Campus Martius

M.S. 300 civarında Antik Campus Martius'un modeli

Campus Martius (Latince Roma'lı kahramanların üzerinde yürüdüğü "Tanrı Mars'ın alanı", İtalyanca Campo Marzio), Antik Roma'da halk tarafından sahiplenilmiş yaklaşık 2 km² (600 acres) genişliğinde alan. Orta çağlarda Roma'nın en meşhur yeriydi. Günümüz Roma'sının IV rione'si (bölge) olan Campo Marzio, orijinal alanın daha küçük bir bölümünü içerir ve aynı adı taşır.

Antik Roma Çağı

Roma'nın kuruluşundan önce, Campus Martius Tiber Nehri'nin Tiber adası yakınlarındaki kıvrımının batısına yakın, Quirinal Tepesi'nin Doğusunda ve Capitol Tepesi'nin Güneydoğusunda alçak seviyeli bir düzlüktü.

Bie efsaneye göre, Campus Martius Roma'nın son Kralı Tarquinius Superbus'a ait bir buğday tarlasıydı ancak Roma Cumhuriyeti'nin kuruluşu sırasındaki devrimde yakılmıştı.

Şehrin kurulmasının ardından gelen ilk yüzyıllarda bölge hala Servian Duvarı'nın dışındaydı. Campus, atların ve koyunların otlatılması, Roma ordusunun askeri eğitim etkinlikleri için ya da ordunun sahip olduğu silahları kullanma hakkı olan özel kişiler tarafından eğitim amaçlı kullanılmıştır. Roma savaş tanrısı olan Mars'a ithaf edilmişti ve üzerinde antik bir sunak vardı ve zamanla ordu ve askerlerle bağlantılı hale gelmeye başlamıştı. Başlangıçta, alan sıklıkla askerleri eğitmek amaçlı kullanılmıştı. Sonradan, başarılı geçen askeri seferlerin kutlanması için yapılan geçit törenlerinin merkeziydi.

Güney Campus Martius modeli
The Pantheon, Antik Roma'dan beri Campus Martius'un işareti

Şehir duvarlarının dışında olması nedeniyle, Campus Martius dinleyiciler, şehre giremeyen yabancı elçiler ve yabancı tapınım kültlerine ait tapınaların dikilmesi için uygun bir yerdi.

MÖ 221'de, Campus Martius'un güney tarafında Tiber yakınlarında Circus Flaminius inşaa edildi. Araba yarışları için yapılan bu pist, sonradan Via Flaminia'yı da yaptıran Gaius Flaminius Nepos'un adıyla anıldı.

Sulla'nın çağında, birçok bina, etkili Roma'lılar tarafından satın alındı ve insulae (apartman blokları) ve villa'lar ortak kullanım alanlarına kadar girdi. Ardından zaman içinde comitia centuriata adını alarak ,silahlarla birlikte yapılan şehir toplatıları ve şehir milis'leri için toplanma yeri haline geldi. Pompey, Roma'nın ilk taş tiyatro binasını MÖ 55 yılında Campus Martius'da inşaa ettirdi: Bu bölgedeki ilk gerçek anıttır. Alan aynı zamanda seçim toplantıları içinde kullanılmıştır. Julius Caesar, Saepta (içinde seçim yapılan bina) yeri olarak burayı uygun görmüş ve bunlar sonradan mirasçısı Augustus tarafından tamamlanmıştır. MÖ33'de Octavian, Dalmaçya Savaşı ganimetleriyle Porticus Octaviae'yı (Octavian portiko'su) yaptırmıştır.

Campus Martius'daki Antoninus Pius sütunu kaidesi (Vatican Müzesi Bahçesi)

Roma İmparatorluğu'nun başlarındaki Augustus döneminde, alan resmi olarak şehrin bir parçası haline geldi. Şehir 14 yönetim bölgesine bölündü ve Campus Martius, Doğu'da VII Via Lata ve nehir yakınlarındaki IX Circus Flaminius arasında ikiye bölündü.

Campus Martius, aynı zamanda Roma Senatosu tarafından Augustus barışını kutlamak için yaptırılan Ara Pacis'i de (Barış Sunağı) içerir. Augustus'un İmparatorlukta istikrarı sağlama uğraşlarının başarıya ulaştığını sembolize eder.

