Kore

Bu madde bir bölge olan Kore ile ilgilidir, diğer anlamları için Kore (anlam ayrımı) sayfasına bakınız.

Tarih

Efsaneler

Kore'nin ilk krallığının (Gojoseon = Eski Joseon) MÖ 2333 yılında Dangun Wanggeom (ya da Tan'gun Wanggŏm; Korece: 단군왕검, Hanja: 檀君王儉) tarafından kurulduğu ve onun ardından Çin'in Shang Hanedanı'ndan gelen Gija(Çince:Jizi) tarafından Gija Joseon (ya da Kija Josŏn; 기자조선, 箕子朝鮮)'nun kurulduğuna dair efsaneler aktarılmaktadır.

Wiman Joseon

Arkeolojik açıdan varlığı ispatlanmış olan ilk krallık Wiman Joseon (ya da Wiman Chosŏn; 위만조선, 衛滿朝鮮; MÖ 194 - MÖ 108) Çin'in Yan'ndan gelen Wiman tarafından kurulmuştur. MÖ 108'de Han İmparatoru Wu tarafından yok edilmiş ve yerine başta Lelang ilçesi (樂浪郡 / 乐浪郡) olmak üzere Han'ın dört ilçesi kurulmuştur.

Proto Üç Krallık Dönem

üç krallık olustu bırıncısı gayn a jyun krallıgını escinsellik hakimdi escinsel olmayanlar olduruldu ıkıncı krallık somonyjun balık sevmeyenlr vegan oldu balıkcılar asıldı ve ucuncu krallıkda chun kım yang ıdı bu kral gercek oldugu bellı degılç

Üç Krallık Dönemi

Bu kabileler arasında Amnokyang ırmağı kıyısına yerleşen ve daha sonra krallık haline gelen ilk kabile Goguryeo (ya da Koguryŏ; 고구려, 高句麗; MÖ 37 - MS 668) çevresindeki kabileleri himayesi altına aldıktan sonra Çin'in Lolang bölgesini de 313 yılında ele geçirdiler.

Koguryo, Çin ile uğraşırken ülkenin güneyinde çevresindeki kabileleri ele geçiren Baekje (ya da Paekche; 백제, 百濟; MÖ 18 - MS 660) güçlendi ve topraklarını genişletti. Kral Kınçago (346-375) döneminde merkezileşmiş ve güçlü bir devlet haline gelmişti.

Gaya (가야, 加耶 veya 伽倻; MS 42 – MS 562), yarımadanın en güneyine yerleşimiş küçük ülkelerin konfederasyonuydu.

Silla (신라, 新羅; MÖ 57 - MS 995) ise yarımadanın güneydoğusuna yerleşmiş ve üç krallıktan uzak az gelişmiş ve zayıftı.

Birleşik Silla

Silla Krallığı güçlenmeye başladıktan sonra ilk olarak komşusu Gaya Krallığı'nı himayesi altına almıştır. Silla diğer iki krallık olan Koguryo ve Pekçe'yi ele geçirmek için de Çin ile işbirliği yapmış; fakat Çin'de bu toprakları ele geçirmek isteyince onlarla da savaşmak zorunda kalmıştır. Silla, Çin'le olan bu savaşında başarılı olmuştur.

Silla Krallığı ise 8. yüzyılın ortalarında en güçlü dönemini yaşamıştır. Budacı olan bu krallıkta ayrıca Kore tarihinin önemli yapıtlarından biri olan Bulguksa tapınağı da yapılmıştır.

Zamanla Buda Kültürü devlet üzerinde çok etkili olmaya başladı.Kralların lüks yaşama isteğiyle hevesiyle yozlaştı ve krallık yönetiminde de çatlaklara neden oldu. Bu devirde güçlenen Goryeo hanedanına boyun eğmek zorunda kaldı.

Silla'da kadınlarla erkekler aynı haklara sahiptiler ve Silla tarihinde 3 kadın hükümdar vardır. Bunlardan ilkide Seon Duk'tur.

Goryeo Hanedanı ve Moğollaşma

1231'de Moğollar istila etmeye başladı ve 1232'de Goryeo Hanedanının sığındığı Ganghwa-do (Ganghwa Adası) dışında bütün Kore yarımadasını işgal etti. 1258'da Ganghwa-do'da direnişe devam eden Kral Gojong Moğol İmparatorluğuna teslim oldu ve oğlu veliahtını (sonra Kral Wonjong olarak tahtta geçecek) Moğollar'a emanet etti. Wonjong'un oğlu Chungnyeol Kubilay Han'ın kızıyle evlendi ve Japonya'ya saldırmasını ısrar etti. Nihayet Japonya Seferleri 1274 ve 1281 yıllarında gerçekleştirildi.

Ancak her ikisinde Moğollar ve Koreliler yenildiler. 1298'de Moğollar yanlı siyasetinden dolayı tahttan indirildiyse de aynı yıl Moğollar tarafından tekrar tahta geçirildi. Chungnyeol'un oğlu Chungseon (Moğolca ismi: Ijirbuga) yarı moğol yarı koreli olan bir melez ve bundan sonraki kralların da hep Moğolca isimlerine de sahipti. 27. Kralı (Moğolca ismi: Aratotosili), 28. Kralı Chunghye (Moğolca ismi: Botapsilli), 29. Kralı Chungmok (Moğolca ismi: Palsamanaeisa), 30. Kralı Chungjeong (Moğolca ismi: Misagamtaaji), 31. Gongmin (Moğolca ismi: Bayan Timur).

