Kuzey Haçlı Seferleri

Kuzey Haçlı Seferleri
Haçlı Seferleri

Kuzey Haçlı Seferleri
Tarih12. ve 15. yüzyıl arası
BölgeEstonya, Letonya, Litvanya, Doğu Prusya
SonuçHaçlı Zaferi. Bölgedeki Pagan halklar Hristiyanlaştırıldı.
Taraflar

Haçlılar:

 


Destekleyenler

Papalık

Kutsal Roma İmparatorluğu

Litvanlar/Litvanya Büyük Düklüğü (1236-1410)
Letonlar
Estonlar
Wendler
Eski Prusyalılar
Livonyalılar
Oeseliler
Semigalyalılar
Kuroniyalılar
Latgalyalılar
Seloniyalılar

 


Novgorod(Buz Savaşı)
Komutanlar ve liderler

I. Valdemar
I. John
Riga'lı Albert
Anders Sunesen
Turaida'lı Caupo
Theoderich von Treyden
Volkwin
Wenno
Wilken von Endorp

Tālivaldis Tālava

Lehola'lı Lembitu
Salapils'lı Ako
Jersika'lı Visvaldis
Tērvete'lı Viestards
Zemgele'lı Nameisis

 


Aleksandr Nevski

Kuzey Haçlı Seferleri veya Baltık Haçlı Seferleri, Kuzey Avrupa, Baltık Denizi, güney ve doğu kıyılarında etrafında yaşayan pagan halklarına karşı Kutsal Roma Germen İmparatorluğu'na bağlı Alman Saksonya Krallığı; Danimarka Krallığı ve İsveç Krallığı Katolik Hıristiyan kralları ve Livonyalı Kılıç Kardeşleri ve Töton Şövalyeleri askeri tarikatları ve onların müttefikleri tarafından yürütülen haçlı seferleridir. [1]

Tanımlama

Yak. 1200'de Baltık Denizi sahillerinde yerleşik kavimler

"Kuzey Haçlı Seferleri" tanımlaması tarihçiler arasında tartışmalıdır. Şu değişik tanımlamalar yapılmıştır:

Bu seferin safhaları şöyle sıralanabilmektedir:

Bu tanımlama ile Kuzey Haçlı Seferileri Danimarkalı, Alman ve İsveçli dindar kisveli gruplar tarafından, önce "Livonyalılar", "Latgaliyalılar" ve "Estonyalılar"; daha sonra "Semigalyalılar", "Kuroniyalıler", "Eski Prusyalılar" ve "Finler" savaşlarla mağlup edilmişler; Katolik Hristiyan olarak vaftiz edilmişler; askerî işgal altında yaşamaya zorlanmışlar ve sonra yer yer soykırımına maruz tutulmuşlardır.[1]

Bu tanımlama tartışmaları altında şu gerçek yatmaktadır. Burada ele alınan askeri seferlerin ancak bazıları bu askerî seferlerin yapıldığı Ortaçağ döneminde de "Haçlı Seferi" adıyla anılmıştır. Ama diğerlerinin çoğunluğu, örneğin İsveç Kralı'nın seferlerinin çoğu, yapıldıkları Ortaçağ zamanlarda "Haçlı Seferi" olarak anılmamışlardır. Ancak 19. yüzyılda romantik milliyetçi tarihçiler bu askerî seferleri "Haçlı Seferleri" olarak nitelemeye ve adlandırılmaya başlamışlardır.[1]

Baltık Denizi kenarlarında yaşayan "Baltıklı Finler", "Baltlar" ve "Wendler" ile diğer "İslav" kavimleri ile bunların güneybatısında yerleşik bulunan Saksonlar, Danlar ve İsveç kavimleri arasındaki askeri çatışmaların (her ne şekilde tanımlanırsa tanımlansın) 1193'deki Haçlı Seferleri'nden birkaç yüzyıl öncesine kadar uzanan bir tarihi olduğu iyi belgelidir. Fakat bu önceki askerî çatışmalar genellikle kaleler, şatolar ve diğer müstahkem stratejik mevkileri ele geçirip yıkmak; bölgede bulunan yoğun deniz kıyısı ticaretinde üstünlük sağlamak ve rakiplerinin deniz ticaretini baltalamak nedenleriyle yapılmakta idi. 1147'de başlayan ilk Haçlı Seferlerini tanımlayan nitelik Haçlı seferlerinin başlaması ile silahlı çatışmalar Papa tarafından takdis edilmesi, Haçlı askerlerinin Haçlı üniformalar giymeleri; Haç sancağı altında toplanıp savaşan ve çok sayıda Hristiyan Şövalyesi ve silahlı "Hristiyan Keşişi" kisvesini taşıyan dinsel tarikatlar mensubu olanları ihtiva eden ordular tarafından yapılmasıdır. Bununla beraber bu nitelikli Haçlı seferlerinin açık ve gizli gerçek nedenleri eski çatışma nedenlerinden pek değişik olmamıştır.

Wend'lere Karşı Haçlı Seferleri

Wendler kavimi veya Polabyalı İslavlar kavimi günümüzde kuzey ve doğu Almanya'ya ait olan arazilerde yerleşik İslav asıllı putperest pagan dinine inanan bir kavimdi. 12. yüzyıl başlarında Alman Bremen Başpiskoposluğu ile Magdeburg Başpiskoposluğu kendilerine komşu olan pagan Wendleri barışçıl yollarla Katolik Hristiyanlığa dönüştürmek için çaba harcayıp misyonerler göndermişlerdi.

Fakat Suriye ve Filistin üzerine İkinci Haçlı Seferi yapılması için hazırlıklara başlanmakta iken, Kutsal Roma Germen İmparatorluğu'nun başkenti Frankfurt'da yapılan "Riechtag" toplantısında Haçlı askerleri ve para toplamak için vaiz veren Papa'nın bu sefer için baş organizatörü olan Clairvoux'lu Bernard'a Saksonyalılar tarafından Wendlerin üzerine bir haçlı seferi gönderilerek onların zorla Katolik Hristiyanlığa dönüştürülmesi teklifi getirildi. Saksonyalıların bu talebi papalık tarafından uygun görürülerek, 13 Nisan 1147'de Wend İslavlar üzerine bir haçlı seferi de açılması için Papa III. Eugenius adına "Divina dispensatione" adlı bir papalık beyannamesi yayınladı ve bu beyannamede pagan Slavlar üzerine yapılacak Haçlı seferinin aynen Suriye-Filistin'e karşı haçlı seferi (yani İkinci Haçlı Seferi) gibi kabul edileceği ilan edildi. Böylece Wendler kavmini zorla Katolik Hristiyanlığa dönüştürmek için Haziran 1147'de resmen bir Haçlı Seferi başlatıldı.

