Almanya Sosyalist Birlik Partisi

Almanya Sosyalist Birlik Partisi
Sozialistische Einheitspartei Deutschlands
Kısaltma SED
Genel başkan Erich Honecker
Kurucu Walter Ulbricht
Wilhelm Pieck
Kuruluş tarihi 1949
Kapanış tarihi 16 Aralık 1989
Öncülü Almanya Komünist Partisi (KPD),
Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD)
Ardılı Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS)
İdeoloji Komünizm
Siyasi pozisyon Merkez sol

Almanya Sosyalist Birlik Partisi (Almancası: Sozialistische Einheitspartei Deutschlands, SED) Alman Demokratik Cumhuriyetinin kurulduğu 7 Ekim 1949 tarihinden Mart 1990 seçimlerine kadar iktidarda bulunan partidir. SED, geleneksel marksist-leninist ideolojiyi benimseyen bir komünist partisiydi. 1980’lerde SED, Sovyetler Birliğinde gerçekleşmekte olan perestroyka ve glasnost açılımlarına cephe almıştır. Sovyetler Birliği ve ABD arasında Demokratik Almanya Cumhuriyeti yönetiminin dahil edilmediği Moskova görüşmeleri[1] sonucu Almanya Federal Cumhuriyeti (Batı Almanya) ile Alman Demokratik Cumhuriyeti (Doğu Almanya) fiilen birleşince [2] parti iktidardan düşmüştür.

Kuruluşu

Almanya Sosyalist Birlik Partisi'nin bayrağı olan bu kızıl bayrak, komünist Wilhelm Pieck ve sosyal demokrat Otto Grotewohl'ün el sıkışmasını simgeler. Almanya Sosyalist Birlik Partisi, bu iki liderin başında olduğu Almanya Komünist Partisi ile Almanya Sosyal Demokrat Partisi'nin 1946 yılında birleşmesinden doğmuştur.

SED 21 Nisan 1946 tarihinde Almanya Sosyal Demokrat Partisi ile Almanya Komünist Partisinin birleşmesiyle doğdu. Bu iki parti de II. Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından Almanya’yı işgal eden Müttefik ülkelerden Sovyetler Birliğinin denetimi altındaki doğu bölgesi ve Berlin’in doğusunda faaliyet göstermekteydi. İki partinin birleşmesi sosyalist partilerin güçbirliği olarak göstermiştir. Ancak iki partinin birleşmesi de sorunsuz olmamıştır. Yeni kurulan parti Sovyet yönetiminin de varlığının etkisiyle 1946 yılında gerçekleştirilen seçimlerde büyük başarı kazanmıştır. Berlin’de yapılan seçimlerde ise sosyal demokratların gerisinde kalmıştır.

Almanya’daki Sovyet Askeri Yönetimi (Rusçası: Sovetskaia Voennaia Administratsia v Germanii, SVAG) savaşın ardından Almanya’nın doğusunda denetimi doğrudan ele almıştı. Bölgedeki tüm siyasi faaliyet SVAG tarafından denetlenmekteydi. Bu görevde çalışan General Sergei Ivanovich Tiulpanov’un hazırladığı raporlar doğrultusunda SED içerisinde farklı gruplaşmalar yaşandığı bilinmektedir. Ayrıca ülkede bulunan Kızıl Ordu'nun varlığı partinin Sovyet vesayetinde iktidara geldiği yönünde söylentilere yol açacaktır.

Birleşmenin ardından siyasi olarak daha aktif olan komünist parti üyeleriyle sürekli olarak savunmada kalan sosyal-demokratlarla yaşanan çelişkiler Bolşevikler ve Almanya’daki komünistlerce eleştirilecek, Almanya Komünist Partisinin birleşmenin yerine kendi adıyla devam etmesi gerektiği önerilecektir. Ancak Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin buna karşıdır.[3] Ayrıca sosyal-demokrat parti üyelerinin Batıda kalan parti yöneticileriyle ve Batılı Müttefik Ordularıyla da temas halinde oldukları bilinir.

Sovyet yönetiminin yeni kurulan partiye dair gördükleri bir sorun partinin milliyetçi çizgiye doğru savrulmasıydı. Miting ve toplantılarda sosyal hayata dair sorunların çözümü yerine milliyetçilik konuları ilgi çekmektedir. Ayrıca partinin merkeziyle taşra örgütleri arasında koordinasyon sağlanamamaktaydı.