Joseon Krallığı

Taejo

Goryeo Krallığının sonuna doğru 1389 yılında politik ve askeri açıdan güçlü olan General Lee Seongye Kral Chang'ı (1388-1389) yılında tahttan indirdi ve yerine Kral Gongyang'ı (1389-1392) getirdi. Bununla da kalmayıp ülkede önemli reformlar yapmaya başladı. Goryeo monarşisi ve soylu sınıfına karşı krallığın temel felsefesi olarak Konfiçyusçuluğu benimsediler.

1392 yılında kurulan bu krallık yönetim konusunda oldukça dengeli bir siyaset sistemi kullandılar. Devletin çeşitli kademelerinde görevlendirecekleri kişileri belirli bir sınav sistemi ile almaya başladılar, toplumsal gelişim ve düşünsel açıdan Konfiçyus'a dayanan bir toplum yaratmaya çalıştılar. Fakat bu oluşun sırasında aynı dikkat ve özen ticarete ve üretime yansımadı.

Dördüncü Kral Sejong'un hükümdarlığı döneminde (1418-1450) büyük bir kültür ve sanat gelişmesi yaşandı. Kralın desteğiyle krallığın önde gelen bilginleri Kore alfabesi Hangul'u hazırladılar. Kral Sejong'un aynı zamanda gökbilime de büyük ilgisi vardı. Yine bu dönemde önemli bilim adamları güneş saatleri, su saatleri, göksel küreler ve gökbilimsel haritalar yaptılar. Kral daha sonra yerini oğlu Munjong'a (1450-1452) bıraktı fakat onun ani ölümüyle 11 yaşındaki veliaht Danjong başa geldi. Genç kralın tahtta olduğu dönemde monarşinin gücü ortadan kayboldu ve bunu fırsat bilen amcası tahtı zorla elinden aldı. Kral Sejo (1455-1468) konfiçyusçuluğu destekleyerek krallığın layık olduğu yere tekrar çıkarmak için çalıştı ve onun vermiş olduğu uğraşlar bugün Kore yaşam biçiminin de temelini oluşturdu.

Imjin Savaşı ve Jeongyu Savaşı

Yi Sunsin heykeli

1592 yılında Japonya'nın Toyotomi Hideyoshi hükûmeti Çin'e yapacağı akınlara yol açmak için Joseon Krallığını istila etti. Bu savaş döneminde Güney Kore resmî tarihinin önemli isimlerinden biri Amiral Yi Sunsin (1545-1598) Japonlara karşı koymak için Gobukson (kaplumbağa gemi) denilen zırhlı savaş gemilerini yaptırdı.

Japonlar tüm yarımadanın güçlü savunması ve son olarak hükumdarı Toyotomi Hideyoshi'nin ölümü üzerine Busan'a çekilmeye karar vermişlerdir. Amiral Yi, Japonların geri çekilmesini önleyerek imha etmeye çalıştıysa da 16 Aralık 1598'de Noryang Deniz Muharebesi'nde yenilmiş ve orda ölmüştür.

Bu savaş 1598'de sona erdi fakat Joseon Krallığında oldukça büyük etkiler bıraktı. Ülkenin önde gelen sanatçıları, bilim adamları Japonya'ya zorla götürülmüş, Japon sanat ve bilim alanlarında katıkıda bulunmuşlardı.

Savaş Sonrası

Savaştan sonra 17. yüzyılda Joseon Krallığı büyük sosyal ve ekonomik değişikliklere tanık oldu. Bu, Krallığın maddi nedenlerden dolayı birçok reform yapmasına neden oldu. Tarım ve sanayide yenilikler yönetimde de birçok reforma gidildi.

Kral Yeongjo (1724-1776) ve Kral Jeongjo'nun (1776-1800) benimsedikleri yansızlık politikası ve siyasi istikrar bu dönemde güçsüz olan yönetim otoritesinin kuvvetlenmesine ve ülkenin istikrarlı bir şekilde gelişmesini sağlamıştır. Yine bu dönemde bilginler için okullar kurulmuş ve bilimde önemli mesafeler kat edilmiştir. Bu bilim adamları tarım ve sanayi de önemli reformlar yapmayı uygun bulmuşlar fakat yönetim bunların bir çoğuna gereken önemi vermemiştir.

18. yüzyılda ise yarımada sıkıntılı zamanlar yaşadı. Sel baskınları, kuraklık nedeniyle iyi hasat alınamadı ve bu açlığı, hastalıkları, kıtlığı beraberinde getirdi. Aşırı vergi alınması ülkede işçi sınıfının oluşmasına neden oldu. Bu zıt doğa ve sosyal terslikler ayaklanmalara ve ülkede karışıklıklara neden oldu, ancak ordunun devreye girmesiyle bu ayaklanmalar bastırılabildi.

Daewongun ve Kraliçe Min

Heungseon Daewongun

Doğu Asya dünyası tarih boyunca Çin imparatorlarına itaat eden kraliyetlerden ibaretti. Tek istisna olan Japon İmparatorluğu dışında Kore, Vietnam ve Moğolistan gibi ülkeler Çin imparatorluğunun üstünlüğünü tanıyordu. Dönemin Kore Kraliyeti Joseon Hanedanı (Yi ailesi) de Qing Hanedanı (Mançularından Aisin Gioro ailesi)’na bağımlıydı.

1868’de Meiji Devrimi ile yeniden kurulan Japon İmparatorluğu 13 Eylül 1871’de Çing-Japon Dostluk Anlaşmasına imzalayarak Çing ile eşit ilişkisini tekrar kanıtladı ve Kore’ye de diplomatik heyeti göndererek dışarıya açmasını önerdi. Fakat dışarıya kapalı politikasını izleyen Kral Gojong’un babası Heungseon Daewongun bunu reddetti.