Wendlere karşı yapılan Haçlı Seferi başlangıçta Filistin'deki "Kutsal Topraklar"a yapılan İkinci Haçlı Seferi ile ayni zamanda oldu. İslavlar üzerine sefer yapmak için gönüllü haçlı askeri olanlar genellikle Saksonyalı, Danimarkalı ve Lehler idi ve bazı Bohemyalı haçlıların da bu sefere katıldığı bilinmektedir. Genellikle Alman asilleri, Saksonyalılar hariç, bu haçlı seferine katılmamışlardır. Ama kurulan haçlı orduları "Ascani", "Wettin", "Schauenburger" adlı Saksonyalı asil ailelerin mensupları tarafından idare edilmişlerdir. Seferin en üst komutanı olarak ise (sefer başlamadan Wend İslav'ları idaresinde olan) Havelberg Başpiskoposu olarak atanan papalık baş temsilcisi "Havelberg'li Anselm" tayin edildi.

Wend'lere karşı Haçlı Seferleri 1147 yazının sonlarında başladı. Wend'ler Danimarkalı haçlıları mağlup edip geri püskürttüler. Saksonyalı haçlılar ise Wagria ve Polabiya'yı ellerine geçirdiler. Wend İslavlar buna karşılık Lübeck doğusunda genişlediler. İslavlar Saksonyalılara tabiyet tazminatı vermeyi üslendiler. Havelberg bir başpiskoposluk merkezi olarak Saksonya eline geçti ve buralardaki arazilere Saksonlar yerleşmeye başladılar. Wendlerin çoğunluğu pagan dininden Hristiyanlığa dönüşmedi. Saksonlarin "Dobin"'e yaptıkları hücum ile ele geçirdikleri arazilerde yasayan İslavlar yeniden vaftiz ile güya Hıristiyanlığa dönüştüler ama Saksonyalı haçlı ordusu dağılıp bu arazilerden ayrıldıktan sonra bu güya Hristiyan İslavlar yine pagan dinlerine geri döndüler. Özetle bu Haçlı seferi'nde haçlıların bazı başarılar elde etmelerine rağmen, bu seferin bir devamlı bir sonuç yaratmadığı kabul edilmektedir.[1]

Bu Wendlere karşı ilk Haçlı Seferi'nden sonra yeniden Wendler üzerine Haçlı seferleri tertip etmek için papalık beyannameleri yayımlandı ama bunlar bir haçlı seferine yol açmadı.

Saksonya Kralı Arslan Henry Saksonya tahtına geçtikten sonra 1160-1162'de Saksonya orduları ile Wendler üzerine yeni bir Haçlı Seferi açtığını ilan etti. Bu yeni haçlı ordusunun çoğunluğunu Saksonyalılar oluşturmaktaydı. Bu haçlı seferinin gelişmesini ve sonucunu inceleyen tarihçiler, bu sefere iştirak edenlerin, komutanları Saksonya Kralı Arslan Henry dahil, dinsel şevkle İslav paganları Hristiyanlığa dönüştürme aşkına savaşmadıklarını ve hedeflerinin para, mal ve eşya ganimet alınması ve talanı ile birlikte kendilerine bağlı yeni topraklar edinme olduğu bildirilmektedir. Bu yeni güya Haçlı seferinde Wend'ler "Benin Savaşı"'nda mağlup edildi. Mecklenburg ve merkezî Pomeranya kırsal arazileri talan edildi. Buralarda yaşayıp tarım yapan İslav köylüler genellikle Hristiyanlık adına yalnız pagan dinlerini değil; para ve mallarını ganimet ve talan arayan çapulcu Haçlılara kaybettiler. Hatta bir çoğu, katliama uğrayarak canlarını da kaybettiler. Bu kırsal araziler sanki boşaltıldı.[3]

Livonyalı'lara Haçlı Seferleri

1219'da İskandinavya Haritası

12. yüzyıl başlarında (günümüzde Estonya, Letonya ve Litvanya adlarını taşıyan ülkeler topraklarında), gittikçe güç kazanan birbirine rakip (doğuda Ortodoks Hıristiyan mezhebini kabul etmiş olan ve batısında Roma Katolik Hıristiyan mezhebini kabul etmiş olan) Hristiyan devletler arasında bir tampon gibi sıkışmış olup paganlık inançlarını devam ettiren kavimler yerleşik olarak yaşamaktaydılar. Hristiyan mezhepleri, yani Ortodoks Kilisesi ile Katolik Kilisesi, arasında bulunan farklar ve her iki mezhebin de yalnız kendisinin gerçek Hristiyan inancı olduğu iddiaları dolayısıyla o zamana kadar bu kavimler etkin olarak Hristiyanlığa dönüştürülememişlerdi. Bu bölgeye Alman Haçlı ordularının gelmesine kadar geçen son 150 yılda Estonya, Rusya prenslikleri tarafından 13 kere askerî hücuma uğramıştı ve Danimarkalı ve İsveçliler de Estonya'ya bu dönemde hücumlar yapmışlardı. Buna karşılık Estonyalılar da İsveç ve Danimarka topraklarına zaman zaman askeri talan akınları yapmışlardı. Bu dönemde bazı Katolik Hristiyanlar barışcıl yollarla Estonyalıları Hristiyanlığa dönüştürmeye çaba harcamışlardı. Bu barışçıl yolla Hristiyanlığa dönüştürme çabalarının başlangıcı 1048-1072 döneminde "Hamburg Başpiskoposu Adalberet" ve "Bremen Başpiskoposu tarafından Estonyalılara misyoner papazlar gönderilmesi ile olmuştu. Fakat bu barışçıl yol ve çabalarla Hristiyanlığa dönüştürme çok sınırlı bir başarıya uğramıştı.