Marcus Vipsanius Agrippa, orijinalinde bataklık olan zemine Laconicum Sudatorium ya da Agrippa Hamamları olarak bilinen, havuz,hamam,parklar ve tapınaklar inşaa ettirdi, Porticus Argonautarum ve en dikkat çekici olanı olarak Hadrian zamanında yeniden inşaa edilen ve bu gün hala ayakta olan Pantheon'da yine onun tarafından inşaa ettirilmiştir. MÖ 19'da yeni hamam ve yapılara su sağlayan Aqua Virgo tamamlandı.

Çok da bilinmeyen kuzey köşesinde devasa Augustus Mozelesi bulunur. Yapılan diğer binalar şöyledir: Marcellus Tiyatrosu, Isis tapınağı (Caligula döneminden), hamamlar ve Nero köprüsüd.

80 yılındaki büyük yangından sonra, Domitian yanan anıtlara ek olarak bir stadium (bugünün Piazza Navona'sı) ve bir Odeion (küçük bir gösteri salonu) yaptırtmıştır.

Aşamalı olarak Campus zaman içinde tapınak,kamu binaları, dolmuş filled with temples and public buildings, sirkler, tiyatrolar, portikolar, hamamlar, anıtlar, sütunlar ve obelisk'lerle dolmuştur. İlginç bir şekilde, alan her ne kadar savaş tanrısı Mars'a adanmışda da Geç Roman döneminde onun adına hiçbir yapı inşaa edilmemiştir.

Bu alan her ne kadar başlangıçta şehir duvarlarının dışında kalsada, sonunda savunma amaçlı olarak 270 yılında yapılan Aurelian Duvarı'nın içine alınmıştır.

Orta çağ

Barbar istilalarından sonra Roma'ya su sağlayan kemerlerinin yıkılması üzerine, tepeler üzerindeki nüfus hızla azaldı ve Tiber nehri suyuna bağlı olarak taşkın tehlikesine rağmen Campus Martius etrafından yoğunlaştı.

Nehre ve Vatikan'a olan yakınlığından dolayı, alan Orta Çağ'da şehrin en meşhur yeri haline geldi. Nehir, gelişen bir ekonomiyi ve su tedariğini desteklerken, şehre gelen hacılarda bölgenin zenginleşmesine yardımcı oldu.

Roma'yı Avrupa'nın geri kalanına bağlayan yol olan Via Cassia, Roma'ya Campus Martius'un kuzey köşesindeki Porta del Popolo dan ("halkın kapısı") geçerek giriyordu. Via Cassia, Roma'yı diğer kentler Viterbo, Siena ve Floransa'ya bağladığı için Orta çağın en önemli yolu haline geldi.

Bölgenin öneminin artması üzerine, birkaç papa bölgenin şartlarını geliştirmeye karar verdiler. 1513-1521 yılları arsında Papa Leo X, Porta del Popolo yu Vatikan'a bağlayan bir yol yaptırdı. Önceleri Via Leonina olan yolun adı, papa'nın ardından meşhur limanı nedeniyle Via di Ripetta adıyla anılmaya başlandı. Bölgenin temizliği için birkaç Roma su kemeri restore ettirildi.

Orta çağ'da Roma nüfusunda yaşanan olağan üstü artış sonucunda Campus Martius, birçok yabancın yerleştiği kalabalık, multi-kültürel bir yer haline geldi. 1555 yılında, Papa Paul IV Campus Martius'un kuzey köşesini Yahudi nüfusu için getto olarak düzenletti.

Modern Roma

Rönesans'ın ardından, Roma'nın tamamında olduğu gibi Campus Martius çok fazla değişmedi; başka büyük yapı projeleri olmadı ve nüfusu azaldı. Bu durum, Roma'nın 1870 yılında yeni doğan İtalya krallığının başkenti olmasıyla değişti. Bundan sonra bölge daha kalabalık hale geldi ve nehir taşkınları için bölgeye setler yapıldı. Bu her ne kadar bölgeyi su taşkınlarına karşı daha güvenli hale getirdiyse de, yüksek setler Ripetta ("küçük bank") olarak bilinen geleneksel seti ve nehre doğru uzanan dar caddeleri ve nehir kıyısındaki yerel mimari örneği evlere zarar verdi.

Dış bağlantılar

Kaynak

This article is issued from Vikipedi - version of the 7/9/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.