Köprüpazar Köprüsü

Eski Köprü (Köprüçay)

Selçuklu dönemindeki köprünün güneybatıdan görünüşü
Resmî adı Köprüpazar Köprüsü
Taşınan Eurymedon (Köprüçay)
Geçiş Aspendos, Pamphylia, Anadolu
Türü Kemer köprü
Malzeme Taş, Roma Çimentosu
Ayak sayısı 9 (Roma Köprüsü)
Uzunluk 259.50 m (Roma Köprüsü)
Genişlik 9.44 m (Roma Köprüsü)
Açılış 4.Yüzyıl (Roma Köprüsü)
13.yüzyıl (Selçuklu köprüsü)
Koordinatlar 36°54′51″K 31°09′47″D / 36.914232°K 31.162999°D / 36.914232; 31.162999Koordinatlar: 36°54′51″K 31°09′47″D / 36.914232°K 31.162999°D / 36.914232; 31.162999

Köprüpazar Köprüsü, Roma döneminden kalma, günümüzde Türkiye'de, Aspendos yakınlarında Köprüçay (Eurymedon) nehri üzerinden geçen, 9 kemerli Eurymedon Köprüsü'nün temelleri üzerine Selçuklular tarafından 13. yüzyılda yapılmış, sivri kemerli bir köprüdür. Köprü eski Roma yapısının nehir yatağındaki ayak kalıntılarını takip ettiği için yol güzergahının ortasında belirgin sapmalar görülür. Köprü 259,50 metre uzunluğunda olup, genişliği 9,44 metredir. Sütun kalınlıkları 9,60 metre, kemer açıklığı 23,52 metredir.

Eurymedon Köprüsü

Eski Yapının Rekonstrüksiyonu

Roma köprüsünün yapısı ve güzergahı bilgisayar yardımıyla sanal ortamda simüle edildi. Bilgisayar modeli, hala mevcut olan yapı kalıntılarına dayanılarak yapıldı. Bunlar rampaların bir kısmı, her iki kıyıdaki karşı ayaklar ve bir sütunun temelidir.[1] Bunun dışında, nehir yatağında bulunan birçok diğer kalıntı, yerli yerinde olmadıkları yüzünden modelde dikkate alınmamıştır.[1]

Rekonstrüksiyon yapılan köprünün modeli, 259,50 m uzunluğunda ve 9,44 m genişliğinde, 9 yuvarlak kemerli bir köprüyü gösterir.[2] Eurymedon nehrini (Köprüçay) dik bir açıyla geçen yapının genelde düz olan yol güzergahında sağ kıyıya yakın bir yerde rampanın biraz öncesinde sola doğru hafif bir sapma görülür.[1] Antik köprünün yüksekliği için, yükseklikleri sol kıyıda 12,3 m, sağ kıyıda ise 12,2 m olarak belirlenen iki rampanın meyilleri esas alındı.[1] Rampanın meyli kıyı bölgesinde bittiğinden dolayı, köprünün nehri düz bir seviyede geçtiği biliniyor.[3] Eski köprünün yüksekliği, kalıntıları üzerine yapılan Selçuklu eserinden yakl. 4,1 m daha yüksekti.[2]

Yatay orta kısmındaki 6 kemerin dışında, köprünün rampa alanında sel tahliyesi için biri solda (5,11 m genişliğinde), ikisi sağda olmak üzere üç tane küçük kemeri vardır.[3] Eurymedon nehri, normal su düzeyinde nehrin ortasındaki üç ana kemerin altından akardı. Bu üç kemerin sağ ve solundaki ayaklarında, suyun temelleri eşmemesi için iki taraflı sivrilmeleri bulunan kıyı duvarları bulunuyordu.[4] Arkeolojik bulgulara göre, bu kıyı duvarlarının uzunlukları, akıntıya karşı yönde 8,15 m olup aktıntı yönünde 4,7 m ile daha kısaydı.[2] İlave koruyucu bir önlem olarak köprünün her iki tarafında sivri dalgakıranlar kurulmuştu, ancak bunların bazı sütunlarda sadece tek taraflı oldukları göründü.[2] Üç ana kemerin açıklıkları köprü kalıntılarından hareketle orta kemer için 23,52 m ve her iki yanındaki tonozlu kemerler için 14,95 m olarak saptanabildi.[2] Orta kemerin sağ ve solundaki iki sütun genişlikleri 9,60 m idi.[2] Sağ taraftaki köprü rampasının açıkta kalan gövdesi, Anadolu'daki bazı Roma dönemi köprülerinde görülen içi oyuk yapıları[2] ifşa etmektedir. Köprüde bulunan ankraş demirleri, antik dönem köprü mimarisinin ne kadar gelişmiş olduğunun bir göstergesidir. Bu ankrajlar, kanca ve halkalarla birbirlerine tutturulan, 1,5 m uzunluğunda demir çubuklarıdır. Bu çubuklar köprü temelinin alt kesme taşları seviyesinde sağlamlaştırılması için kullanıldı.[5] Köprü gövdesi Roma Çimentosundan (Opus Caementitium) yapılmıştı. Bu yapı malzemesi en az bir Selçuklu eseri sütunda da kullanılmıştır.[6]

