Ernest Chaput

Ernest Chaput, Fransa’dan davet edilmiş ve Türkiye’de modern coğrafya biliminin kurucularından birisi olmuştur (D. 28 Haziran 1882, Paris – Ö. 16 Nisan 1943, Dijon)

Hayatı

Ernest Chaput, 28 Haziran 1882 tarihinde Paris’te doğmuştur. 1904’te, “I’École Normale Supérieure” öğrencisi sıfatıyla Sorbonne Üniversitesi Fen Fakültesi’nde doğa bilimlerinden lisans diploması almıştır. Agrégation sınavında başarılı olduktan sonra 1905’te Lyon’da Ampère Lisesi’ne öğretmen olarak atanmış ve doğa bilimleriyle ilgili dersler vermiştir. Öğretmenliği sırasında on yıl kadar her yıl tatilde yaklaşık 2 ay jeoloji ve morfoloji incelemeleriyle uğraşan Chaput, Lyon Üniversitesi Doğa Bilimleri’nde Profesör Charles Jean Julien Depéret (1854- 1929) yönetiminde Recherches sur les Terrasses Alluviales de la Loire et de ses Principaux Affluents adını taşıyan tezi ile 1917’de bilim doktoru unvanını almıştır.1918’de Versailles Lisesi’nde kısa bir süre çalışan Chaput, 1919’da Dijon Bilimler Fakültesi’nde jeoloji öğretim üyeliğine atanmış ve 1921’de profesör olmuştur. 1926’da Strasbourg Üniversitesi’nde Jeoloji ve Paleontoloji Kürsüsü’nün başkanlığı teklif edilen Chaput, burada bir süre çalışmıştır. Chaput, 1928’de İstanbul Darülfünun’da ilk önce 3 yıl ve daha sonra sözleşmesi farklı şekillerde uzatılarak 1937 yılına kadar görevini sürdürmüştür. Tekrar Dijon Üniversitesi’ndeki görevine dönen Chaput, 16 Nisan 1943 tarihinde, bir apandisit ameliyatı sonrasında Dijon’da 61 yaşında vefat etmiştir. Adı Dijon şehrinde bir caddeye verilmiştir.[1]

Darülfünun’da Göreve Başlaması ve Çalışmaları

Dijon Üniversitesi’ne geçtiği yıl (1928), Chaput, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü’nün ve Darülfünun’un girişimi üzerine Maarif Vekilliği’nin Hariciye Vekaleti yolu ile yaptığı temaslar neticesinde ve Paris Üniversitesi Edebiyat Fakültesi fiziki coğrafya profesörü Emmanuel de Martonne’nin tavsiyesi üzerine ilk önce 3 yıl müddetle Coğrafya Enstitüsü’nün Fiziki Coğrafya Kürsüsü’ne çağrılmış (14 Ekim 1928) bulunuyordu. İlk üç yıllık sözleşmesinde Chaput, çalışmalarını tamamıyla İstanbul Darülfünun Coğrafya Enstitüsü’ne hasredecek, enstitü müdürü sıfatıyla hem öğretimi düzenleyecek hem de memleket içinde enstitü elemanları ile beraber büyük ölçüde inceleme gezileri yapacaktı. Türk Hükümeti’nin açık talebi üzerine sözleşme ikinci üç sene için de yenilendi. Chaput, bu defa çalışmalarını Jeoloji Enstitüsü’ne doğru yöneltti, Coğrafya Enstitüsü’nde konferans şeklinde dersler vermekle iktifa etti ve bundan sonra (1936-1939) iki sene kadar da sırf eskisi gibi her iki enstitü elemanları ile memleketimiz içinde tetkiklerde bulundu. Kendi memleketi tarafından gösterilen idari engellere rağmen 3 defa sözleşmesini yenilemeyi başaran Chaput, 1937 senesinde ülkesine dönmek mecburiyetinde kalmıştır. Fransa’ya döndükten sonra da Chaput, Türkiye’ye ilişkin çalışmalarına devam etmiştir. Ülkenin çeşitli yörelerini inceleyerek Türkiye’nin jeolojik yapısının tanınmasına önemli katkılarda bulunmuştur.[2]

Chaput, Türkiye’ye son olarak Anadolu’nun eski ve yeni madenleri hakkında umumi bir etüt yapmak için 1939 yazında gelmiştir. Fakat İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine, uzun ve kapsamlı olarak planlanan bu tetkik seyahatini yapamadan ve çalışmalarını tamamlayamadan ülkesi olan Fransa’ya dönmek zorunda kalmıştır.[3]