İktidar partisi

Doğu Almanya'daki Sovyet Askeri yönetiminde önemli bir görevde bulunan Tiulpanov Berlin'de 1946 yılında

1940’lı yılların sonlarına doğru SED içerisindeki sosyal-demokratların tasfiyesi başlar, bu sürecin sonunda parti Varşova Paktına bağlı sosyalist ülkelerdekine benzer çizgide klasik bir komünist partidir artık. Siyasi arenada diğer partiler kâğıt üzerinde faal gözükseler de bölgedeki Sovyet yönetimi hepsinin Demokratik Almanya Ulusal Cephesi adı altında birleşmeye zorlar. Bu partiler koalisyonu ise SED tarafından kontrol edilmekteydi. Cephenin seçimlerdeki aday listesi ağırlıklı olarak komünistlerden oluşur. Sovyet bölgesinde ve 1949 yılındaki bağımsızlık ilanından sonra Alman Demokratik Cumhuriyetinde kamu kuruluşlarında SED egemen olur. Yıllar geçtikçe SED, sosyalist ülkelerde iktidarda bulunan komünist partiler arasında en radikal olanlar arasında yer alacaktır. 1980’li yıllarda Sovyetler Birliğinde Gorbaçov reformları gündeme geldiğinde, parti geleneksel leninist çizgiye sahip çıkacaktır.

Parti kongreleri

1. Kongre

Partinin ilk kongresi 21 Nisan 1946 tarihinde toplandı. Toplantı birleşme gündemliydi. Kongre sonunda partiye eşbaşkanlık edecek isimleri öne çıkardı. Doğu Almanya’daki Almanya Komünist Partisi lideri Wilhelm Pieck ile Doğu Almanya’daki Sosyal Demokrat Parti'nin lideri Otto Grotewohl, Birlik anlaşmasının tüm ülke için olması kararlaştırılsa da Batılı müttefik devletler olan ABD, Birleşik Krallık ve Fransa’nın işgal ettiği bölgelerdeki sosyal demokrat parti temsilcilikleri bunu reddedince anlaşma sadece Sovyet bölgesinde geçerli olur. Yeni partinin amblemi de anlaşmayı simgeleyen el sıkışma resmi olur.

2. Kongre

İkinci parti kongesi 20-24 Temmuz 1947 arasında toplanacak ve parti örgütünde yenilenme yapılacaktır. Parti yürütme kurulu merkez komitesi adını alır.

SED 2. Kongresini selamlayan pankart taşıyan Alman gençler

3.Kongre

Partinin üçüncü kongresi Temmuz 1950’de sanayileşme konusuna yoğunlaşarak toplanır. Çalışan nüfusun %40’ının çalıştığı sanayi sektörü yoğun bir kamulaştırma siyasetiyle değişime uğramış ve halk işletmelerine dönüştürülmüştür. (Almancası: Volkseigener Betrieb--VEB) Bu işletmeler sanayi sektörünün %75’ini oluşturur.

6.Kongre

Altıncı kongre 15-21 Ocak 1963’de yapılır. Kongre yeni bir parti programını kabul eder, üyelik tanımı değiştirilir. Partinin genel sekreteri olarak Walter Ulbricht seçilir. Merkezi planlamaya dayanan yeni bir ekonomik hat belirlenir.

7. Kongre

1967 yılında yapılan kongrede Erich Honecker yeni uygulanmaya başlanan ekonomik sistemin yerine geleneksel sosyalist ekonomik sistemin uygulanmasını savunacaktır. Geride bırakılan özellikle iki yıl içerisinde Doğu Almanya’da kış aylarında elektrik kesintileri ve trafik kazaları yoğun olarak yaşanmıştır.

8. Kongre

1971 yılından başlayarak kongreler her beş yılda bir yapılmaya başlanacak, son kongre olan 11.Kongre 1986 yılında yapılacaktır. Teorik olarak kongre parti liderliğini belirliyor ve uygulanacak siyaseti kararlaştırıyordu. Ayrıca kararların çoğunluğun kararıyla alınması için partinin bütün birimlerinde bir aktivasyon ve katılım yaratılıyordu. Parti programını değiştirmeye yetkiliydi, merkez komite üyelerini belirler ve merkez komite raporunu onaylardı. Kongreler arasındaki dönemde ise merkez komite ortaya çıkan sorunların tartışılıp değerlendirilmesi için konferanslar toplayabilirdi.

