John Lilburne

John Lilburne
Milletvekili, asker ve siyasetçi
Doğum 1614
Ölüm 29 Ağustos 1657 (43 yaşında)
Londra, İngiltere
Defin Moorfields

John Lilburne (1614 - 29 Ağustos 1657) İngiliz siyasetçi, özellikle İngiliz İç Savaşı döneminde ünlenen Leveller siyasetçi. Doğuştan gelen özgürlük ve haklar anlamındaki freeborn rights söylemiyle döneme damgasını vurmuştur. Modern toplumlarda geleneksel olarak kabul edilen ve hiçbir hükümet veya yasa tarafından değiştirilemeyecek hakların varlığını iddia etmiştir. Hayatının ilk yıllarında Püriten olmuş, sonraki dönemde Quaker inancına yaklaşmıştır. Başta ABD Mahkemeleri olmak üzere modern hukuk metinlerinde hala yazılarına atıfta bulunulmaktadır.

Gençlik yılları

John Lilburne, Durham bölgesinde çok sayıda malikanesi olan büyük toprak sahibi Richard Lilburne'ün oğludur.[1] Tam kesin doğum tarihi bilinmemektedir. John ilk ve orta eğitimini Newcastle'da alır. 1630'lu yıllarda John Hewson'un yanında çalışırken Piskoposçu yönetime ve Başpiskopos William Laud'a karşı bildiriler yazan John Bastwick ile tanışır, bu bildirilerin basımı yüzünden takibata uğrayınca Hollanda'ya kaçmak zorunda kalır. Ülkeye döndüğünde 11 Aralık 1637 tarihinde lisan ve izin olmadan kitap basmaktan tutuklanır. Bu dönemde lisans olmadan basılan eserler arasında William Prynne tarafından yazılan News from Ipswich kitabı da vardır.

Özgür John

Mahkemeye çıkartılan Lilburne usullerin dışında suçlanmadan önce suçlu olup olmadığı sorulduğunda mahkemenin işleyişini sorgular ve kendi kendini zan altında bırakacak şekilde yemin etmeyi reddeder.[2] Mahkeme iradesini tanımayıp asilikte direttiği gerekçesiyle 13 Şubat 1638 günü mahkeme tarafından £500 para cezasının yanı sıra kırbaç, teşhir ve uzlaşıncaya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. 18 Nisan günü çıplak sırtına kırbaç cezası uygulanır, daha sonra Westminster'a kağnıya bağlı olarak getirilip teşhir edilir. Burada da başıdan geçenleri protestoya devam edince ağzı kapatılır ve hapse atılır. Ağır işkencelere rağmen direnci kırılmaz ve başından geçenleri kaleme alır.[3] Hapisten çıkınca Londralı bir tüccarın kızı Elizabeth Dewell ile 1641 yılı Eylül ayında evlenir. Bu dönemde siyasi konulardaki ajitasyonları devam eder, monarşi yanlısı bir grup subaya karşı şehirdeki silahlı milisleri savunur.

Lilburne bu davayla beraber ömrü boyunca insanoğlunun doğuştan gelen hakları olarak formüle ettiği hakların savunusunu yapmaya başlar. Bu haklar arasında hakkındaki ithamları işitmek, itham edenlerle yüzleşmek ve kendisine zarar verecek ifade vermekten imtina etmek sayılabilir. Bu gibi davaların sayısının artmasıyla beraber kendisine sevenleri Freeborn John demeye başlar. ABD Anayasasının ünlü Beşinci Ek Maddesinin tarihî arka planı buradan gelmektedir.