Chaput, ilk coğrafi araştırma gezilerini İstanbul civarında yapmıştır. Bu coğrafi geziler esnasında en büyük gayreti öğrencilerine bilimsel süreçler hakkında terbiye vermek olmuştur. Orijinal görüş ve buluşların zenginleştirdiği bu tatbikat gezilerine öğrencilerden başka coğrafya ve jeoloji profesörleri de seve seve katılmışlardır. Bu gezilerini her defasında Chaput dikkatle seçer, evvelden sahayı gider, görür, hiçbir şeyi tesadüfe bırakmak istemezdi.[3]

İstanbul dışında, ülkemizin birçok yöresine geziler yapan Chaput, Doğu Anadolu’dan başka, Türkiye'nin birçok yörelerini dolaşmıştır. Bu gezilere en kıymetli yardımcısı olan eşi Madam Chaput ile İbrahim Hakkı Akyol daima refakat etmişlerdir. Birçok tetkiklerine Profesör Hamit Nafiz Pamir, Profesör Hamid Sadi Selen, coğrafya ve jeoloji enstitüsünün diğer profesör, asistan ve bazı talebeleri, Ankara’dan Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü’nden bazı elemanlar da katılmışlardır.[3]

Türkiye Coğrafyasına ve Jeolojisine Katkıları

Chaput, müspet düşünceli sağlam bir dinamiğe sahip ve bilhassa her şeyden evvel birer müşahede bilimi olan jeoloji ile morfoloji metotlarını gayet iyi kavramış bir kişi olduğu için ilk işi memleketimizde bu bilimlere ait gayet bol malzeme ve vakıa toplamak olmuştur. Bilimsel titizliğiyle Chaput, kayaç ve fosil numunelerinin incelemelerinde Fransa’nın tanınmış volkanolog, petrograf, paleontologlarını harekete geçirmiş ve bu malzeme üzerinde senelerce uğraşılmıştır. Chaput, çalışmalarını daima malzeme ve vakıaları toplamaya yöneltmiş olduğu için bilimsel spekülasyonlardan çok çekinirdi; hükümlerinde, sentezlerinde kontrolü elden bırakmazdı. Haklı tenkitleri kabul eder ve senelerce üzerinde düşündüğü meseleler hakkındaki görüşlerine yeni veriler ve uzun münakaşalar neticesinde gerekirse, bilim insanına yakışır bir şekilde değiştirmekten çekinmezdi. Chaput, incelemelerinin tespit edilmiş neticelerini ve bilhassa jeomorfoloji meselelerini gerek Fransız Fen Akademisi’nde yaptığı comptes rendus ler, gerek congrés des sociétés savantes ta ve gerek milletlerarası coğrafya ve jeoloji kongrelerinde müdafaa ettiği raporlar ile bilim dünyasına yaymıştır.[4]

1937 yılına kadar mukavelesi üç defa uzatılan Chaput, ne yazık ki daha ikinci mukavele döneminde, yetişme tarzına uygun olarak tamamıyla jeolojiye kaymış ve onun bu tutumu, Coğrafya Bölümü’nün gelişme yönünü olumsuz bir şekilde etkilemiştir. Coğrafya Bölümü’nde jeomorfoloji mevzuunda saha çalışmalarını getiren, bu mevzuda yerli coğrafyacıların faaliyete geçmesinde ve onların arazi çalışmaları bakımından yetişmesinde başlıca örnek ve önder olan da odur. Fakat Türkiye’ye gelişinden kısa bir süre sonra tam bir jeolog hüviyetine bürünen Chaput’un jeomorfoloji ve genellikle fizikî coğrafya ile ilgisi tâlî kalmıştır. Bunun neticesindedir ki İstanbul Darülfünun ve bilâhare İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde jeomorfoloji Chaput’un tesiri altında hakikatte jeolojiye dönüşmüş, örneğin kaya ve fosil toplayarak tayin etmenin, mezozoik sonlarına veya tersiyer başlarına ait şaryajlar aramanın veya isbatı ile uğraşmanın, bir andezit filonu tespit etmenin vb jeomorfoloji yapmak demek olduğu gibi metodolojik bakımdan çok yanlış bir kanaat yerleşmiş, coğrafyanın bir disiplini olarak jeomorfoloji özellikle klimatik jeomorfoloji adeta unutulmuş ve fizikî coğrafyanın diğer dalları ise büyük ölçüde ihmale uğramıştır. Sonuç olarak coğrafya bölümünü jeoloji istila etmiştir.[4]