Yeni Japon İmparatorluğunda Saigō Takamori ve Itagaki Taisuke başta olmak üzere bazı siyasetçiler ‘Sei Kan Ron (Kore Fethi Tezi)’ savunup Kore’nin yurtdışına açmasını istediler ve Saigô’nun heyeti olarak Kore’ye yollanması kararlaştırıldı. Ancak sonra geri çevirilince Saigō, Itagaki ve benzerleri sine-i millete döndü.

1873’de Gojong'un eşi Kraliçe Min (vefatından sonra 1897’de ‘İmparatoriçe Myeogseong’ ünvanı verildi) Heungseon Daewongun’u kovarak akrabalarla birlikte ülkeyi yönetmeye başladı ve dışarıya açık siyasetini takip etti. 1875’de Japonya donanmasını yollayarak Ganghwa-do’da bulunan müstahkem mevkileri topa tuttup deniz piyadesini karaya çıkardı. (Ganghwa-do Olayı) 1876’de Ganghwa Antlaşması’yla 3 limanı açtı.

Minlere karşı Darbeler

Kim Okgyun
Gojong

1882’de Daewon-gun darbe girişminde bulunduysa Kore’de konuşlandırılan Çin ordusu’nun komutanı Yuan Shikai’nin yardımıyla Kraliçe Min kazandı ve Kral Gojong yakalanarak Çin’e götürüldü. Bu olaydan sonra Kraliçe Min Japonya’dan uzaklaşarak Çin’e yanaştı. 1884’te ‘aydın’ siyasetçi Kim Okgyun Japonya’nın yardımıyla darbe girişiminde bulundu.

Kim Okgyun 1894’te Kraliçe Min’in yolladığı kiralık katili Hong Jongu tarafından öldürüldü ve ölü Kore’ye getirilerek parçalandı.) Çin-Japon Savaşı (1894-95) sırasında Japon Ordusu Kraliçe Min’i iktidardan uzaklaştırmayı başardı. Ancak Kraliçe Min bu sefer Rusya İmparatorluğu elçiliği ve Rus yardımlarıyla tekrar iktidara geçti.

Çin-Japon Savaşında Japon İmparatorluğu'nun zaferiyle 17 Nisan 1895'te Shimonoseki Antlaşması imzalanmış ve antlaşma gereğince, Kore Krallığı Çing'e olan bağımlılığını bitirerek tam bağımsızlığına kavuşmuştur.

Fakat 8 Ekim 1895’te Daewongun’un adamları Kraliçe Min’i öldürüp cesedini yaktılar. (Eulmi Hadisesi, 을미사변 / 乙未事變, Eulmi sabyeon). Kore hükûmeti 19 Ekim 1895'te başta Yi Johoe (이주회 / 李周會), Bak Seon (박선 / 朴銑), Yun Seogu (윤석우 / 尹錫禹) olmak üzere üç sanık ve onların aile fertlerini idam etmiştir.[1] Fakat 25 Ekim 1896'da Bak ve Yun olmak üzere iki kişinin suçsuz olduğu açıklanmış ve tazminat ödenmiştir. Elçi Miura Gorō (三浦梧楼)'nun Yarbay Kusunose Yukihiko (楠瀬幸彦), gazeteci Adachi Kenzō (安達謙蔵) 'nun yardımlarıyla olayı yönettiğini şüpheleyen Japon hükûmeti ise Miura ve arkadaşları Hiroşima'da hapsetmiştir. Ancak Ocak ayında askerî mahkemede kanıtlanmayıp beraat etmişlerdir.

Gojong, 11 Şubat 1896'da Rusya Elçiliğine sığınmış ve 20 Şubat 1897'ye kadar elçilikten ülkeyi yönetmiştir (아관파천 / 露館播遷).

12 Ekim 1897’de Kore Kralı Gojong Kore tarihinde ilk kez İmparatoru olmuş ve 14 Ekim'de ülkenin adını Kore İmparatorluğu olarak değiştirmiştir.

Rus - Japon Savaşı ve Kore'nin Japonya'yla birleşmesi

An Jung-guen
Chōsen Sōtoku Fu

Rus-Japon Savaşı (1904-05) sırasında 23 Şubat 1904’te Japon-Kore Temel Protkolü (Birinci Japon Kore Antlaşması)’nın imzalanmasıyla Kore hükûmeti Japonya’nın tavsiye ettiği maliye ve savunma danışmanlarını kabul etmek zorunda kaldı. Savaş bitikten sonra 17 Kasım 1905'te Eulsa Antlaşması (Kore Himaye Antlaşması ya da İkinci Japon Kore Antlaşması)’nın imzalanmasıyla Kore dış siyaset yetkilerini kaybederek fiilen Japonya’nın himayesi altına girmiştir.

21 Aralik 1905'te Japonya, Tōkan Fu (Kore Müfettişliği) kurmuş ve Itō Hirobumi'yi ilk müfettiş olarak atamıştır.

1907’de Kral Gojong’in Lahey'e Japonya'yı şikayet eden heyetini gizlice gönderdiği ortaya çıkınca, Üçüncü Japon Kore Antlaşması imzalatırıldı ve bu sefer Japonya Kore’nin yüksek tabakalı memurlarının atama hakkını elde etti.

