sezon arası alacaklarını tahmin edemediği için kulüple mahkemelik oldu ve davayı kazandı. Kulüpte maddi imkansızlıkları gördüğü için alacaklarından vazgeçerek bonservisine karşılık sezon sonu kulüpten ayrıldı.

Uşakspor

1991-92 sezonunda daha önce oynadığı Uşakspor için forma giymeye başladı. Burada bir sezon oynadı. Bu süreç içerisinde İlyas Lafcı ile yaşadığı sorunlarla ve alacaklarını tahmin edilemediği için sezon sonu futbola veda etmeye karar vererek faal futbol kariyerine noktaladı.

Teknik direktörlük kariyeri

Futbola vedasından sonra teknik direktörlük yapmaya karar verdi. İlk olarak Uşak Telekomsporda teknik direktör olarak görev aldı. Daha sonraki seneler Alaşehirspor, Ahmetlispor, Kösealispor ve Kurtuluşspor gibi yöresel amatör lig ekiplerinde teknik direktör olarak görev aldı. Bunun dışında 1997-98 yılları arası Salihli'de Fenerbahçe yaz okulları baş antrenörü olarak görev aldı. Aynı görevi sonraki yıllar Beşiktaş ve Bucaspor içinde üstlendi. Altyapı antrenörü olarak Ali Ozan Has, Fatih Mehmet Doğanay gibi yeteneklerin yetişmesinde emeği bulundu.

Kişisel yaşamı

Ayben ile Öyküm adlı iki kızı ve Yusuf Mert adlı bir oğlu vardır.

Futbol dönemindeki başarıları

Kulüp takım

1977-78 (Göztepe ile.)
1981-82 (Mersin İdman Yurdu ile.)
1983-84 (Altay ile.)
İkincilik (1): 1980-81 (MKE Ankaragücü ile.)
1986-87 (Uşakspor ile.)
1989-90 (Elazığspor ile.)
1980-81 (MKE Ankaragücü ile.)
1981 (MKE Ankaragücü ile.)

Tekni direktör dönemindeki başarıları

Kulüp takım

1993-94 (Uşak Telekomspor ile.)

Kaynakça

Dış bağlantılar

This article is issued from Vikipedi - version of the 1/7/2017. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.