Alberto Fujimori

Alberto Kenya Fujimori
Peru Devlet Başkanı
Görev süresi
28 Temmuz 1990 - 17 Kasım 2000
Yerine geldiği Alan García
Yerine gelen Valentín Paniagua
Kişisel bilgiler
Doğum 28 Temmuz 1938 (1938-07-28)
Lima, Peru
Partisi Cambio 90 (1990-1999)
Peru 2000 (2000)
Sí Cumple (2006)
Eşi Susana Higuchi (1974-1998)
Satomi Kataoka
Çocukları Keiko Sofía
Hiro Alberto
Sachi Marcela
Kenji Gerardo
Bitirdiği okul Universidad Nacional Agraria La Molina
Université de Strasbourg
University of Wisconsin–Milwaukee
Mesleği Ziraat mühendisi
Dini Roman Katolik

Alberto Kenya Fujimori (İspanyolca: Ken'ya Alberto Fujimori, Japonca: 藤森 謙也, Japonya vatandaşı olarak: Kataoka Kenya, 片岡 謙也) (d.28 Temmuz 1938), 28 Temmuz 1990 – 17 Kasım 2000 tarihleri arasında görev yapmış Japonya asıllı Peru devlet başkanı. Devlet başkanlığı sırasında önemli ekonomik reformlar yapmış, baskıcı bir idare kurmuş, insan hakları ihlallerinde bulunmuş ve solcu hareketlere karşı yargısız infazlar gerçekleştirmiştir.

Özgeçmişi

Japonya göçmeni Naoiti Fujimori ve Mutsue Inomoto’nun oğlu olarak 1934 yılında Lima’da dünyaya gelir. 1956 yılında liseden mezun olur. 1961 yılında ise Ziraat Fakültesinden mezun olarak ziraat mühendisi diplomasını aldıktan sonra 1964 yılında Fransa’daki Strasbourg Üniversitesinde fizik, 1969 yılında ise Wisconsin Üniversitesinde matematik alanında yüksek lisans yapar. 1974 yılında kendisi gibi Japon asıllı Perulu olan Susana Higuchi ile evlendi. Başarılı akademik kariyeri sayesinde 1984 yılında Peru Ulusal Ziraat Üniversitesi rektörlüğüne getirilir. 1988 yılıyla beraber çeşitli televizyon programlarında görünmeye başlar. 1990 yılında katıldığı Peru devlet başkanlığı seçimlerinde ünlü yazar Mario Vargas Llosa’ya rakip olur ve kimsenin şans tanımamasına rağmen devlet başkanı seçilir.[1]

Ekonomi politika

İktidara gelir gelmez kendisinden önceki Garcia hükümetinin yaptığı uygulamaları tersine çevirmeye girişir. Bu kapsamda kamulaştırılan bankaların özelleştirilmesi, kamulaştıran sanayi sektörlerinin sermayeye devredilmesi gibi liberal uygulamalara başlar. Neo-liberal ve neo-muhafazakar olarak adlandırılan özelleştirme politikalarını hızla hayata geçirir. Özelleştirme kapsamına stratejik sanayileri ve demiryollarını da dahil eder. Ekonomi bu dönemde canlansa da uygulanan ekonomi politikasının sosyal etkileri yıkıcı olur. Peru halkının çoğunluğu aşırı yoksullaşır ve zenginlerle yoksullar arasındaki gelir uçurumu artar.[2]

1992 yılı

İktidara geldikten sonra iki kamaralı parlamentodaki muhalefetin çoğunluğunu iktidarı karşısında engel olarak gören Fujimori 5 Nisan 1992 tarihinde El Autogolpe (kendi kendine karşı darbe) yaptı. Bu darbe sırasında kendi hükümetini devirip, parlamentoyu feshederek kendi iktidarını güçlendirmek amacını taşıyordu. 1992 yılının Kasım ayında yapılan yeni seçimlerde ezici çoğunluğu kazanan Fujimori, devlet başkanlığı yetkilerini olağanüstü derecede artıran değişiklikleri kapsayan yeni anayasayı 1993 yılı Ekim ayındaki referanduma sunar. Fujimori, yaptığı yasal uygulama neticesinde uluslararası kamuoyundan tepki alsa da[3] halk oylamasında %73 oy oranıyla desteklenecektir.