1909’da Kore vatanperver teröristi An Junggeun (Hristiyan ismi: Doma=Thomas, günümüz Güney Kore’sinde millî kahraman, Kuzey’deyse hatalı davranan vatanperver) Mançurya’nın Harbin kentini ziyaret eden eski Kore Müfettişi ve dönemin Japon Senatosu Başkanı Itō Hirobumi’yi vurup öldürdü. Ancak Itō Kore’nin ilhakına karşı çıkanlardandı. O yüzden Kore’nin Japonya’ya ilhakını isteyen Korelilerden oluşan Terakki Fırkası (Iljinhoe)’nın komplosu olduğu da söylendi.

1910’da Kore’nin İlhakına dair Antlaşma’nın imzalanmasıyla Kore Japonya'nın bir bölgesi olmuştur. Koreliler de Kore asıllı Japon vatandaşı oldu ve merkez yönetim kuruluşu olarak "Kore Genel Valiliği" (Japonca: Chōsen Sōtoku Fu) kuruldu.

1 Mart Hareketi (1919)

Yu Gwansun
Gojong'un cenaze töreni

1918’de Japonya’da okuyan Kore asıllı bir takım öğrenciler Woodrow Wilson'un Öz belirtim ilkesinden etkileyerek Tokyo’da toplandı ve Bağımsızlık İlanı'nın metnini yazdılar.

33 din adamı 21 Ocak 1919’da vefat eden Kore’nin son imparatoru Gojong’un 3 Mart’ta yapılacak olan cenaze töreninde protest eylemleri düzenlemeye planlarak devlet memurları ve öğrencilere çağırdı. Ancak devlet memurlarından yardım alamadı. O yüzden 33 din adamı 1 Mart’ta Seul’da Pagoda Park (günümüzün Tapgol Park)’ta Bağımsızlık İlanı açıklamaya kararlaştıysa da yakalandılar. Kore halkı Pagoda Park ve yurdun dört tarafında Mansei (Yaşasın) diye bağırarak polis karakolları, Japon Ordusu yazhaneleri ve postanelere hücum ettiler.[2]

Resmî açıklamaya göre bu protestolarda 357 Koreli ve 8 polis ve jandarma ölmüştü (söylentiye göre 7.509 Koreli ölmüş). Mesozist Misiyonerlerin kurduğu Ewha Kız Mektebi’nde yatlı olarak okuyan 17 yaşındaki bayan öğrenci Yu Gwansun yakalanarak hapiste Japonlar tarafından öldürüldü.[3]

Olaydan sonra 12.668 kişi yakalanıp bunlardan 6.417 kişi yargılandı ve 3.967 kişi çeşitli cezalara çarptırıldı. 1 Mart, günümüzde Güney Kore'de "1 Mart Bağımsız Hareketi günü", Kuzey Kore'de ise "Halk Ayaklanmasını Anma Günü" olarak anılmaktadır. 1 Mart Bağımsız Hareketi Joseon'a bağımsızlığını geri kazandıramadı ancak, tüm dünyaya, Joseonluların Japon egemenliği altında ezildiklerini ve de özgürlük, bağımsızlık istediklerini duyurdu.

Japon İmparatorluğu Yönetimi

Park Chung-hee (Mançukuo Ordusunda üsteğmen)
Ŭibyŏng
"Chōsen Sōtoku Fu" Demiryolu'na ait lokomotifler

1 Mart Olayı’ndan sonra Çin'in Shangai kentinde Amerika'nın kuklası Seungman Rhee (Yi Sungman) ve 1896'da cinayeti işleyen Kim Gu gibiler tarafından Kore geçici hükûmeti kuruldu ve Mançurya'da Japonya'ya Direniş Birleşik Ordusu adlı bir örgütü kuruldu. Fakat Kore yarımadasında ciddi bağımsızlık hareketleri meydana gelmedi. Bunun sebebi Japon yönteminin faydalı taraflarından kaynaklanıyordu. Japonya’nın yaptığı yatırım ve demiryol hatlarıyla, öğrettiği disiplinli çalışma tarzı ile Kore’de sanayî kalkınma gerçekleştirildi.

Kore Genel Valiliği Hangıl’un kullanılmasına teşvik etmiş ve ulusal kimliğin oluşmasını sağlayacaktır.

Kore Genel Valiliği, Kore asıllı Japonların Japonca soyismini almalarını sınırlandırıyordu ve 1939’da bütün Korelilere Japonca ismi alma ve kullanma hakkını verildi. Esasen Kore asıllı Japonlar askerlikten muaftı. 1938’de gönüllü asker olarak kabul edildi ve buna 300.000’den fazla Kore asıllı Japonlar başvurdular. Ekonomik sebepler ve memleketini savunma duygularının yanı sıra ileride bağımsızlık mücadelesinde askerî bilgiler ve tecrübelerinin faydalı olacağı düşüncelerleri de söz konusuydu. 1944’de Kore asıllı Japonlara da zorunlu askerlik uygulanmıştır.

Ayrıca Japonya’da yüksek eğitimi görme fırsatı sağlandı. Kara Harp Okulu’nda okuyanlar, Japon İmparatorluk Ordusunda subay ve general olmuşlardır.[4]

Kore'nin Bölünmesi

Geongukjunbiwiwonhoe (Devlet Kurma Hazırlık Komitesi) Inchon şubesini ziyaret eden ABD askerleri

Japonya'nın yönetimi 15 Ağustos 1945'te Japonya'nın II. Dünya Savaşını kaybetmesiyle sona erdi. Fakat bu durum Korelilere tam bağımsızlık getirmedi. Soğuk Savaş'ın başlamasıyla ülke ikiye bölündü. Ülkenin güney kısımı ABD tarafından kuzey kısımı ise Sovyetler Birliği tarafından işgal edildi. Bu iki politik-ideolojik düşünce 38. paralelin kuzeyinde ve güneyinde yine iki farklı politik ideolojiye sahip Kore ortaya çıkardı.