Livonyalılara Karşı Seferler (1198-1212)

1180'de günümüzdeki Letonya'da bulunan Dauvaga Nehri ağzına, eski geleneksel Viking ticaret yollarını takip edip gelen Alman tüccarların hemen arkasından "Meinhard" adlı bir Katolik keşiş gelip; yerleşip Hristiyan propagandasına başlamıştı. Bu keşişe 1186'da kilise tarafından Piskopos unvanı verildi.

1195'de Roma'daki Papa II. Ceolestin Hıristiyanlığa inanmayan Baltık paganlarına karşı bir Haçlı seferi tertip edildiğini ilan etti. Bu Haçlı Seferini onu takip eden Papa III. İnnocentius da onaylandığını ilan etti. Organize edilen Haçlı Seferi'nin ordusu 1198'de, (günümüzde Letonya' daki Riga Körfezi adı verilen) Livonya sahillerine çıktı. Bu Haçlı ordusunun idarecisi, papalık temsilcisi olarak misyoner keşiş "Meinhard"'in yerine geçen Hanoverli Piskopos Berthold'du. Bu Haçlı ordusu Livonyalılara karşı ilk muharebeyi kazandı. Fakat Haçlı ordusunun komutanı Piskopos Berthold bu muharebede ağır yaralanıp çok geçmeden öldü. Bundan sonra da karaya çıkmış olan Haçlı ordusu da bu mevkiden püskürtülüp atıldılar.

1199'da "Bremen Başpiskoposu Uthlede'li Hartwig" Baltık kavimlerini Hristiyanlığa dönüştürme görevi ile Buxhoevenden'li (bazan Rigalı olarak anılan) Albert'i görevlendirip "Riga Prens-Piskoposu" olarak atadı. Albert bu tarihten 30 yıl sonra öldüğünde Baltık (günümuzde Estonya ve kuzey Letonya) bölgelerinin tümü Haçlılar tarafından istila edilip buralardaki halkın Hıristiyanlığa dönüştürülmesi başarı ile tamamlanmıştı.

Albert Riga'da görevi başına geçmeden önce Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu'nu (yani günümüzdeki Almanya'yı) gezip Baltık Denizi etrafındaki paganlara karşı Haçlı Seferi yapmak için gönüllü Haçlı asker toplamaya başladı. Bu Haçlı ordusunu toplamada kendine verilen en büyük destek Papalık tarafından çıkartılmış bir Papalık Fermanı oldu; bunda Baltık paganlarına karşı yapılacak savaşın aynen Filistin'deki Kutsal Topraklara Müslümanlara karşı yapılacak bir sefere eşit olduğu belirtilmekte idi.

1200'de Piskopos Rigalı Albert topladığı 200 gönüllü asker ve 23 gemiden oluşan bir filo ile Daugava Nehri ağzındaki (günümüzde Riga olan) bir mevkiiye çıkartma yaptı. Burada bir kale kurup bir Haçlı ordusuna bir üs kurdu. Bu ufak bir birlik olmakla beraber Albert'in ünü Almanya'ya ve hatta daha uzaklara yayılıp bu mevkiye buyuk gruplar halinde gönüllü Haçlı askerleri gelmeye başladılar. Bu yeni Haçlı gönüllüler daha çok kırsal alanlardan olup ilkbahar başında kış sona erip yollar ve deniz seferleri açıldıktan sonra gelmekte idiler ve sonbaharda evlerine geri dönmekte idiler.

1202'de devamlı bir Haçlı askeri ordusu bulunmasını sağlamak gereği anlaşıldı. O yıl üyeleri Hıristiyan keşiş statülü olan yeni bir asker tarikatı kuruldu ve bu askeri tarikata Livonyalı Kılıç Kardeşleri ismi verildi. 1201'de Piskopos Albert Riga'da bir pazar açtı. Bu pazar Almanya, diğer İmparatorluk bölgeleri ve hatta diğer Atlas Okyanusu kıyısı ülkeleri tüccarları tarafından çok rağbet gördü. Bu pazarın rağbet görmesi Riga ve yakınındaki bölgelerin devamlı olarak iktisadi olarak ayakta durmasını sağladı. Albert'in isteği üzerine Papa II. İnnocentius Baltık ülkelerini İsa'nin Annesi Meryem Ana'ya adadı. Bu yeni isimlendirme Haçlı gönüllü askeri çekmek için bir ilan görevi yaptı. Bu Baltık ülkeleri buna atıfla (günümüzde bile) "Meryem'in Ülkesi (Terra Mariana)" olarak anılmaya başlandı.

Sigulda yıkık kalesi kalıntısı.

1206'da Livonyalı Kılıç Kardeşleri şövalyeleri ve Haçlı ordusu, kuzeybatı Rusya'ya giden önemli bir ticaret yolu üzerinde bir anahtar şehir olan ve yerli Livonyalıların önemli bir askerî müstahkem mevkii olan "Gauja Nehir"'nin sol kıyısında bulunan Turaida'yı ellerine geçirdiler.

1210'da önce Haçlılar bu mevkide Sigulda adını verdikleri, taştan yapılmış çok korunaklı bir kale inşaa ettiler ve boylece "Gauja Nehri"'nin sol sahillerinin kontrolunu da ellerine geçirdiler. 1211'e gelindiğinde Livonya "Metsepole" vilayeti (günümüzde Limbazi ilçesi) ve Livonyalılar ve Latgalyalılar kavimlerinin karışık olarak yerleştikleri "İdumae" vilayeti (günümüzde Straupoe ilçesi) Haçlılar tarafından fethedilerek buraların halkı da vaftiz edilerek Katolik Hristiyanlığa dönüştürüldü.

