Gine

Koordinatlar: 7°32′17″K 8°29′50″B / 7.53806°K 8.49722°B / 7.53806; -8.49722

Gine Cumhuriyeti
République de Guinée
Gine
Bayrak Arma
Slogan: Travail, Justice, Solidarité
Marşı: Liberté
(Türkçe:Özgürlük)

 Gine konumu  (koyu mavi)– Afrika bölgesinde  (açık mavi & koyu gri)– Afrika Birliği içerisinde  (açık mavi)
Başkent
ve
Conakry
9°31′K 13°42′B / 9.517°K 13.7°B / 9.517; -13.7
Resmî diller Fransızca
Hükûmet Cumhuriyet/Başkanlık sistemi
   Cumhurbaşkanı Alpha Condé
   Başbakan Mamady Youla
Kuruluşu
   Bağımsızlık 2 Ekim 1958 
Yüzölçümü
   Toplam 245,836 km2
İfade hatası: Beklenmedik div operatörü mil2
Nüfus
   2014 sayımı 10,628,972[1]
   Yoğunluk 40.9/km2
105,9/mil2
GSYH (SAGP) 2005 tahmini
   Toplam 18.879 milyar $ (111)
   Kişi başına 4,714 milyar $ (142)
Gini (1994)40.3
orta
İGE (2013)artış0.392
Hata: Geçersiz İGE değeri · 179
Para birimi Gine frangı (CNF)
Telefon kodu 224
Internet TLD .gn

Gine ya da resmi adı ile Gine Cumhuriyeti, Afrika kıtasının batı bölümünde yer alan bir ülkedir. Ülkenin sınır komşularını (kuzeyden saat yönünde ilerlendiğinde) Senegal, Mali, Fildişi Sahili, Liberya, Sierra Leone ve Gine-Bissau oluşturmakta olup, ülkenin batısında Atlas Okyanusu yer almaktadır. Ülkenin başkenti Conakry'dir.

Ülke ismi

Ülkenin ismi bir Tuareg kelimesi olan aginaw sözcüğünden gelmekte olup, sözcük siyahi anlamına gelmektedir. Bu kelimeden yola çıkarak ülke ismi siyahilerin yaşadığı ülke anlamında kullanılmaktadır.[2]

Coğrafya

Ülke toplamda sahip olduğu 4.046 km sınırın 816 km'si Fildişi Sahili, 421 km'si Gine-Bissau, 590 km'si Liberya, 1.062 km'si Mali, 363 km'si Senegal ve 794 km'si Sierra Leone ile oluşmaktadır. Ülkenin kara sınırı haricinde Atlas Okyanusu kıyısında 320 km'lik sahil şeriti bulunmaktadır.

Ülkenin kıyıdan iç kesimlerine, doğuya doğru ilerlendiğinde arazi basamaklar halinde yükselerek 1.000 m yüksekliğe kadar çıkmaktadır. Burada bulunan ve Futa-Djalon olarak adlandırılan dağlık bölgede yağmur ormanları da yer almaktadır. Bu dağlık bölgenin güneydoğusunda yer alan yaylalar, ülkenin bu bölgesinde yer alan dağlık bölgeler ile köprü vazifesi görmektedir. Gine'nin güneydoğu kesiminde yer alan bölgeler ülkenin en yüksek noktalarını oluşturmakta olup, 1.752 m ile ülkenin en yüksek noktasını konumunda olan Nimba Dağı'da bu bölgede yer almaktadır. Nimba dağı ve civarı 1982 yılında bu yana UNESCO'nun Dünya Mirası listesinde yer almaktadır. Futa-Djalon bölgesinin doğusunda, Nimba bölgesinin ise kuzeyinde kalan kesimlerde ise ovalar yer almaktadır. Afrika kıtasının önemli nehirlerinden biri konumunda olan Nijer nehri ve kolları bu ovaları sulamaktadır.