Radikal sola karşı

Guzman yakalandıktan sonra kafes içerisinde teşhir edilir (Eylül 1992)

1992 yılında Fujimori Peru’daki en güçlü sol hareketler olan Abimael Guzman önderliğindeki maoist Aydınlık Yol ile marksist-leninist Túpac Amaru Devrimci Hareketine karşı sert önlemler alır. Fujimori, örgütlerin önde gelen üyelerine suikast, örgüte destek verildiğinden şüphelenilen köylerin boşaltılması ve köylülerin tutuklanması, örgütlerin üyesi olduğundan şüphelenilenlerin tutuklanmaksızın yargısız infaz edilmesi gibi sayısız uygulamaya onay verir. Grupo Colina adı verilen infaz timleri, toplama kampları, hakimlerin yüzlerinin gizlendiği temyiz olanağı olmayan askeri mahkemeler bu dönemde görülen uygulamalardandır. Fujimori, Aydınlık Yol’un lideri Abimael Guzman ve örgütün önde gelen 8 yöneticisini başkent Lima’da 12 Eylül 1992 tarihinde ele geçirerek örgüte büyük darbe indirir. Ülkedeki siyasi duruma hakim olan Fujimori 1995 yılında yapılan seçimleri de kazanacaktır.

Japonya Elçiliği baskını

Túpac Amaru Devrimci Hareketi iktidara karşı eylemlere devam edecek ve 17 Aralık 1996 günü 14 üyesiyle Lima’daki Japon Elçiliğine saldırı düzenleyecektir. Saldırı sırasında elçilikte Japon İmparatoru Akihito’nun doğumgünü kutlamaları nedeniyle beş yüzün üzerinde konuk bulunmaktadır. Néstor Cerpa Cartolini önderliğindeki eylemciler Fujimori tarafından uygulanan neoliberal reformların geri çekilmesini, Peru cezaevlerinde tutuklu bulunan 400 örgüt üyesinin salıverilmesini talep ederler. Görüşmeler sonucu 400’ün üzerinde rehine salıverilecek, geriye kalan 76 rehine ise eylemcilerden kötü muamele görmeyecektir. Elçiliğin ele geçirilmesinin 126.günü olan 22 Nisan 1997’de Fujimori elçiliğe karşı operasyon başlatır. 140 özel tim üyesinin katıldığı operasyon başladığında eylemciler hazırlıksız yakalanacak ve direnmeden teslim olacaklardır. Rehineler kurtarılacak ancak tüm eylemciler elçilik içinde infaz edilerek öldürülecektir.[4][5][6]

İkinci dönem

1995 yılı Nisan ayında yapılan seçimlerde Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Javier Pérez de Cuéllar ile yarışan Fujimori, ilk turda aldığı %64,3 oyla yeniden seçilir.[7] Yeniden seçilmesinin ardında sol örgütlere karşı kazanılan başarıların yanı sıra Ekvador ile 1995 yılı Ocak ayında çıkan sınır çatışmalarında alınan hızlı başarıların da payı büyüktür.[8] Fujimori, devlet başkanlığındaki ikinci döneminde 1980 – 1995 yılları arasında işlenen insan hakları suçlamalarıyla ile ilgili genel af ilan ederek özellikle ordu ve polis mensuplarını affeder. Bu dönemde Fujimori’ye yöneltilen yoğun eleştirilere kendisinden siyasi nedenleri bahane ederek ayrılan eşi de katılır. 1996 yılında ise üçüncü kez seçilebilmek için özel yasa çıkartacaktır.

İstifa ve kaçış

2000 genel seçimlerinde aday olan Fujimori’nin karşısında tek rakip olarak Alejandro Toledo vardı. 9 Nisan 2000 tarihinde yapılan ilk tur seçimlerde %36,97 oy alarak Fujimori’nin arkasında kalan Toledo rakibini seçimlerde yolsuzluk yapmakla suçladı. % 45,82 oy alan Fujimori 28 Mayıs 2000 günü yapılan ikinci tur seçimlerinde %51,20 oranında oy almasına rağmen Toledo ikinci tur seçimlerini boykot edince ülkede siyasi ortam çalkalanmaya başlar. Fujimori yoğunlaşan gösterilerden ve muhalefet baskısından çekinerek başbakanlık kurumuna muhalefetten Federico Salas’ı kabul edebileceğini belirtir.