İç savaş

İngiliz İç Savaşının ilk aşamasında Essex Earlü komutasındaki Parlamento Ordusundaki Lord Brooke Piyade Alayında yüzbaşı olarak görev yapar. Edgehill Muharebesi'ne katılır. Brentford Muharabesi'nde Prens Rupert'e karşı savaşır ve 1642 yılı Kasım ayında esir düşer. Ele geçirilen önemli bir Roundhead olarak vatana ihanetten yargılanıp idam edilmek istense de buna misilleme olarak çok sayıda Monarşi yanlısı esirin idam edileceği anlaşılınca esir takasıyla salıverilir. Salıverildikten sonra Manchester Earlünün komutasındaki gönüllü birliğine katılır. Lincoln Kuşatması sırasında 7 Ekim 1643 günü Albay King'in alayında binbaşı rütbesiyle göreve başlar. 16 Mayıs 1644 günü Manchester Earlünün[4] kişisel süvari alayına yarbay rütbesiyle atanır. 1644 yılındaki Marstan Moor Muharebesinde üstün bir başarı gösterir. Tickhill Kalesini savaşmadan teslim alır. 1645 yılı Nisan ayında ordudan ayrılır. Ancak ateşkes metinlerinden olan Presbiteryen Anlaşmasını imzalamaz.[5]

Askeri anlamda başarı bir asker olsa da cephede şansı yaver gitmemiştir. Oxford'da hapsedilmiş, Prens Rupert tarafındna tüm malvarlığı yağmalanmış, 3 Haziran 1644 günü Wakefield yakınlarında kolundan vurulmuş ve çok düşük ücret almıştır. Ordudaki hizmetlerinden ötürü toplamda £880 almıştır. Albay King ve Manchester Earlü olan Edward Montagu ile şiddetli kavgalar yapmış ve ikisini de isteksizlik, beceriksizlik ve ihanetle suçlamıştır. Kral I. Charles'ın yargılanması gerektiğini Avam Kamarasında ilk dile getirenlerdendir. Oliver Cromwell'in Edward Montagu'yu ordudan tasfiye etmesi sırasında önemli bir şahit olmuştur.

Ajitasyon

lilburne bu dönemde tüm İngiliz erkeklerinin doğuştan gelen haklarının verilmesi için kamuoyu yaratma çalışmalarına başlar. Monarşi veya hükümetin verdiği hak olarak değil doğuştan gelen bu hakların arasında oy hakkı, kanunlar önünde eşit olmak ve dini hoşgörü bulunuyordu. Onunla ilgili Leveller yakıştırmasını aşağılayıcı olduğu gerekçesiyle sevmmiyor, kendisine ve taraftarlarına ajitatörler denmesini istiyordu.[6]

Putney

Lilburne 1645 yılı Temmuz - Ekim ayları arasında Parlamento üyeleirne hakaret gerekçesiyle tutuklu kalır. Lilburne, Parlamento Ordusundaki sıradan erlerin dava için çarpışıp canlarını feda ederken vekillerin refah içinde hayatlarına devam ettiğini söylemiştir. 1646 yılı Temmuz ayında eski komutanı Manchester Earlü Edward Montagu'yü bir hain ve gizli monarşi yanlısı olarak tanımladığı için suçlu bulunarak hapsedilir.[7] O hapisteyken taraftarları artık açıktan kendilerini Levellerlar olarak tanımlayarak faaliyetlerine devam ederler. Yeni Ordu içinde oldukça taraftarı bulunan Levellerlar 28 Ekim - 11 Kasım 1647 tarihleri arasında yapılan Putney görüşmeleri sırasında John Lilburne bildirilerinden etkilenmiş olan An Agreement of the People adlı metni gündeme getirirler. Tarihte çok az örneği görülen bu görüşmede sıradan askerlerle subaylar aynı koşullarda ülkenin siyasi geleceğine dair anayasa konusunda fikirlerini öne sürüyor ve taraftar toplamaya çalışıyorlardı. Bu süreç 1917 yılındaki Rus Devrimi sırasında ortaya çıkan İşçi, Asker ve Köylü Sovyetlerine benzemektedir.

Anayasa teklifi

Arasında John Lilburne'ün de olduğu grup tarafından yazılan ünlü anayasa tasarısı An Agreement of the People of England[8] 11 Eylül 1648 günü Parlamentoya sunulur. Uzun soluklu, kalıcı bir barış ve özgürlük için yazılan metin Londra halkının desteğini almak için imzalarına açılır.