İklim

Gine'de genel olarak tropikal iklim şartları hüküm sürmektedir. Bölgesel olarak bazı farklılıklar gözlemlenebilse de kurak dönem ile yağmur dönemi uzun sürmektedir. Kıyı kesimlerinde sıcak ve nemli bir iklimin yanı sıra yoğun yağışların hakim olduğu ülkede, Futa-Djalon bölgesinin doğusuna doğru ilerlendikçe yağışlar azalmaktadır. Ülke genelinde Muson yağmur sezonu Nisan-Kasım ayları arasında yaşanmakta olup, bu yağışlar genellikle şiddetli fırtınalar ve yoğun gök gürültüsü eşliğinde gerçekleşmektedir. Söz konusu yağmurlar ülkenin güney bölgesinde yer alan yağmur ormanı bölgelerinde Şubat ayı itibariyle de başlayabilmektedir. Gine Temmuz-Ağustos dönemlerinde Muson yağmurlarının en yoğun yağdığı dönemi yaşamakta olup, Kasım-Nisan ayları arasında kurak döneme geçilmektedir. Özellikle bu dönemde ülke harmattan olarak adlandırılan ve Sahra Çölü yönünden esen alize rüzgarlarının etkisi altında bulunmaktadır.

Gine genelinde yıllık sıcaklık ortalamaları 22 °C ile 32 °C arasında yer almakta olup, en yüksek sıcaklık değerleri 28 °C ile 35 °C arasında ölçülmektedir. Futa-Djalon yaylalarında kış aylarında en düşük sıcaklık değerleri olarak 6 °C ölçülebilmektedir. Ülkenin Atlas Okyanusu kıyısında yer alan başkent Conakry'de yağmur ya da kurak sezondan bağımsız sürekli 24 °C ile 32 °C aralığında sıcaklık değerleri ölçülmekte, yıllık yağış ortalaması ise de 4.000 mm düzeyinde gerçekleşmektedir. Ülke genelinde var olan nemli hava özellikle ziyaretçiler tarafından boğucu ve çok yorucu olarak adlandırılmaktadır. Yağmur sezonunun başlangıç ve bitiş dönemleri (Nisan/Mayıs-Ekim/Kasım) Gine'de yaşam koşullarını zorlaştıran şiddetli yağışların ve gök gürültülerinin, kasırga şiddetindeki rüzgarların yaşandığı dönem olarak görülmektedir.

Nüfus

Gineli bir kadın

Gine'da son olarak 2014 yılında gerçekleştirilen sayım sonuçlarına göre 10,628,972 nüfus tespit edilmiştir. Bu güncel olarak son resmi sayım konumundadır. Ülke nüfusunun büyük bir çoğunluğu başkent Conakry'de yaşamaktadır.

Gine genç bir nüfusa sahip olup, 2014 tahmini verilerine göre nüfusun %61,13'ü 0-24 yaş aralığındadır. Ülkenin sadece %3,65'i 65 yaş ve üzerindedir.[3]

0-14 yaş: %41.7 (erkek 2,547,037/kadın 2,495,495)
15-24 yaş: %19.67 (erkek 1,200,618/kadın 1,177,633)
25-54 yaş: %30.52 (erkek 1,851,200/kadın 1,839,952)
55-64 yaş: %4.46 (erkek 258,455/kadın 281,497)
65 yaş ve üzeri: %3.65 (erkek 195,054/kadın 246,408)

Şehirde yaşayanların oranı 2015 verilerine göre %37,2 olan ülkede, nüfusun yıllık artış oranı 2016 tahmini verilerine göre %2,62 düzeyindedir.[3]

Etnik gruplar

Ülke genelinde 20'nin üzerinde etnik grup yaşamakta olup, en önemli ve ülke genelinin büyük çoğunluğunu oluşturan üç ana etnik grup bulunmaktadır. Ülke nüfusunun %40'ını oluşturan Fulbeler Gine genelinde en yaygın etnik grubu oluşturmaktadır. Fulbelerin ardından en yoğun nüfusa sahip ikinci etnik grubu %30 ile Malinkeler oluşturmakta olup, %20 ile de Susular en yaygın üçüncü etnik grup olarak yer almaktadır. Bu üç etnik grubu haricinde küçük oranda Kpelleler, Kissiler, Lomalar ve Bagalar'da ülkede yaşamaktadırlar.