Aldığı Ödüller

Ernest Chaput, 1935’te Fransız Hükümeti tarafından verilen Croix de Chevalier de la Légion d’Honneur ödülünü almıştır.[1]

Türkiye Coğrafyası ve Jeolojisiyle İlgili Yayınları

Chaput, memleketimizde uzun etütlerinin neticesini bazı yabancı bilim insanların yaptıkları gibi sadece kendisine ve mensup olduğu memlekete saklamamış; vicdanlı bir insan gibi hareket ederek birçok risaleler, makaleler, ciltler halinde bir taraftan Edebiyat Fakültesi Coğrafya Enstitüsü ve diğer taraftan arkeolog Albert Gabriel’in himmetiyle İstanbul Arkeoloji Enstitüsü külliyatı arasında yayınlamıştır. Chaput’un Türkiye jeolojisi ve jeomorfolojisiyle ilgili yayınları başlangıçta bazı derlemeler ve küçük notlar halindeydi. Ülkeyi yeteri kadar tanıdıktan sonra yayınladığı en önemli eseri, dilimize Ord. Prof. Dr. Ali Tanoğlu tarafından çevrilip 1947’de basılan Türkiye’de Jeolojik ve Jeomorfojenik Tetkik Seyahatleri dir. Aslı 1936’da Fransızca olarak Voyages d’Etudes Géologiques et Géomorphogeniques en Turquie yayınlanan bu önemli eserde, Chaput, uzun yılların ve titiz bir çalışmanın mahsulü olan bulgularını ve fikirlerini, daha eski araştırıcıların katkılarıyla da bir araya getirmiştir.[5] Chaput, 1928-1939 arasına rastlayan yaklaşık 11 yıllık dönemde bilimsel çalışmalarının önemli bir kısmını Türkiye’ye ayırmıştır. Chaput, 17 Ocak 1940’ta Paris’te ulusal radyoda Boğaziçi konulu söyleşi yapmıştır. Aynı konuyla ilgili 1940 yılının Mart ayında İstanbul’da bir konuşması olmuştur. Ayrıca Chaput, ülkemizde özellikle araştırma gezilerinin sonuçlarını ihtiva eden birçok konferanslar ve serbest dersler vermiştir. Chaput Türkiye’nin farklı yörelerinden çoğunlukla jeoloji, jeomorfoloji ve hidrografya konularıyla ilgili çalışmalar üzerinde durmuştur.[5]

Ayrıca Bakınız

Türkiye İle İlgili Eserlerinden Bazıları[6][7]

Bu çalışma TÜBİTAK BİDEB 2209/A kodlu 2014 tarihli proje tarafından desteklenmiştir.

Kaynaklar

  1. 1 2 AKYOL, İbrahim Hakkı, “Ölümlerinin Yıldönümü Münasebetiyle: Müderris Faik Sabri Duran ve Profesör Ernest Chaput”, Türk Coğrafya Dergisi, s.V-VI, Ankara 1944, s. 143-152
  2. Sırrı Erinç, “Chaput (Ernest)”, Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi, c. IV, İstanbul 1986, s. 2322.
  3. 1 2 3 Ali Macit Arda, “Bizde Coğrafya: Profesör E. Chaput’ın Ölümünün Yıldönümü Münasebetiyle”, Barış Dünyası, n. 16, İstanbul 1944, s. 13.
  4. 1 2 ERİNÇ, Sırrı, Cumhuriyetin 50. Yılında Türk Coğrafyası, Cumhuriyetin 50. Yılına Armağan, İstanbul 1973, s. 113-168.
  5. 1 2 AKYOL, İbrahim Hakkı, “Tanzimat Devrinde Bizde Coğrafya ve Jeoloji”, Tanzimatın 100. Yıldönümü Kitabı, İstanbul 1940, s. 513- 571.
  6. Tuncel, H, Yiğit, A, Çelikbağ, S., 2010, Türkiye Coğrafya Bibliyografyası, Kitaplar ve Makaleler, Bilecik Üniv Yay. No: 2, Ankara.
  7. AKYOL, İbrahim Hakkı, “Ölümlerinin Yıldönümü Münasebetiyle: Müderris Faik Sabri Duran ve Profesör Ernest * * Chaput”, Türk Coğrafya Dergisi, s.V-VI, Ankara 1944, s. 143-152.
This article is issued from Vikipedi - version of the 6/6/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.