İç savaşta monarşi yanlılarının yenilmesi ve Parlamentonun zaferinin ardından gelen süreçte kral I. Charles vatana ihanetten yargılanmış ve idam edilmiştir. Sonrasında Lordlar Kamarası lağvedilmiş ve İngiltere bir krallık yerine milletler topluluğu ilan edilmiştir. Bu dönemde Londra Kulesinde mahkum olan John Lilburne, William Walwyn, Thomas Prince ve Richard Overton anayasa teklifinin üçüncü baskısını yazarlar. Yeni ilan edilen ülkenin anayasası olması umuduyla hazırladıkları bu çok önemli metin birçok ülkenin anayasasına esas olarak alınmıştır.

Dava süreci

John Lilburne'ü 25 Mayıs 1649 günü Londra Kulesi'nde ziyaret eden Hugh Peters mahkum Lilburne'ün çok önemli sözlerini dışarıdakilere aktarır. Buna göre Lilburne şöyle der:

Halihazırdaki rejim altında bir yıl mahkum kalmaktansa önceki kraliyet rejimi altında yedi yıl mahkum kalmayı tercih ederdim. Eğer bu tiranlık rejimi aynı şekilde devam edecek olursa korkarım ki İngiliz halkı Prens Charles için savaşmaya başlayacak.

—John Lilburne


Sonraki dönem

1649 yılından sonra Lilburne siyasi olarak iki yıl suskun kaldı. Londra kent konseyine 21 Aralık 1649 günü seçilse de üyeliği 26 Aralık günü geçersiz ilan edildi. İç savaş döneminde gösterdiği yararlılık sayesinde Durham bölgesinde bazı taşınmazların kendisine verilmesiyle birlikte mali durumunu düzeltmeye başladı. 1644 yılında kumaş ticaretine girmeyi denemiş ancak sektördeki tekellerden dolayı başarılı olamamıştır. Bu konuya eğilmiş ve serbest ticaret için tekellere karşı çıkmıştır. Sonraki dönemde sabun imalatçılarının dertlerine eğilmiş, alınan yüksek vergileri eleştirmiş, bir dönem kendisi de imalatta yeralmıştır. Bu dönemde evlerine ipotek konan köylülerin haklarını savunmuş, başarılı eylemler düzenlemiştir. 1649 yılında amcası George Lilburne ile Sir Arthur Hesilrige arasındaki husumete dahil olur. Hesilrige Lilburne'e tahsis edilen Durham'daki bir arazide bulunan kömür madeninin işletilmesini engellemektedir. Uzun süren hararetli yazışmaların yaşandığı anlaşmazlık Parlamentonun gündemine bile girer. Sonuçta oluşturulan incelem komitesi Lilburne davasını haksız bulur. John lilburne para cezasına çarptırıır ve ülkeden ömür boyu sürgün edilir. Karar 30 Ocak 1652 günü alınmıştır. Bundan sonra hayatına o dönem Hollanda sınırları içinde olan Bruges başta olmak üzere diğer Avrupa kentlerinde sürdürür. Cromwell rejimine muhalif konumda olduğu için kralcılarla teması da olmuştur. Rump Parlamentosunun 1653 yılında Cromwell tarafından dağıtılmasından sonra umutlanan Lilburne, ülkeye dönmek için başvuruda bulunur. 14 Haziran günü izin çıkınca ülkeye döner ve gelir gelmez tutuklanarak Newgate'de ikamete mecbur bırakılır. 13 Temmuz günü başlayan mahkemesi 20 Ağustos günü tamamlanır ve beraat eder. Mahkeme sürecinin her adımında yaptığı savunmayla öne çıkan Lilburne bugün halen yasal hak olan bazı uygulamaların ilk olarak yapılmasını sağlar.[9] Dava süreci Londra halkı arasında çok popüler olmuştur, onun adına Parlamentoya dilekçeler verilmiş, güvenliği sağlamak için kente getirilen ordu birliklerinin erleri subaylarına rağmen protestolara dahil olmuşlardır. Beraat etmesine rağmen salıverilmez ve 28 Ağustos günü Newgate'den Londra Kulesi'ne getirilir. 16 Mart 1654 günü Jersey Adası'ndaki Mount Orgueil Kalesine gönderilir. Sağlığının burada bozulması üzere 1655 yılı Ekim ayında İngiltere'ye getirilerek Dover Kalesinde tutulur.