15 Aralık 1945'te ABD, Sovyetler Birliği ve Birleşik Krallık, Moskova'da buluştu ve ülke 4 güç (ABD, SSCB, Birleşik Krallık ve Çin Cumhuriyeti) tarafından geçici olarak birleştirildi. Kasım 1947'de Birleşmiş Milletler ülkede bir komisyon nezaretinde seçim yapılmasına karar verdi. Sovyetler Birliği bu karara uymayarak Kore'nin kuzey bölgesine BM Komisyonunu almadı. BM vermiş olduğu kararı değiştirdi ve sadece girebildiği bölgelerde seçim yapılmasını sağladı.

10 Mayıs 1948'de 38. paralelin güneyinde ilk genel seçimler yapıldı. Bu seçimin sonunda Syngman Rhee başkan seçildi. Yine bu zamanda 38. paralelin kuzeyinde Kim II-Sung’a komünist bir rejimi kurdurdu.

Kore Savaşı

25 Haziran 1950’de Kuzey Kore 38. paralelin güneyine indi ve Güney Kore'yi işgal etti. Bu işgal için ortaya herhangi bir neden konmadı. Komünistler SSCB yapımı T-34/85 tanklarıyla Daegu yakınlarındaki Nakdong-gang nehrine kadar ilerledi. Güney Kore bu durum karşısında BM'den yardım istedi. 27 Haziran 1953'te sona eren savaş arkasında harabeye dönmüş bir yarımada bıraktı.

Kuzey Kore

Kuzey Kore, resmî adıyla Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (Korece: 조선민주주의인민공화국; hanja: 朝鮮民主主義人民共和國; Chosŏn Minjujuŭi Inmin Konghwaguk), Doğu Asya'da Kore Yarımadası'nın 120.540 km²'sine sahip olan devlettir.

Kore II. Dünya Savaşı'ndan sonra, 1910-1945 yılları arasında yaşanan Japon işgalinin sona ermesinin ardından ülkeye Sovyetler Birliği ve ABD silahlı kuvvetlerinin ayrı bölgelerden çıkartma yapması ve sonucunda kuzeyin komünist rejimi benimseyip güneyin de kapitalizmi benimsemesinin ardından, özellikle de Kore Savaşı sonucunda Kuzey ve Güney Kore olmak üzere ikiye bölündü. Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti 1948 yılında otoriter ve sosyalist bir hükümet kurmuştu. 1994 yılında Kuzey Kore'nin ilk lideri olan Kim Il Sung'un ölümünden sonra, ülkeyi oğlu Kim Jong-il yönetmeye başlamıştır. 17 Aralık 2011 tarihinde ülkenin 70 yaşındaki lideri Kim Jong-il öldüğünde yönetim halka oğlu ve liderin varisi Kim Jong-un etrafında toplanma çağrısı yapmıştır. Kuzey Kore diğer komünist ülkelere göre daha kapalı bir rejim görünümündedir. Ülkenin güneyinde Güney Kore, kuzeyinde Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya, doğusunda ise Japon Denizi bulunur.

Güney Kore

Güney Kore, resmî adıyla Kore Cumhuriyeti (Korece: 대한민국 Daehan Minguk; Hanja: 大韓民國; kısaca: 한국, 韓國 Hanguk) bazen sırf Kore,Doğu Asya'da Kore Yarımadası'nın güneyinde kalan bir devlet. Güney Kore'nin komşu devletleri; batısında Çin Halk Cumhuriyeti, doğusunda Japonya ve kuzeyinde Kuzey Kore'dir. Ülke'nin başkenti Seul'dur. Güney Kore ılıman iklim kuşağında kalıyor ve ülke arazisi dağlık topraklardan oluşuyor. Güney Kore sınırları 99,392 km²'lik bir alanı kaplar ve ortalama 50 milyon gibi bir nüfusa sahiptir.

Arkeolojik buluntular Kore Yarımadasının Alt Paleolitik çağında insanlar tarafından ikamet edildiğini gösteriyor. Kore tarihi MÖ 2333 yıllında Gojoseon'un efsanevi Dan-gun tarafından kurulmasıyla başlıyor. Silla altında MÖ 668'de Kore'deki Üç Krallığı'nın birleşmesinden sonra Kore bir devlet olarak Goryeo hanedanında ve Joseon hanedanında var olmaya devam etti, ta ki 1910'a kadar Kore İmparatorluğu Japonya tarafından ilhak edilene kadar. Kore II. Dünya Savaşının ardından Sovyet ve ABD'nin askeri güçlerinden kurtuluşu ve işgalinden sonra, Kuzey Kore ve Güney Kore'ye bölündü. Güney Kore ikinci bir demokrasi olarak 1948 yılında kuruldu.

25 Haziran 1950'de Güney Kore, Kuzey Kore'nin askeri güçleri tarafından işgale uğradı, iki Kore arasında çıkan savaş zor bir ateşkes sonrasında durdu ve iki ülke arasındaki sınır bugünlerde en çok güçlendirilmiş müstahkem mevki. Savaş'dan sonra, Güney Kore ekonomisi önemli ölçüde büyüdü ve gelişmiş bir ekonomiye ve tam demokrasiye sahip oldu. Ayrıca ülke Doğu Asya'da bölgesel güç konumundadır.