1971 Baharında toplanan 8. Kongre Ulbricht zamanında yapılan bazı programlar geri plana düşecek, kısa vadeli sosyal ve ekonomik sorunlara eğilinecektir. SED bu doğrultuda Batı Almanya ve Sovyetler Birliği ile uluslararası sorunlarla beraber Berlin’in gelecekteki siyasi durumunu görüşmeye hazır olduğu sinyalleri gönderir. Kongreyle beraber bir değişiklik ise Bakanlar Kurulunun Devlet Konseyine karşı güçlendirilmesi olur.

9. Kongre

9. Kongre Mayıs 1976’da toplandı. SED siyasi ve programatik hattının şekillenmesinde önemli bir kilometre taşıdır. 8. Kongredeki sosyal ve ekonomik hedeflere ulaşıldığı açıklanacak, işçi sınıfı ve halkın güncel yaşam kalitesinin yükseltilmesi önem kazanacaktır. Kongrede ayrıca Doğu Almanya’nın uluslararası alanda diğer ülkeler nezdinde tanındığı ve ülkenin dünya ekonomisinde kazandığı önemli yer vurgulanır.

Kongrede ayrıca partiyi ilgilendiren uluslararası ve iç sorunlar tartışılır. Dış siyaset alanında kardeş komünist partilerin katkısının alındığı kongede özellikle İtalyan, İspanyol ve Fransız Komünist Partileri Sovyetler Birliği ile aralarında oluşmaya başlayan ideolojik farklılıkları dillendirecektir. SED farklı fikirlerin dillendirilmesine kongresinde izin verse de özellikle Honecker partinin Sovyetik hattına dair yöneltilen eleştirileri reddecek ve Sovyetler Birliğine karşı Batıda yeni gelişmekte olan avrokomünizm akımına cephe alacaktır.

Kongrede Batı ile Doğu Almanya arasındaki yumuşama (detant) dönemine vurgu yapılarak dönemin olumlu ve olumsuz yönleri dile getirilir. Batıdan gelen ziyaretçiler Doğu için belirli bir sorun oluşturacak, iki kur sistemi sosyal huzursuzluk sebebi olacaktır.[4]

10. Kongre

Nisan 1981’de toplanan konge statükodan memnun bir ruh halinde gerçekleştirilir. Oybirliğiyle parti genel sekreterliğine seçilen Honecker, yönetime Albert Norden’i dahil edecektir. Kongrede 8. ve 9. Kongre kararlarının Doğu Alman halkı için önemine ve Sovyetler Birliğiyle olan ilişkilere vurgu yapar. Honecker kapanış konuşmasında, SED’in Lenin’in partisine daima bağlı kalacağını belirtir. Kongreye Sovyetler Birliği Komünist Partisinden ideolog ve Politbüro üyesi Mikhail Suslov katılır.

Honecker Batı ile Doğu Almanya sorununa dair iki ülkenin ayrı ve bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini, II. Dünya Savaşından sonra iki ülkenin farklı yönde ilerlediğini ve barış içerisinde bir arada yaşayabileceklerini belirtir.

Honecker konuşmasında daha önce vurgulamadığı bir husus olan Üçüncü Dünya ülkelerine de değinecek ve yüksek öğrenimlerini Doğu Almanya üniversitelerinde alan çok sayıda Afrikalı, Asyalı ve Latin Amerikalı yurtsever gencin ülkeleri için büyük öneme sahip olduğunu belirtir. Ayrıca bu ülkelerde bulunan Doğu Alman eğtimci ve teknik personelden eğitim almakta olan binlerce işçi, teknisyen ve yönetici bulunduğunu açıklar.

11. Kongre

17-21 Nisan 1986 tarihinde yapılan kongrede Honecker liderliği kesin bir şekilde onaylanmıştır. SED, partinin faaliyetlerini ve başarılanları Almanya toprakları üzerindeki en başarılı siyasi parti olarak duyurmuş, Doğu Almanya ise siyasi olarak doğru hatta, ekonomik olarak da verimli bir sosyalist devlet olarak tanımlanmıştır. Doğu Almanya’da yakalanan başarılar Honecker liderliğinin zirvesini işaret eder. Kongrede Gorbaçov’un da bulunması izlenen yolun doğruluğunun onaylanması şeklinde yorumlanacaktır. Kongre sonunda Demokratik Almanya Cumhuriyeti sosyalist bloktaki en güçlü ekonomilerden birisi olduğunu gösterecek ve güven tazeleyecektir. Gorbaçov ise Doğu Alman deneyiminin merkezi planlamanın üstünlüğünün bir göstergesi olduğunu söyleyecektir.