Pagan Livonyalılara karşı katolik Hristiyan Haçlı ordusunun yaptığı en son silahlı çatışma Haçlı ordusunun Sigulda yakınında bulunan Livonyalılara ait olan "Satezele" tepe kalesini kuşatmaya almaları ve çok uzun sürmeden bu kaleyi ellerine geçirmeleri ile oldu. Livonyalılar önce Almanları kendilerine destek sağlayan bir müttefik olarak kabul etmişlerdi. Bir Doğu İslav Prensliği olan Polotsk hükümdarlık bölgesine Livonyalılar yıllık tazminat ödemekteydiler ve Almanlarin onlara karşı kendilerine destek sağlayacaklarını beklemekteydiler. Livonyalıların lideri olan "Turaidalı Caupo" Alman Haçlılar tarafından vaftiz edilip Hıristiyanlığı kabul eden en önemli Livonyalı lider oldu. Fakat Haçlı Almanlar idaresi yerlilere karşı gittikçe daha sıkı tedbirler almaya başladılar. Bu zaman Livonyalılar Alman Haçlılara ve onlara bağlı olan Hristiyanlığa dönen liderlerine karşı bir ayaklanma başlattılar. Turaidalı Caupo Alman Haçlılarına bağlığını 1217'de ayaklanmacılara karşı yapılan "San Mata Günü Muharebesi"'nde hayatını kaybedinceye kadar devam ettirdi.[4]

Alman Haçlılar yeni vaftiz edilip Hristiyanlığa dönüşmüş olan Livonyalı savaşçı askerleri diğer pagan Baltıklılara karşı yaptıkları Haçlı Seferlerinde kullandılar. 1208-1209 döneminde "Latgalyalılar" ve "Selonyalılar"a karşı seferlerde; 1208-1227 döneminde Estonyalılara karşi seferlerde; ve 1219-1290 döneminde "Semigalyalılar", "Samogityalılar" ve "Kuronyallar"'a karşı Haçlı seferlerinde Hristiyanlığa yeni dönüşmüş Livonyalı savaşçılar çok önemli roller oynamışlardır.

Latgalyalılar ve Selonyalılara Karşı Seferler 1208–1224

Livonyalilari yenip onları Hristiyanlığa dönüştürdükten sonra Alman Haçlıları doğuda Gauja Nehri ile Daugava Nehri sahillerinde yerleşik yasayan Latgalyali kavimlerinden paganlara yöneldiler. 1208'de Haçlılara ve bu kavime dahil olan Talava hükümdarlık bölgesinde yasayanlar arasına bir askeri müttefiklik antlaşması yapıldı. Sonra bu bölgenin Ortodoks Hristiyan olan halkı Roma Katolik Hristiyan mezhebine inanışa dönüştürüldü. Talava'nin hükümdarı olan "Talivaldis (Talibaldus de Tolowa)" 1215'de Alman Haçlılarının Estonyalılar üzerine Haçlı Seferleri sırasında Almanların sadik müttefiki olarak savaşa katildi ve Estonylilarla yapılan bir muharebede ölerek Katolikler tarafından kutsal savaşçı olarak anılmasına yol açtı. Bu (her ne türlü tanımlanırsa tanımlansın) Kuzey Haçlı Seferleri sırasında bir Baltık kavminin barışçıl olarak Katolik Hristiyanlığa dönüştürülmesinin sadece barışçıl yollarla başarılmasının tek örneği oldu.

Dauvaga havzasında yerleşik yasayan Latgalyalilar ve Selonyalilara kavimlerine karsi savas 1208'de basladi. Sefer basinda 1208'de hucuma gecen Katolik Hiristiyan Haclilar ordusu halki Ortodoks Hiristiyan olmus olan "Koknese" adli bir hukumdarlik bolgesini ve Selonyalilara ait bulunan "Selpils" tepe kalesini ellerne gecirdiler. Bu sefer 1209'da devam etti ve Alman Haclilar Litvanyali paganlarla gizli antlaşma yaptıkları itham ile Ortodoks Hristiyanlığı kabul etmesi olan "Jariska" (bazen Lettiya) Hükümdarlığı'na hucuma geçtiler. Jersilkka hukumdari olam "Visdalis" Livoniya Prens-Piskoposu'nun bir vasali olmayı kabul etmek zorunda kaldi ve bu piskoposun vasali oldu. Bu vasallığı kabul etme nedeni zaten yıllardır kendine ve cedleren ait olan "Guney Latgalya" ona malikane olarak Katolik Piskopos tarafından ona verildi.

1218-1226'da Selonyalilarin en önemli mustahkem mevkii olan Selpis bir "Selonya Piskoposulu"'nun merkezi oldu. Ama sonra Haçlılar bu mustakkem kaleyi Livonyali Kilic Kardesleri hükümdarlığına verdiler. 1224'de "Talava" ve "Adzele" hükümdarlık bölgeleri bulunup bir kısmı Riga Prens-Piskoposlugu'na ve diğer kısmı ise Livonyali Kilic Kardesleri tarikatina bağlandı. 1239'da ise Jeriska eski hükümdarlık bölgesi arazileri de Riga Prens-Piskoposlugu ile Livonyali Kilic Kardesleri tarikatı arasında paylaşıldı. Böylece Latgalyalilar ve Selonyalilar kavimlerine ait olan arazilerin tümü Alman Haçlılar arasında paylaşılmış oldu.

Estonya'lılara Karşı Seferler (1208–1224)

1208'e gelindiğinde Alman Haclilarinin Estonyalilara karşı çok daha güçlü oldukları ortaya çıktı. Estonyalilar bu tarihte 8 buyuk ve birkaç küçük yerel hükümdarlığa bölünmüşlerdi; bunlardan her biri birkaç ileri gelen tarafından idare edilmekteydi ve bu ileri gelenler arasında çok sinirli birlik ve beraberlik bulunmaktaydı. 1208-1227 döneminde Alman haçlıları ve değişik müttefiklerin oluşturdukları savaş birlikleri Livonya, Kuzey Lagalya ve Estonya hükümdarlık bölgelerini savaş akınları ve talan ile kasıp kavurdular. Bu savaş akınlarında Livonya'lilar ve Latgalya'lilar normal olarak çok kere Alman Haçlılarının müttefiki idiydiler. "Polotsk" ve "Pakovi" hükümdarlık bölgeleri bazen Haçlılar tarafında bazen da onlar aleyhinde olan tarafta idiler. Estonya hükümdarlık bölgelerinin anahtar merkezleri olan mustahkem tepe kaleleri Haçlı çapulcu birlikleri tarafından birkaç kere kuşatmaya ve bazen ele geçirilip talan edilmeye uğradılar. 1213'e gelince her iki taraf da savaş ve talandan usanmıştı. 1213-1215 döneminde her iki taraf da bir ateşkes uyguladılar. Fakat bu ateşkes doneminden politik olarak nispeten birlik ve beraberlik icinde bulunan Alman Haçlılar daha iyi hazırlanarak daha çok faydalandılar. Estonyalilar çok gevsek olan müttefikliklerini pekiştirerek bir merkezlestirilmiş ülke ve devlet idaresi haline gelemediler ve değişik Estonya hükümdarlıklari arasında olan anlaşmazlıklar ve hatta ufak çatışmalar devam etti.