Güney Kore başkanlık sistemine göre yönetilen ve onaltı idari bölüm içeren bir cumhuriyet, ayrıca ülkedeki yaşam standartları çok yüksektir ve Güney Kore gelişmiş ülke statüsüne sahiptir. Ülke Asya'nın en büyük dördüncü ekonomisine ve dünya'nın en büyük 15'inci (GSYİH) veya 12'inci (SAGP) ekonomisine sahip. Ülke'nin ekonomisi ihracata dayalı, özellikle elektronik endüstrisi, otomotiv endüstrisi, gemi yapımı, makina endüstrisi,petrokimya ve robotik gibi sektörlerde üretim güçlüdür. Güney Kore Birleşmiş Milletler, Dünya Ticaret Örgütü, OECD ve G20 gibi örgütlere üyedir. Ayrıca APEC ve Doğu Asya Zirvesi'nin kurucu üyelerinden biridir.

Kore sanatı

Resim

Kore resim sanatı, Üç Krallık döneminden (MÖ 57 - MS 668) günümüze kadar olan süreçte oldukça büyük değişim ve gelişim gösterdi. Üç Krallık döneminin en güzel örnekleri Koguryo mezarlarının duvarlarında ve tavanlarında olan yapıtlardır. Koguryo'nun hareketli ve ritmik resimlerine karşın, Silla'nın daha çok düşünceye yönelik ve titiz eserleri vardır. Silla'nın resim sanatı ise 7. yüzyıldan itibaren oldukça gelişim göstermiştir.

Kore resim sanatının altın çağının başlangıcı diyebileceğimiz bölüm ise Koryo (918-1392) dönemidir. Bu dönemin sanatçıları tapınaklara yaptıkları resimleri oldukça gelişmiştir ve Budacıların bez üzerine yaptıkları resimler ise Kore Budacılığının gelişimini sağlamıştır.

Çosan dönemi boyunca ise, önemli ressamlar zengin ailelerin istekleri doğrultusunda doğa resimleri yapmaya başladılar. 18. yüzyılın sonlarında ise sanatçılar gündelik yaşama yöneldiler. Dini duygular içermeyen resimler yapan bu sanatçılar "tür resmi" denen yeni bir akım başlattılar.

Sanatçılar daha sonraki süreçte halktan alınan ilham ve görüntülerle tablolarının renklendirmesi, tablolarına sıradan insanların yaşantısına, umut ve düşüncelerine yer vermesi resim sanatının geleneksel sınırlardan kendisini kurtarmasına ve daha çok ilgi görmesine olanak tanımıştır.

1910'da Japonya ile birleşmesiyle birlikte ise batının yağlıboya resim tekniklerinin etkinliğini artırması, geleneksel Kore resim sanatının canlılığını yitirmesine yol açmıştır. 1945'te bu Japon yönetimini kalkması geleneksel Kore resminin yeniden canlanmasını sağlamıştır. Avrupa ve Birleşik Devletlerde eğitim görmüş birçok Koreli sanatçı bu çağdaş sanatın kendi ülkelerinde tanıtımında önemli rol oynamıştır.

1950'lerde kurulmuş olan ve bir hükümet kuruluşu olan Ulusal Sergi Salonu Kore sanatının gelişiminde önemli bir rol oynadı. Bu sergi salonunda eserlerini yayınlamak isteyen sanatçılar daha çok modern sanat eserleri ortaya koydular. Geometrik soyutlamalar ön plana çıktı.

1980'lere gelindiğinde ise sanatın toplumsal sorunlarla ilgili mesajlar vermesi gerektiği düşüncesi hakim olmaya başlamıştı.

1995 yılında yapılan Uluslararası Kvangcu Bienali, Kore Sanatçılarını uluslar arası sanat dünyasının önde gelen sanatçılarıyla bir araya getirdi.

Günümüz Kore'sinde ise hem geleneksel alanda hem de modern resim alanında çalışan birçok sanatçı kendilerine dünya sanat literatüründe önemli yer edinmişlerdir.

Müzik ve dans

Müzik ve dans Kore halkı için 3 krallık devrinden başlayan süreç boyunca daha çok bir dinsel tapınma aracı olarak kullanılmıştır.

Üç Krallık dönemi 30'dan fazla müzik aletinin kullanıldığı bir dönemdir. Bunların en önemlilerinden biri o zamanlar Çin'de bulunan Jin Hanedanlığında kullanılan yedi çengelli zither'e alternatif olarak yapılan ve Koguryo Hanedanlığından Wang San-Ak tarafından yapılan Hyeonhakgeum (Siyah Uzun Zither)'dur. Bir diğeri ise 42-562 yılları arasında Gaya hanedanlığında kullanılan ve daha sonra Ureuk tarafından Silla hanedanlığında kullanılan 12 telli gayageum (Gaya Zither'i)'dur. Günümüz Kore'sinde hala kullanılmaktadır.

Geleneksel Kore Müziği

Koryo hanedanlığının müzik kültürü ise kuruluşundan sonra bir süre Silla'nın devamı olarak sürdü fakat zamanla bunu çeşitlendirdiler. Bu hanedanlıkta zamanla 3 farklı müzik kültürü oluştu. Bunlardan ilki Çinde bulunan Tang Hanedanlığı müziği anlamına gelen Goryeo-Dangak, köy müziği olan Hyangak ve saray müziği olan Akk. Çosan Hanedanlığından kalan Koryo'nun da kullandığı bazı müzikler günümüz Kore seremonilerinde hala atalarına olan saygının bir simgesi olarak kullanılmaktadır.

Müzikte olduğu gibi Koryo hanedanlığı geleneksel dansını da 3 krallık döneminden almıştır. Bununla birlikte özellikle Çin'de bulunan Song Hanedanlığından da aldığı birçok dini ve saray halkına hitap eden dansı da bu kültüre eklemiştir.