Etnik Grup Oran
Fulbeler %40
Malinkeler %30
Susular %20
Diğer %10

Dil

Ülkenin Fransa sömürgesi olduğu dönemlerde kullanılmaya başlanan Fransızca bağımsızlık sonrası da resmi dil olarak kabul edilerek kullanılmıştır. Fransızca resmi dil olmasına rağmen nüfusun sadece %15-25 tarafından kullanılmaktadır. Fransızcanın özellikle 1980'li yılların sonlarından itibaren okullarda tek eğitim dili olarak kullanılması ve buna bağlı olarak toplumun Fransızca'yı daha sık kullanması sonucu bu dili ana dili olarak konuşan nüfusun oranında artış yaşanmıştır. Güncel olarak nüfusun %2'si Fransızca'yı anadili olarak ifade etmektedir.[4] Son yıllarda yapılan araştırmalarda nüfusun %63,2'si Fransızca'yı kısmen ya da tamamen konuştuğunu ifade etmiştir.[5] Gine'de nüfusun büyük bir bölümünü oluşturan Fulbelerin dili olan Fulanice ulusal dil olarak kabul edilmekte ve özellikle de bu etnik grup üyeleri tarafından yoğun olarak kullanılmaktadır.

Bu dillerin haricinde ülke genelinde konuşulan 40 farklı dil daha mevcut olup, bu diller bölgesel olarak etnik gruplar tarafından kullanılmaktadır.

Din

Gine genelinde hakim olan din islam dinidir. Buna göre nüfusun %85'i islam inancına göre yaşamını sürdürmektedir. İslam topluluğun büyük bir kısmı islamiyeti sünni mezhebine göre yaşamaktadır. Hristiyan dini ülke içerisinde en yaygın ikinci din konumunda olup, nüfusun %8'i hristiyan inancına göre yaşamlarını sürdürmektedir. Bu iki dinin haricinde yerel dinlere inanan %7 dolayında küçük bir toplulukta mevcuttur.[3]

Sosyal durum

Gine'de ebola salgını (çizgili: şüpheli vakaları da içeren)
  Onaylanan salgın
  Onaylanan ölüm
Başkent Conakry'de öğrenciler

Sağlık

Ülkede temiz su kaynaklarına ulaşabilen nüfusun oranı genel Afrika ortalamasına göre yüksek düzeyde olup, 2012 tahmini verilerine göre nüfusun %74,8'i temiz kaynaklardan su temin edebilmektedir. Bunun yanı sıra nüfusun sadece %18,9'unun tam teçhizatlı sağlık hizmetlerinden yararlandığı ülkede, nüfusun %81,1'i daha ilkel şartlarda sağlık hizmeti alabilmektedir. Ülke içerisinde sıtma, humma, ishal, tifo, hepatit ve kuduz çok sık görülen hastalıklar arasındadır. AIDS, Afrika kıtasının genelinin aksine düşük oranda görülmekte olup, bu oran 2012 verilerine göre %1,7 düzeyindedir.[3]

Gine 2014 yılı içerisinde ebola virüsü salgını ile karşı karşıya kalmış, Gine Sağlık Bakanlığı 23 Mart 2014 tarihinde Dünya Sağlık Örgütün'ne ülke genelinde ebola virüsünün yayıldığını bildirmiştir. Ülke genelinde ki virüs salgını ile ilgili olarak Mart 2014 tarihinde ilk açıklama gelmiş olmasına rağmen ilk vakanın Aralık 2013 tarihinde geldiği bildirilmiştir. Gine'nin haricinde diğer batı Afrika ülkeleri olan Sierra Leone ve Liberya'da da çok sayıda kişi bu salgına yakalanmıştır. Gine'de 2014-2015 dönemi içerisinde 3.429 kişinin bu virüse yakalandığı açıklanmış, yine aynı dönem içerisinde de 2.263 kişinin ebola virüsü nedeniyle hayatını kaybettiği bildirilmiştir.[6] DSÖ Kasım 2014 tarihinde yaptığı açıklamada Gine genelinde ebola salgınının insidans oranını genel olarak iyi olarak gördüğünü bildirmiştir.[7][8]