Tarihleme

Roma köprüsünün tarihlemesi, yapı malzemesinin bir kısmının alındığı, Aspendos'a kadar uzayan, yakınlardaki Roma dönemi viyadükleri ile bağlantılı olarak yapılmalıdır.[7] Bu bağlamda, sadece köprünün dış katmanında, duvarlarda Aspendos viyadüğü su hattından alınan 250 tane delikli taş devşirilerek kullanıldı.[1] Su hattı belgelerle sabit olduğu üzere m.s. 4. yüzyıla kadar kullanıldığında göre, Eurymedon nehrinin üzerine kurulmuş olan bu yapının bu dönemden daha önce yapılmış olması mümkün değildir.[1] Ancak söz konusu antik köprünün yerinde daha önce de bir Roma köprüsünün bulunmuş olması olasılığı da vardır.[1] Eski yapının Aspendos viyadüğü ile birlikte, m.s. 363 yılında meydana gelmiş olan bir depremde tahrip olmuş olması düşünülebilir. Bu teori, artık kullanılamaz hale gelmiş olan delikli boru taşlarının köprünün yeniden imarında kullanılmış olmasını açıklar.[8]

Aspendos viyadüğünün besleme hattı

Selçuklu Eseri

Güzergah

Köprünün zigzag güzergahı

Yine bir depremde tahrip olduğu düşünülen Geç Roma dönemi köprünün kalıntıları üzerinde[2] Selçuklu döneminde, Sultan Alaeddin Keykubad (1219–1237) tarafından yapıldığı sanılan, yeni bir köprü inşa edildi.[9] Bu köprünün yapımında, mümkün olduğunda eski köprünün arta kalan parçalarından yararlanıldı. Nehrin akıntısının gücüyle kaymış olduğu sanılan bazı parçaların da kullanılması nedeniyle, bugünkü köprü nehrin ortasındaki merkez sütunu hizasında belirgin bir sapma gösterir.[10] Bu zigzag güzergah ve sivri kemerleri nedeniyle bu köprü Roma yapısından çok farklı bir görünüme sahip olmaktadır.[9]

Ebatlar

Selçuklu eseri köprü, antik dönemdeki yapıdan farklı olarak çok daha küçük boyutlara sahiptir. Buysa antik yapı kalıntılarının kullanılabiliyor olması avantajını beraberinde getirdi. Örneğin köprü genişliğinin yarı oranında daraltılması sonucu sadece yarım kalan köprü temelleri yeni yapıya dahil edilebildi.[9] Yükseklik açısından ortaçağ eserinin kemerleri 4,1 m oranında daha alçaktır.[2] Köprünün uzunluğu, yeni köprü rampası önceki yapının henüz yatay düzleme geçtiği bir yerde başlayacağı şekilde kısaltıldı.[9]

Yapıda kullanılan malzemeler

Devşirilen delikli taşlar

Köprü yapımında kullanılan başlıca malzeme kesme taşlardır.[11] Daha önce, Aspendos viyadüğünden alınarak geç antik dönemi yapısında kullanılan delikli taşlar da bu sefer Selçuklu eseri köprünün rampa kısmında yeniden kullanıldı. Bu şekilde, bu devşirme malzemenin üçüncü kez kullanılması söz konusudur.[12] Yıkılmayla karşı karşıya olan yol kenarı duvarları 1990'lı yılların sonunda restore edildiğinde, Rum ve Arap dillerinde yazılmış eski kitabeler içeren taşlar da kullanıldı. .[9]

Kaynakça

  1. 1 2 3 4 5 6 7 Grewe, Klaus et al. (1999), S. 7
  2. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Grewe, Klaus et al. (1999), S. 10
  3. 1 2 Grewe, Klaus et al. (1999), S. 9
  4. Grewe, Klaus et al. (1999), S. 9f.
  5. Grewe, Klaus et al. (1999), S. 3
  6. Grewe, Klaus et al. (1999), S. 8, Şek. 17
  7. Grewe, Klaus et al. (1999), S. 2
  8. Grewe, Klaus et al. (1999), S. 12, not 14
  9. 1 2 3 4 5 Grewe, Klaus et al. (1999), S. 11
  10. Grewe, Klaus et al. (1999), S. 1
  11. Grewe, Klaus et al. (1999), şek. 1, 2, 5, 7, 15, 16, 17, 18, 25
  12. Grewe, Klaus et al. (1999), S. 1 vd.

Neşriyat

Ayrıca bakınız

Harici bağlantılar

This article is issued from Vikipedi - version of the 8/28/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.