Ateşkes böylece sonuçsuz kaldı ve Estonya toprakları üzerindeki keşmekeş yeniden basladı. 21 Eylül 1217'de "Viljandi (Fellin)" yakınlarında Estonyalilara ve Alam Haçlılara arasında yapılan muharebe bu sava surecinde çok karar verici oldu. Bu muharebede Livonyali idareci "Kaupo" olduruldu. Ama muharebeyi Estonyalilar kaybettiler. Estonyalilarain Haçlılara karşı direnişinde merkezi rolü oynayan; Estonyalilarin bir nebze birleşik hareket etmesini sağlayan ve 1211'den itibaren Alman kronikcilerinin eserlerinde ismi gecen bir Estonya hükümdarlık ilerigeleni olan "Lambitu" da bu muharebede olduruldu.

Her ikisi de Hristiyan olan Danimarka Krallığı ve İsveç Krallığı Baltık Denizi'nin doğusunda toprak edinmek için fırsat kollamaktaydılar. Estonyalilarin "Viljandi (Fellin) Muharebesi" yenilgisi bu iki açgözlü Hristiyan krallığına, bu hedeflerine erişebilmek için imkan ve fırsat sağladı. 1219'da Danimarka Kralı II. Valdemar Danimarka donanması ile Estonya şehri olan (günümüzde Estonya başkenti Talinn olan) Lindanisse'ye bir çıkartma yapıp bu şehri eline geçirdi. Estonya'lilarla Danimarkalilar arasında yapılan "Lindanisse Muharebesi"'nden sonra Danimarkalilara bu şehirde bir kale inşa edilip bu mevkiye yerleştiler. 1220'de İsveç Kralı bati Estonya'ya pek basarili olmayan denizden bir akın yaptı. 1220'de ve 1221'de Estonyalilar Danimarkalilar elinde bulunan Lindanisse kalesine hucum edip kaleyi kuşattılar ama her iki defa da başarısız kalıp kaleyi ellerine geçirmediler. Bu kaleyi askeri us olarak kullanan Danimarkalilar sonunda Kuzey Estonya'nin tumunu kontrol altına aldılar.[5]

Saaremaa'ya Karşı Seferler 1206–61

Haçlı istilacılara karşı direnen ve Haçlılar tarafından arazileri ele geçirilemeyen tek Estonyalılar kaviminden olan ama daha uygun bir isimle Osseliyalılar adını taşıyan kavmine ait araziler "Saaremaa" adası idi. Bu adada daha çok denizcilikle uğraşanlar yaşamaktaydı. Ada halkına ait bir gemi filosu bulunmaktaydı ve bu ada halkı çok becerikli denizciler olarak tanınmışlardı. Alman Haçlılara karşı diğer Estonyalı altkavimleri savaşmakta olduğu dönemlerde Saaremaa deniz filosu ve denizcileri Danimarka'ya ve İsveç'e denizden akınlar düzenlemişlerdi.

1206'da bir Danimarka ordusu Danimarka Kralı II. Valdemar ve Lund Piskoposu Anders Sunesen komutaları altında Saaremaa adasına bir çıkartma yapıp bu adada bir müstahkem mevkii kurmaya girişti ama bunda Danimarkalılar başarılı olamayıp adalılar tarafından denize geri püskürtüldüler.

1216 kışında Saaremaa adası etrafında bulunan Baltık Denizi buz tutunca Livonyalı Kilic Kardeşleri şövalyeleri ve Piskopos Theodorich güçlerini birleştirerek bir Haçlı ordusunu buz kaplı deniz üzerinden yürüterek adaya bir talan hücumuna geçtiler. Buna karşılık veren adalı Oselliyalılar o ilkbaharda deniz filolarını kullanarak o zaman Alman Haçlıları idaresinede bulunan Latviya arazilerine akınlar yaptılar.

1220'de İsveç ordusu İsveç Kralı I. John ve Linkoping Piskoposu Karel Magnusson komutası altında Bati Estonya'da bulunan Rotaliya'da Lihuia kalesini ellerine geçirdi. Saaremaa adalı Osaliyalı denizciler aynı yıl bu müstahkem mevkiyi korumak için geride bırakılan İsveç güçlerine karşı hücuma geçti. Bu denizciler ordusu Lihuia kalesini zaptettiler ve bu kalede geride bırakılmış olan İsveç garnizonu askerlerini ve komutanları olan Lankopig Piskoposu'nu tümüyle öldürüp bu kaleyi İsveç istilasından kurtardılar.

1222'de Danimarka Kralı II. Valdemar Saaremaa adasına ikinci defa bir sefer tertip etti. Bu seferde Danimarkalılar bu adada bir taştan kale kurup bir askeri üs elde etmeye muvaffak oldular. Danimarkalılar bu üste güçlü bir savunma garnizonu geride bırakarak ülkelerine geri döndüler. Bu sefer de adalı Oseliyalılar bu taştan kaleye hücum edip kuşatmaya aldılar ve kale beş gün sonra teslim olmak zorunda kaldı. Kalede bırakılan Danimarka garnizonu, arkada "Rigalı Albert"'in kardeşi olan Piskoposu ve diğer birkaç İsveçliyi Oseliyalılsr eline rehine bırakarak fidye ödemeye söz vererek, Talinn'e geri gönderildi. Adalı Oseliyalılar bu taş kaleyi yıkıp yerle bir ettiler.[6]

Ocak 1227'de Baltık Denizi'nin donması ile deniz filoları limanlarda kapalı bulunmakta iken bir Alman Haçlı ordusu Papa Temsilcisi "Modenalı Giyom" komutasında buz üstünden yürüyerek Saaremaa adasına hücuma geçti. Adada bulunan iki mustahkem mevkii, "Muhu" ve "Valjala", bu ordunun eline geçti. Bunun üzerine adalı Oseliyalılar resmen teslim oldular ve hepsi bir vaftiz töreni ile Katolik Hristiyanlığa dönüştürüldüler.