Çosan hanedanlığı sırasında, müzik özellikle dini törenlerde önemli bir yer tutmuştur. Bu doğrultuda konusu müzik olan iki bölüm kurulmuş ve müzik metinlerinin bir düzene koyulması için çalışmalar yapılmıştır.

Tüm bunların doğrultusunda 1493 yılında müziğin kanunu olarak adlandırılan Akhakvebım yazıldı. Bu kitapta sarayda çalınacak müzik üçe ayrılıyordu: tören müziği, Çin müziği ve halk şarkıları. Özellikle Kral Second döneminde birçok çalgı geliştirildi. Saray müziğinin yanı sıra din dışı, geleneksel müzikler; dangak ve hyangak'ta varlılarını sürdürdü.

Halk dansları arasında yer alan çiftçi dansı, şaman dansı, keşiş dansı, özellikle Sandaenori olarak bilinen maskeli dans ve kukla dansı Çosan hanedanlığının ileri dönemlerinde halk tarafından çok sevildi.

Müziği, dansı ve öyküyü bir araya getiren maskeli dans, şamanistik öğelerde içerdiğinden halkın her kesimi tarafından ilgiyle karşılanıyordu. Ayrıca sahnede zengin kısmın alay konusu olarak alınması halkın buna olan ilgisini biraz daha artırıyordu. Kore'nin geleneksel halk danslarında, Konfiçyus ve Budacı etkiler oldukça ön plandadır. Konfiçyus etkisi baskıcı bir eğilim gösterir. Budacı etkilerin ise saray ve şaman danslarında görüldüğü üzere daha ılımlı bir hava vardır.

Bu geleneksel dansların büyük bir bölümü 1960 ve 1970'li yıllarda hızlı sanayileşme ve kentleşme sürecinde unutulmuştur. 1980'li yıllarda ise halk bu eski gelenekleri canlandırmak için birçok çalışma yapmaya başlamıştır. Yaklaşık 56 tane olan bu eski saray danslarından günümüzde sadece birkaç tanesi bilinmektedir.

Bu canlandırmayı desteklemek için devlette bir takım çalışmalar yapmıştır. Bu danslardan Silla döneminden, Cheoyongmu (maske dansı), Koryo döneminden Hakmu (turna kuşu dansı), Çosan döneminden, Chunaegjeon (Baharda öten bülbül dansı) varlıklarını devam ettirebilmek için devlet tarfından " Dokunulmaz Kültürel Miras" olarak adlandırılmış ve bunu günümüze taşıyan sanatçılara da geleneksel sanatlar ve el sanatı ustalarına verilen en önemli ödül olan "insanlığın kültürel değerleri" unvanı verilmiştir.

Modern dansın ülkede gelişiminin ilk adımları ise Japon sömürge yönetimi esnasında da bu çalışmaları yapan Jo Taek-Won ve Choe Seung-Hi tarafından atılmıştır. Bağımsız Kore'nin kurulmasından sonra kurulan Seul Bale Topluluğu (1950) bale ve modern dans sergileyen ilk topluluk oldu.

Kore batı müziğiyle ilk olarak 1893 yılında Hristiyan ilahisiyle tanıştı ve bu 1904 yılından itibaren okullarda öğretilmeye başlandı. Daha sonraları ise batı melodileriyle söylenen Changga (Çanga) ülkenin her yanına yayıldı.

Kore'nin bağımsızlığına kavuştuktan sonra kurulan ilk batı tarzındaki orkestra Kore Filarmoni Orkestrası Derneği oldu. Günümüz Kore'sinde Seul ve diğer illerde yaklaşık 30 orkestra vardır. Bu müzik gelişimi Koreli müzisyenlerin de dünyada birçok yerde adlarını duyurabilmelerini sağlamıştır. Bunlar arasında en çok dikkati çekenler Chung üçlüsü, şef piyanist Chung Myung-Whun, viyolonsel sanatçısı Chung Myun-Wha , ve kemancı Chung Kyung-Wha'dır.

Şarkıcılar arasında ise sopranolar Jo Su-Mi, Shin young-Ok ve ong Hye-Gyong uluslar arası müzik dünyasında önemli yer edinmişler, New York'taki Metropolitan Operasında baş rollerde oynamışlar ve dünyaca ünlü müzik şirketleri tarafından plakları yapılmıştır.

Kore'nin geleneksel müzik ve sanatını korumak ve geliştirmek için 1951 yılında Kore Geleneksel Sahne Sanatları Merkezi kuruldu ve 1993 yılında Seul Güzel Sanatlar Merkezinde kurulan Kore Ulusan Sanatlar Enstitüsü Müzik Okulu ise de batı biçimi bir konservatuvar olarak eğitim vermeye başlamıştır.

Tiyatro

Kore tiyatrosu ise tarih öncesi dönemin dinsel törenlerinin etkisi altında kalmış, müziğin ve dansın içi içe olduğu bir yapıya sahiptir. Geleneksel tiyatro türünün en önemli örneği dans, şarkı, öykü, yergi ve gülmece içeren maskeli bir dans olan Sandenori ya da Talçum'dur. Bunların yanında halk sanatçılarının ortaya koyduğu kukla oyunları Pansori'ler oldukça ilgi görürdü ve bunlar pek sık olmasa da günümüzde de gösterilmektedir.

Maskeli dans ve öteki tiyatro sanatlarından farklı olan Sin-geuk ise 1092 yılından itibaren sergilenmeye başlandı. Batı türü bir tiyatroya ise ilk kez 1908 yılında Seul ev sahipliği yaptı. Daha incelemesi yaparak yurda dönenlerin oluşturduğu "Hiokşindan" ve Munsusong" tiyatro toplulukları yeni akım estirmeye başladılar. Sinpa isimli bu oyunlar askeri, siyasi sonraları ise polisiye konular sahnelediler.