Honecker için diplomatik zafer:Batı Almanya lideri Helmut Kohl'un davetlisi olarak Bonn'da (1987)

Kongre boyunca dış politikaya dair verilen mesajlar çeşitlidir. Özellikle Batı Almanya konusunda. Honecker sürdürmekte olduğu yapıcı diyalog sürecini savunurken Gorbaçov’un takip ettiği Avrupa’da Soğuk Savaşı sona erdirme siyasetiyle paralellik kuracak ancak SED önderliği özellikle Batı Almanya ile ilişkiler söz konusu olduğunda Moskova ile sıkı temas halinde olunması gerektiğine vurgu yapacaklardır. Honecker Bonn yönetimini sertçe eleştirmese de Gorbaçov Batı Alman hükümetine yüklenecek ve ABD’nin öncülüğünde kurulan Stratejik Savunma İşbirliğine dahil olmasını eleştirecektir. Gorbaçov’un açıklamaları Varşova Paktına üye ülkelerin dış politikalarının Moskova’nın güdümünde olması gerektiğinin bir kez daha hatırlatılması gibidir.

Son günler ve partinin çöküşü

Alman DEmokratik Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 40.yıldönümü olan 7 Ekim 1989 günü eski Sosyal Demokrat Parti illegal olarak yeniden kurulur. Ekim 1989’da özellikle Doğu Berlin ve Leipzig’de ortaya çıkan kargaşa ve itaatsizlik eylemlerinden sonra Politbüro özel toplantısında Honecker istifa etmeye zorlanır. Yerine geçen Egon Krenz durumu kontrolü altına almaya çalışsa da başarılı olamaz. Batı tarafına seyahat ile ilgili getirilen seyahat özgürlüğü bile eylemleri durduramaz. 1 Aralık 1989’da Doğu Almanya parlamentosu Volkskammer, Alman Demokratik Cumhuriyeti Anayasasında ülke siyasetinin öncü siyasi partisi olarak tanımlanan SED ile ilgili maddeyi değiştirecek, bunu izleyen günlerde 3 Aralıkta Merkez Komite ve Politbüro istifa edecektir.

1989 olayları partinin ve ülkenin sonunu getirir. 4 Kasım 1989'daki gösteri

Yeniden doğuş?

SED’in örgütlü kalan kısmı ismini Aralık 1989’da Demokratik Sosyalizm Partisi PDS olarak değiştirir. Partinin yeni lideri Gregor Gysi olur. 18 Mart 1990’da doğuda yapılan seçimlerde başarılı olamaz ve seçimleri Hristiyan Demokratik Birlik CDU öncülüğündeki koalisyon kazanır. Bu dönemde partiye ait birçok taşınmaza hükümet tarafından el konacak ve birleşme süreci sırasında adeta yağmalanacaktır. PDS buna rağmen birleşen Almanya’nın doğu bölgesinde ayakta kalır ve yeniden örgütlenmeye başlar. Bundestag’a milletvekili seçtirebilir. Doğu Almanyanın sorunlarını iyi bilen partililer yerel düzeydeki seçimlerde başarılı olurlar. 2007 yılında PDS Emek ve Sosyal Adalet isimli seçim alternatif yapılanmaına dahil olur. Arbeit und soziale Gerechtigkeit – Die Wahlalternative, WASG ismindeki biraraya geliş daha sonra ise Sol Parti örgütüne dönüşür. Sol Parti batı eyaletlerinde de kabul görecek ve bu sayede PDS hareketinden gelen komünistler Saksonya, Hesse ve Hamburg Eyalet Parlamentolarına seçileceklerdir.

Dış bağlantı

SED Merkez Komite genel sekreterleri

Kaynakça

  1. Açıklanan CIA belgelerinde özellikle Gorbaçov yönetiminin Doğu Alman liderliğinin hiç fikrini bile almadan Almanya'nın birleşmesi (Doğu Almanya'nın Batı tarafından yutulması) için faaliyet yürüttüğü görülüyor.
  2. Fiilen birleşme aslında "yutulmadır". Bu durum ABD arşiv belgelerinde "absorbed" olarak geçmektedir.
  3. Wilfried Loth, Stalin's Unwanted Child: The Soviet Union, the German Question and the Founding of the GDR, Palgrave 2003, ISBN 978-0312210281
  4. Batı Almanya markına sahip olan Doğu Alman vatandaşları diğer Doğu Almanya vatandaşlarından faklı olarak dövizle alışveriş yapılabilen özel dükkânlardan alışveriş yapabilmekte ve diğer yurttaşların ulaşamadığı ürünlere ulaşabilmekteydi.

Konuyla ilgili yazılmış olan eserler

This article is issued from Vikipedi - version of the 8/29/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.