Ama 1236'da Livonyalı Kılıç Kardeşleri şövalye ordusu "Saule Muharebesi"'nde yenilip hemen hemen elimine edildikten sonra Saaremalılar ile Alman Haçlılar arasındaki silahlı mücadele yeniden başladı. 1361'de Saaremaa adalılar tümden Katolik Hristiyanlığı bıraktıklarını ve tekrar eski kendi pagan dinlerini kabul ettiklerini ilan ettiler ve adada bulunan tüm Alman Haçlılarını öldürdüler. Bu sefer Haçlılar "Livonyalı Tarikatı" şövalyeleri; Osek-Wink Prens-Piskoposu güçleri ve "Danimarkalı Estonyalılar" ile anakarada bulunan Estonyalılar ve Latviyalılardan bir ordu kurdular. Bu ordu Saaremaa adasına hücum edip adalıların ordusunu mağlup etti. Adanın en önemli tepe kalesi olan Kaarma'yi Haçlılar ordusu eline geçirdi. Bundan sonra Saaremaa'da adalı Oselyalılar ile Haçlılar arasında bir barış antlaşması imzalandı. Saaremaalı Oseliyalılar tekrar Katolik Hristiyanlığa dönüştürüldüler. Bundan hemen sonra Livonyalı Tarikati Poide'de çok korunaklı bir taş kale inşa ettirdi ve bu mevkiden tüm adayı kontrol etmeye başladı.

Kuronya'lılar ve Semigalya'lılara Karşı Savaşlar 1201–1290

Kuronya'lılar Riga'ya 1201 ve 1210'da hücum etmişlerdi. Fakat Buxhoeveden'li Albert Kurlandiya'nın Danimarka Kralı II. Valdemar'a bağlı bir arazi olduğunu kabul ederek bu hücumlara karşılık bir büyük askeri sefer açmaktan kaçınmaktaydı. 1229'da Albert'in ölümünden sonra Haçlı ordusu idarecileri, Livoniyalı, Oselya'lı ve Kuronya'lı karışık bir nüfus ihtiva eden ve Kurlandiya'ın kuzeydoğusunu oluşturan "Vanemane" bölgesini 1230 bir antlaşma imzalayarak barışçıl bir yolla teslim olmasını sağladılar. Fakat aynı yıl papalık geçici-temsilcisi olan Alnea'lı Baldouin bu antlaşmanın geçersiz olduğunu ilan etti. Baldouin merkezi Kurlandiya'da Bandava'nın hükümdarı olan Lamakins (Lammechinus rex) ile yeni bir antlaşma imzaladı. Bu antlaşma ile bu hükümdarlık doğrudan doğruya papalık idaresine bağlandı. Baldouin Kurlandiya'a devamlı Papalık temsilcisi yapıldı. Fakat Almanlar bu gelişmeyi Roma Papalık idaresinin en yüksek icra organı olan "Kuria"'ya şikayette bulundular. Bunun üzerine 1234'de Papa IX. Grogorius Baldouin'i papalık delegesi görevinden azletti.

Livoniya'lı Şövalye tarikatının "Kılıç Kardeşleri" şövalyeler ordusu, "Sauke Muharebesi"'nde Samogitya'lılar ve Semigalya'lılar müttefik ordusu tarafından büyük ve çok önemli sonuçlu bir yenilgiye uğratılıp hemen hemen elimine edildi. Bu bağımsız tarikatın keşiş-şövalyelerinden çok az sayıda geriye kalanlar Töton Şövalyeler'in Livoniya Tarikatı adlı bir alt grubu olarak yeniden organize edildiler.

1237'de Töton Şövalyeleri'ne yeni olarak bağlanmış Livoniyalı Tarikatı, Büyük Üstadları "Groningen'li Andrew" komutasında yeni oluşan bir Haçlı ordusu Kurlandiya'da hücum ederek bu arazileri fetih etmeye başladı. Buralarda yerleşik bulunan Kuronya'lıları güneye, günümüzdeki Litvanya sınırı yakınında bulunan, Embute'ye kadar çarpışmalarla geri ittiler. Haçlılar Kuldiga adlı bir mevkide bir esas askeri üs olarak kullanmak üzere bir büyük kale yaptırdılar. 1245'de Papa IV. İnnocentius bu yeni fethedilmiş olan Kurlandiya arazilerinin üçte ikisini Livoniyalı Tarikatı'na ve geri kalan üçte birini "Kurlandiya Piskoposluğu"'na bağışladığını ilan etti.

1260 bir Samogitya'lı ve Kuronya'lılar birleşik ordusu "Durbe Muharebesi"'nde birleşik Töton Şövalyeleri ve Livoniyalı Şövalyeler Tarikatı ordusunu mağlubiyete uğrattı. Fakat Haçlılar büyük muharebeler yapmadan, yavaş yavaş, parça parça Kuronya'lıların arazilerini ele geçirmeye devam ettiler. 1267'de Haçlılar bu yenik Kuronya'lılar ile bir antlaşma imzaladılar. Bu antlaşmada yenik düşmüş olan Kuronya halkının hakları ve daha genel olarak yükümlükleri gayet açık seçik olarak sıralandı. Daha güneyde bulunan ve o zamana kadar yenik düşmeyen bir kısım Kuronya'lıların arazileri, yani Ceklis ve Megava bölgeleri, Litvanya Büyük Dükalığı hükümdarlığı altında birleştirildiler.

Tērvete kalesinin üzerinde bulunduğu tepe 2010.