1920'li yıllarda tiyatro sanatının önde gelen kişilerinin kurduğu Tovolhoe, tiyatro sanatına öncülük edip 1930'lara kadar adından çok söz ettirdi. 1940 ve 1950'lere gelindiğinde ise toplumsal ve siyasal karışıklığın etkisi ve yine sinema ve televizyonun gelişimi bu sanatın etkisini zayıflattı.

1970'lere gelindiğinde ise bazı genç sanatçılar maskeli dans oyunları, şaman törenleri ve pansori'ler gibi eski geleneksel tiyatronun biçimlerini inceleyip bunu günümüze taşımaya gayret göstermişlerdir. Günümüzde Seul'ün merkezinde bulunan Tehangno Caddesindeki tiyatrolarda bu tür gösteriler sergilenmektedir.

Sinema

Kore film yaşamı 1919 yılında başladı. Haklı İntikam adlı film bir dramaydı. 1923 yılında yapılan ilk konulu film ise Ayın Altındaki Yemin'di. 1920'lerde Japon zulmüne karşı yapılan Arirang filmi halk tarafından oldukça sevildi. Kore savaşının 1953 yılında bitmesinden sonra film endüstrisi gelişmeye başladı, fakat yaklaşık 10 yıl kadar devam eden bu gelişim televizyonun hızlı yükselişi nedeniyle durma noktasına geldi. Bu süreç 1980'lerin başına kadar devam etti. Genç ve yetenekli yönetmenlerin başını çektiği bir grup bu dönemde film endüstrisine oldukça önemli katkılar yaptı. Hazırlanan filmler Londra, Venedik, Berlin, Tokyo ve daha birçok film şenliklerinde gösterilip tanındı ve önemli ödüllere layık görüldü.

Cannes Film festivalinde gösterilen ilk Kore Filmi ise 2000 yılında yarışan İm Kvon-Tek'in yönettiği Cunhgyangcon (Çunhyang'ın Öyküsü) oldu. Bakhasatang (Naneli Şeker) Filmi de 35. Carlo Bivari Film Şenliğinde üç ödül aldı.

Günümüz Kore sinemasının parlayan yıldızı Kim Ki Duk olarak kabul edilmektedir. Kim Ki Duk, Berlin Film Festivalinde Samartian Girl isimli filmiyle Altın Ayı ödülünü kazanmıştır.

Kore'de Halkın yoğun ilgisi ve bazı film şirketlerinin etkisiyle burada da film şenliklerinin düzenlenmesine başlanmıştır. Bunların arasında Pusan Uluslar Arası Film Şenliği ile Puçın Uluslararası Fantastik Filmler Şenliğidir.

200'den fazla şirketin bu endüstride olduğu yapılan çalışmalar hala daha yeterli düzeye ulaşmamıştır.

Bazı ünlü Kore dizileri arasında Saraydaki Mücevher (Dae Jang Geum), Efsane Prens (Jumong), Denizler İmparatoru (Hae-shin veya Emperor of The Sea), Sarayın Rüzgarı, Düşlerimin Prensi (Goong), Zoraki Prens (Goong S), Ölümüne Aşk (A Love to Kill), Muhteşem Kraliçe (Seondeok Yeowang, Queen Seon Deok veya The Great Queen Seondeok), Kadın Polis (Damo), Rüzgarın Krallığı Jumong'un Torunları (The Kingdom of the Winds veya Country of Wind veya The Land of Wind), Demir Prenses (Empress Cheonchu veya Empress Chun Chu), Büyük Kral Jo Young, Tacir (Sangdo), Sarayın İncisi (Dong Yi), Kral Sejong (Dae Wang Sejong, King Sejong, The Great Sejong, The Great King Sejong veya Sejong the Great), The Princess' Man, Coffee Prince, My Princess ve Yaban Çiçeği (Boys Over Flowers veya Boys Before Flowers) vardır.

Artistleri arasında en ünlüleri Lee Young-ae, Song Il-gook, Song Ji Hyo, RAIN (Bi), Wonk Ji Joon, Han Hye Jin, Lee Yo-won, Yoon Eun Hye, Kang Ji Hwan, Park Shin Hye, Jang Geun Suk, Hyun Bin, Lee Min Ho, Lee Hong Ki, Ha Ji Won, Jung İl Woo,Kim Jeong Hoon,Yoona ve başka pek çok yıldızları vardır.

Not

  1. Kore Krallığı mahkeme kararı
  2. Bundan dolayı Japonya’da Banzai (Manse) Hâdisesi denir.
  3. Bazı Hıristiyan Koreli çevresinde "Kore'nin Jeanne d'Arcı" denilmektedir.
  4. Örneğin Kore İmparatorluğunun son veliahtı Korgeneral Yi Un (Japon ismini almadı.), Korgeneral Hong Saik (Japon ismini almadı. 26 Eylül 1946’da Amerika’nın kurduğu Manila Askerî Mahkemesi’nde idam edildi.), Albay Prens Yi Wu (Japon ismini almadı. 6 Ağustos 1945’te Hiroşima'da Amerika’nın attığı atom bombası ile ağır yaralandı ve ertesi gün vefat etti.), Daha sonra Güney Kore’nin cumhurbaşkanı olacak Park Chunghee (Japon ismi: Masao Takagi).

Ayrıca bakınız

Koordinatlar: 38°19′K 127°14′D / 38.317°K 127.233°D / 38.317; 127.233

This article is issued from Vikipedi - version of the 12/3/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.