Quakerlık ve ölümü

1656 yılında Dover'a yerleşmiş olan ailesini ziyaret etmek için gündüzleri kaleden ayrılmasına izin verilir. Bu dönemde Quaker inancına mensup Luke Howard ile tanışır ve bu inanca ilgi duymaya başlar. zamanla Quaker inancını benimser. Durumu Cromwell'e bildiren hapishane komutanının gözlemleri sayesinde Lilburne'ün hapisten çıkmak için numara yapmadığı ve gerçekten bu inancı benimsediği anlaşılır ve huzur içinde yaşamak istediğine kanaat getirilerek salıverilir. 29 Ağustos 1657 günü vefat eden John Lilburne, Moorfields'a defnedilir.

Ailesi

Lilburne, Henry Dewell'in kızı Elizabeth ile evlenmiştir. 1649 yılındaki mahkumluğu sırasında iki oğlunu kaybetmiştir, diğer sekiz çocuğu o vefat ettiğinde sağdır.

Tarihi önemi

John Lilburne'ün siyasi önemi tarihçi Charles Harding Firth tarafından vurgulandığı üzere çok açıktır:

Herkesin kralın ve parlamentonun yetkilerini tartıştığı bir devrim ortamında o daima halkın haklarından bahsetti. Muazzam cesareti ve mükemmel belagatiyle halkın sevgilisi oldu. Kendisini sakınmaksızın her türlü haksızlığın karşısında durdu, çok tehlikeli bir rakipti, kamunun çıkarı uğruna çok tehlikeli düşmanlıklar edindi.

—Charles Harding Firth[10]

Geleneği

Eserleri

Lilburne tarafından yazılan tüm eserler 1898 yılında Edward Peacock tarafından derlenerek Notes and Queries adı altında basılmıştır.

Kaynakça

  1. Richard Lilburne 1638 yılında Ralf Claxton ile aralarındaki yasal anlaşmazlığı eski Cermen kanunlarına göre dövüşerek çözmek için başvursa da mahkeme tarafından engellenmiştir
  2. Habeas corpus olarak da bilinen ve haksız yargılama veya tutuklanmayı engelleyen bu davranış esası daha sonra tüm demokratik adalet mekanizmalarının temeli haline gelecektir.
  3. 1638 yılında basılan eserin adı The Work of the Beast olur. Eserin adı dilimize Hayvan'ın işleri olarak çevrilebilir
  4. Edward Montagu (1602 - 1671)
  5. Parlamento kuvvetleriyle İskoçya arasında imzalanan Presbyterian Solemn League and Covenant İskoçya'da Presbiteryen inancının garanti altına alınmasını içermekte ve isteyenlerin imzalayablieceği şekilde kamuoyunun desteğine açık bir metindi. Lilburne İskoç halkının inancına ipotek koyulamayacağından ve kimsenin herhangi bir dine inanmaya zorlanamayacağından hareketle imzadan imtina etmiştir.
  6. Leveller, kelime anlamı gereğince eşitleyici anlamındadır. Lilburne sanılanın aksine mülkiyet haklarını değil sadece temel insan haklarını eşitlemek istiyordu. Mülkiyet haklarını, siyasi hakları da eşitlemek isteyenler (başta Gerrard Winstanley) kendilerine Diggers (kazıcılar) diyorlardı
  7. Edward Montagu komuta kademelerinden tasfiye edildikten sonra inzivaya çekilir. Ancak 1660 yılındaki Restorasyon ile birlikte tekrar sahneye çıkar ve monarşinin yeniden tesis edilmesinde aktif rol oynar. Hüküm giymiş olsa da tarih Lilburne'ü haklı çıkartmıştır.
  8. İngiltere Halkının Anlaşması
  9. Savcının ithamın bir örneğini savunmaya sunma zorunluluğu bu mahkemeden sonra başlmıştır
  10. Firth, Charles Harding (1893). "Lilburne, John". In Lee, Sidney. Dictionary of National Biography 33. London: Smith, Elder & Co. s. 243–250
  11. Dizinin imdb sayfası (İngilizce) 24 Temmuz 2015 tarihinde erişilmiştir
This article is issued from Vikipedi - version of the 2/9/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.