Semigalyalı'larin arazilerinin Haçlılar tarafından fethilmesine başlangıç tarihi 1219'da Riga'dan gelen bir Haçlılar ordusunun "Lielupe" su kanalı üzerinde en büyük liman olan "Mezotne"'yi işgal etmeleri ile başladığı kabul edilmektedir. Fakat bundan sonraki Haçlıların pagan "Viestard Dükleri" emri altında bulunan Semigalya'lılara karşı hücumlarının hepsi de başarısız kaldı. Bunun üzerine Papalığın Roma'daki yüksek icra organı olan Kuria idaresi 1251'de daha önce Hıristiyanlığa dönüşecekleri kabul edilen Semigalya'lıları idare etmesi düşünülerek kurduklariı "Semigalya Piskoposluğu"'nu ilga etmeye karar verdi. Bunun yerine Katolik kilisesi tarafından Haçlıların ellerine geçiremedikleri Semigalya arazileri, papalık icra organı olan Kuria planına göre ikiye bölündü. Papalık, bu Haçlılar tarafından ele geçirilememiş arazilerin yarısını Riga Başpiskoposluğu'na bağışladığını ve diğer yarısı da Livoniyalı Tarikati'na bağışladığını ilan etti.

Bundan sonra Papa'nın kendilerine bağışladığı Semigalya arazilerini işgal etmek (ve orada yerleşik halkı Hristiyanlığa dönüştürmek) için Haçlılar Livoniyalı Tarikatı uzun bir süre süren bir askeri mücadeleye giriştiler.

1265'de Haçlılar Leilupe su yolu üzerinde "Jelgava"'da bir kale inşaa ettiler. Bu taştan yapılmış, çok korunaklı kale Haçlıların Semigalya arazilerine tecavüz etmeleri için bir askeri üs oldu. 1271'de Haçlılar tepe üstünde müstahkem bir kale olan ve Semigalya'lıların idare merkezi olan "Tervete"'yi ellerine geçirdiler.

Fakat 1292'de "Dük Nemeisis"" idaresi altında Semigalya'lılar, Haçlılar Livoniyalı Tarikatı idaresine karşı ayaklandılar. "Traidenis" komutasında bir Litvanya ordusu Haçlı Livonyalı Tarikati ordusunu "Aizkraule Muharebesi"'de mağlup etti. Dük Nameisis komutasındaki Semigalya'lı ordular 1280'de Haçlılar Livoniyalı Tarikatı merkezi olan Riga kalesini kuşattıysa da bu kaleyi ele geçirmeye başarılı olmadı. Buna karşılık olarak 14,000 kişilik bir Livoniyalı Tarikatı Haçlı ordusu Semigalya'lılar elinde bulunan "Traidenis" kalesine hücum ederek bu kaleyi kuşatmaya aldılar. Semigalya arazilerini tarikat eline geçmesini sağlamak için Livoniyalı Tarikatı Büyük Üstadı "Endrope'li Villakin" 1287'de Tervete kalesinin hemen bitişiğinde "Heiligengenber Kalesi" adlı bir kale yaptırdı. Aynı yıl Semigalya'lılar ordusu Livonyalı Tarikatı'nın merkezi Riga kalesine hücum edip bu kaleyi kuşatmaya aldı ama kaleyi ellerine geçirmeyip eli boş dönmek zorunda kaldılar. Fakat bu başarısız Semigalya ordusu geri dönme yolunda iken Livoniyalı Tarikatı ordusu ve şövalyeleri tarafından pusuya düşürüldü. Fakat Semigalya ordusu bu pusu mevkinde yapılan "Garoza Mugarebesi"'ni kazanmayı başardı. Bu muharebede asgari 35 tane Livoniyalı Tarikat Şövalyesi ve tarikatın Büyük Üstadı Villekin de öldürüuldüler.

Livoniyalı Tarikatı Büyük Üstatlığı mevkine "Haciginstein'lı Cuno" geldi. Cuno, Haçlılar mücadelesine devam etti. 1289'da ve 1290'da yapılan son kampanyalarda Haçlı Livoniyalı Tarikatı orduları Semigalya'lılar elinde bulunan müstahkem "Dobele", "Rakte" ve "Sibarde" tepe kalelerini fetih etmeyi başardı. Böylece Semigalya'nın Papalık tarafından kağıt üzerinde tarikata bağışlanmış arazileri gerçekten tarikat idaresi altına geçti. Semigalya savaşcılarının hemen hepsi ise Haçlılara karşı direnişe devam eden Samogitya'lı ve Litvanya'lı ordulara katıldılar.

Eski Prusyalılara Karşı Haçlı Seferleri

Leh Masovya'lı Dük Konrad'ın Seferleri

Leh Masovya Dükü olan I. Konrad 1219'da ve 1222'de genellikle Lehlerden oluşan Haçlı ordularıyla pagan olan eski Prusyalıları Hristiyanlığa dönüştürme amacıyla Prusya'yi fethetmek için iki Haçlı seferi düzenledi ve her ikisinde de amacına ulaşamadı.[7] Prusya'nin birinci piskoposu olan Oliva'lı Christian'ın tavsiyelerine uyarak 1220'de "Dobrzyn veya Dobrin Tarikatı" adını verdiği Haçlı seferi yapmaya daima hazır olacak keşiş statülü savaşçılardan oluşan bir askeri tarikat kurdu. Bu savaşçılar tarikatı da eski Prusya'lılara karşı yaptığı hücumlarda etkisiz kaldı. Dük I. Konrad'ın bu tarikat savaşçı şövalyelerini da kullanarak eski Prusyalılar üzerine yaptığı hücumlar, pagan olan eski Prusyalılar tarafından geri püskürtüldüğü gibi, bu hücumlar Haçlıların eline zaten geçmiş olan Culmerland (Chelmno Land)" üzerine eski Prusya'lıların intikam almak emeliyle karşı hücumlar yapmalarına da neden oldular.

Devamlı eski Prusyalı hücumlarına maruz kalan Dük Konrad Mosavya Düklüğü'nün Chelmno Land sınırlarında istikrar sağlanmasının elzem olduğuna karar verdi. Bu bölge Masovyalı Lehler tarafından 10. yüzyılda fethedilmişti. Ama hala bu sınır bölgesinde paganlar hala yerleşik olarak yaşamaktaydılar. Yerleşik olarak yaşayan paganlar arasında Peski Prusya'lılar, Totvingia'lılar ve Litvanya'lılar vardı ve sınırları daha iyice tanımlanan komşu bölgeler bulunmamaktaydı. Dük Konrad sınırda istikrarı sağlamak için yeterli ve yetenekli bir ordusu bulunmadığını anlamıştı. Dük Konrad bu askeri zayıflığını gidermek için "Töton Şövalyeleri"'ni Masovya'ya gelip orada üslenmeye ve buradan pagan olan yerli Prusyalıları zorla Hristiyanlığa dönüştürmek üzere hücumlar yapmaya davet etti.