Olaylar 14 Eylül 2000 günü Canal N adlı televizyon kanalında yayınlanan bir video görüntüsüyle kopma noktasına gelir. Görüntülerde iktidardaki Peru 2000 partisine üye Vladimir Montesinos muhalif bir vekile Fujimori’nin Peru 2000 partisine geçmesi için 15 bin dolar rüşvet vermektedir. Skandalın ortaya çıkmasıyla benzer suçlamalar patlak vermeye başlar. Bunların arasında en öne çıkan suçlamalar Fujimori’nin Montesinos mafyasıyla organik bağı ve 1996 – 2000 yılı arasında 20 bin Peru vatandaşının haberleri olmadan kısırlaştırılması vardır. Ulusal bir ayaklanmaya doğru tırmanan muhalefet basıncına dayanamayan Fujimori, 13 Kasım 2000 günü Brunei’deki ASEAN forumuna katılma bahanesiyle ülkeden kaçar. 16 Kasım günü Valentin Paniagua geçici olarak devlet başkanlığına geitirilir. Aynı gün Japonya’ya geçen Fujimori burada istifasını açıklar.

Yıllarca bu ülkede kalan Fujimori 2005 yılı Ekim ayında yaptığı açıklamayla 2006 yılı Nisan ayında yapılacak devlet başkanlığı seçmlerine katılacağını bildirir. Ancak adaylığı siyaset yasağı olduğu için geçersiz ilan edilir.7 Kasım 2005 günü Şili’ye gelen Fujimori burada tutuklanır. 3 Ocak 2006 tarihi itibarıyla Peru hükümeti Fujimori’nin yakalanması ve ülkesine iade edilmesi için karar çıkartmıştır. Şili Yüksek Mahkemesi 21 Eylül 2007 tarihinde aldığı kararla Fujimori’nin Peru’ya iade edilmesine karar verir. İnterpol mensupları ve doktorların eşliğinde özel uçağa bindirilen Fujimori 23 Eylül 2007 günü Santiago’ya getirilir.

Mahkeme

Peru Yüksek Mahkemesi Fujimori’yi görevi suistimal etmek suçundan 6 yıl hapis ve 92 bin dolar para cezasına çarptırır. Süren diğer mahkemede ise 7 Nisan 2009 günü alınan karar sonrasında 1990’lı yıllarda örgütlediği ölüm timlerinin yolaçtığı 25 yargısız infaz sebebiyle 25 yıl hapis cezası alır. 2009 yılı Temmuz ayında rüşvet vermekten 7.5 yıla, Eylül ayındaki mahkemede ise hukukdışı yollarla haberleşmenin dinlenmesi ve gazeteci, politikacı ve sanayicilere rüşvet vermekten 6 yıla mahkûm edilir. Fujimori bu son iki suçlamayı kabul ederek, suçluluğunu itiraf etmiştir.[9]

Kaynakça

  1. Fujimori, ilk turda aldığı %29,2 oyla ikinci olmasına rağmen hiçbir adayın %50'den çok oy alamaması nedeniyle yapılan ikinci turda %62,4 oy alarak devlet başkanı seçilmiştir, İspanyolca Vikipedi 1990 Peru genel seçimleri maddesinden (İspanyolca), 8 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir
  2. Luigi Manzetti, Privatization South American Style, 1999, s.235
  3. İlk tepki gösteren ülkeler arasında Venezuela ve Arjantin vardır. ABD darbeyi destekleyecek, sadece güç kullanılmasını eleştirecektir.
  4. 9 Mart 2001 tarihli haber (İngilizce), 9 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir
  5. Peru Elçiliği Katliamı adlı makale (İngilizce), 9 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir
  6. Elçiliğin alınmasından sonra Fujimori, öldürülen eylemciler arasında (İngilizce), 9 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir
  7. İspanyolca Vikipedideki 1995 Peru genel seçimleri maddesinden (İspanyolca), 9 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir
  8. 26 Ocak – 28 Şubat 1995 tarihli arasında yaşanan Cenepa Savaşı sonrasında hem Ekvador hem de Peru zafer kazandığını iddia etmiş, iki ülke arasındaki sınır anlaşmazlığı 26 Ekim 1998 tarihinde imzalanan antlaşmayla çözülmüştür
  9. 29 Eylül 2009 tarihli haber (Rusça), 9 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

Konuyla ilgili yazılan eserler

This article is issued from Vikipedi - version of the 11/10/2015. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.