Töton Şövalyeleri Tarikatı Devleti ve Haçlı Akınları

Eski Prusyalılara Karşı Akınlar ve Devletin Kurulması

Bu desteği sağlamak icin Baltik kiyilarina gelen ve Masovya duklugunde yerleşim Haçlı seferlerine baslayan Alman asıllı Toton Şövalyeleri Tarikati haçlı ordusu önce eski Prusyalilari yenik düşürüp; onların topraklarını eline geçirip onları Hristiyanlığa dönüştürdü.

1236'da Livonyali Kilic Kardesleri şövalyeleri Samogityalilara karşı yaptıkları Haçlı seferinde Saule Muharebesi'nde gayet buyuk bir yenilgiye uğrayıp hemen hemen elimine edildiler ve geriye kalan Livonyali şövalyeler "Livonyali Tarikati" ismi ile Toton Sovalyaler'in bir kısmı haline girdi. Bu arada Toton Şövalyeleri Estonya'da ortaya çıkan birçok isyanı da bastırmıştı. Bu gelişmeler sonunda Toton Şövalyeleri Tarikati Baltık Denizi kıyılarında büyükçe araziler üzerinde politik kontrol edebilir bir duruma geçmişti.

Litvanya'lılara Karşı Haçlı Akınları

1253'de tahta geçtikten hemen sonra Litvanya Kralı Mindaugas kraliçesi ile birlikte Hristiyan olarak vafiz edilmeye kabul etmişti ve bundan dolayı ülkesi olan Litvanaya'nin Toton Sovalyeleri Haçlı hücumlarına maruz kalmayacağını beklemekteydi. Fakat ulkenin cogunlugunun hala pagan olduğu bahanesi Toton Şövalyeleri Haçlı seferleri Litvanya'ya olan Haçlı akınlarında devan etti.

Toton Şövalyelerinin akınları Litvanyalilari pagan inançlarından vazgeçirip Hristiyan olmalarını amaçlarında başarısız kaldılar. Litvanya'nin resmen Katolik Hristiyan olduğunun ilanı 1386'da Buyuk Duk Jogaila'nin 11 yasında olan Polonya Kraliçesi Polonya'li Jadwida ile evlenmesi ile oldu. Fakat Litvanya resmen Katolik Hristiyan olarak ilan edilmesinden sonra bile Toton Şövalyeleri'nin bu ülke arazilerine karşı Hacli akinlari devam etti. Bu akınlara ancak 1410'da Lehler, Litvanyalilar'in ve Tatarlar, Eflaklilar ve Ceklerin desteği ile Toton Şövalyaleri Haçlı ordusunu Grunwald Muharebesi'nde buyuk bir hezimete uğratmasına kadar devam etti.

Ortodoks Hristiyan Rus Prensliklerine Karşı Haçlı Akınları

1240'da Töton Şövalyeleri Pakov'da. Direktor Sergei Eisenstein'in Aleksander Nevsky filminden bir sahne.

Kuzey Haçlı Seferleri serisine ek olarak kabul edilebilecek en son Haçlı akınları Ortodoks Hristiyan olan Ruslara karşı yapılan ve onları Katolik Hristiyanlığa dönüştürme amaçlı Haçlı seferleridir.

Töton Şöovalyeleri Tarikatı daha doğuda bulunan ve Ortodoks Hristiyan olan Rus Prensliklerine, (özellikle Pskov Cumhuriyeti ve Novgorod Cumhuriyeti'ne de onları Katolik Hristiyanlığa dönüştürme amacı ve bahanesi ile Haçlı akınları tertip etti. Onların bu girişimleri [[Papa [IX. Gregorius]] tarafından tasdik edildi. Bu Haçlı seferleri sırasında 1242'de Novgorod Prensi Aleksander Nevsky komutasındaki Ruslarla yapılan Buz Muharebesi bu seferde Töton Şövalyeleri'nin yenik düşmesi onların bu girişimine büyük bir set çekmiş oldu.

Bu dönemde İsveç Krallığı da, bazen papanın tasdiki ile, Rus Ortodoks Novgorod Prensliği'ne karşı birkaç Haçlı akını yapmıştır.

Kaynakça

  1. 1 2 3 4 5 6 7 Christiansen, Erik (1997). The Northern Crusades. Londra: Penguin Books. s. 287. ISBN 0-14-026653-4. (İngilizce)
  2. Bunu tarihleri bazı tarihçiler kabul etmemektedirler. Hıristiyanlığa dönüştürmek için bu Finlerin yerleştikleri arazilere yapılan İsveçli hücumlarının çok daha önce başladığını ve bu hücumlar sonunda Finlerin Hıristiyanlığa dönüştürmelerin bazı başarılara erişilmesinin verilen Haçlı Seferi başlangıç tarihlerinden önce olduğu iddia edilmektedir.
  3. Herrmann, Joachim (1970), Die Slawen in Deutschland. Berlin: Akademie-Verlag GmbH. (Almanca)
  4. The Chronicle of Henry of Livonia. Columbia University Press. 1961. ISBN 0-231-12889-4. http://books.google.com/books?id=FmJnyTlis7oC&printsec. (İngilizce)
  5. "Estland". 10 Ekim 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20151010155311/http://runeberg.org/salmonsen/2/7/0518.html. (Danca)
  6. Urban, William L. (1994). The Baltic Crusade. Lithuanian Research and Studies Center. s. 113–114. ISBN 0-929700-10-4. http://books.google.com/books?id=GNBNHgAACAAJ&dq. (İngilizce)
  7. Lewinski-Corwin, Edward Henry (1917). A History of Prussia. New York: The Polish Book Importing Company. s. 628. (İngilizce)

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

This article is issued from Vikipedi - version of the 4/23/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.