2014 tahmini verilerine göre ülke genelinde ortalama yaşam 59,6 düzeyinde gözlemlenmekte olup, bu oran erkeklerde 58,08, kadınlarda ise 61,17 seviyesindedir.

Eğitim

Ülke genelinde 15 yaş ve üzerinde olan nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı 2010 verilerine göre %41 düzeyindedir. Bu oran erkeklerde %52 iken, kadınlarda %30 seviyesindedir. Ülkede ilk öğretimin süresi altı yıl olup, bu sürenin sonuna kadar eğitim alan çocukların sayısı düşük seviyede bulunmaktadır. 1999 verilerine göre ilk öğretim çağında ki çocukların %40'ı okula gitmektedir. Okul çağında bulunan çocukların birçoğu da okul eğitimine hiç başlamamakta olup, aile içerisinde tarımsal alanda ya da diğer dış işlerde kullanılmak üzere çocuk işçi olarak çalışmaktadır. Ülke genelinde 5-14 yaş aralığında ki çocukların %25'i 2003 verilerine göre işçi olarak çalışma hayatına atılmaktadır.[3] Erkek çocukların okula gitmeme durumu fiziki olarak çalıştırılması ile ilgili olup, kız çocuklarında bu duruma ek olarak evlendirilmesi engel teşkil etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2012 verilerine göre Gine, %63'lük bir oran ile çocuk evliliklerinin en fazla olduğu dördüncü ülke konumundadır.[9]

Tarih

Erken dönem

Günümüzde Gine'nin kurulu olduğu bölgeler erken dönemde Avrupalıların batı Afrika'da kullandığı ticaret yolların dışında kalmaktaydı. Avrupalıların kullandığı Trans-Sahra Ticaret Yolları Gine kuzeyinde ya da batısında sona ermekteydi, bunun haricinde kıyısı bulunan Atlas Okyanusu ticari amaçlı kullanılmamaktaydı. Bu dönemde bölgede yaşayan topluluklar genel olarak küçük topluluklar olarak yaşamaktaydı. 12.yy'de Futa Djalon'un yaylalarında Susu Krallığı kurulmuş, krallık 13.yy'de Gana Krallığı'nın varlığına son verilmesi ile hakimiyet alanını genişletmiştir.

1235 yılında Susu kralının Mali İmparatorluğu kralı tarafından Kirina Muharebesi'nde yenilgiye uğratılması sonucu bölgenin kuzeydoğu bölgeleri Mali hakimiyeti altına girmiştir.

Mali İmparatorluğu'nun sona ermesi sonrası bölgede hakimiyeti ele alan Songhay İmparatorluğu'da merkezi yönetimi Gine bölgesinin çok dışında yer almasına rağmen günümüzde Gine'nin bulunduğu bölgelerde de hakimiyet kurmuşlardır.[10]

Susular ilerleyen dönemlerde göçebe Fulbeler tarafından Futa-Djalon'dan uzaklaştırılmış, bunun sonucunda da diğer göçebe Fulbelerin aksine yerlerşik düzene geçerek bu bölgede yaşamaya başlamışlardır. Fulbeler 1735 yılında dini önderleri imam önderliğinde bölgede dini temeller esasına dayalı bir devlet kurmuşlar, bu devlette 1896 yılında Fransa tarafından yıkılana kadar varlığını sürdürmüştür.[11]

Avrupalılar ile ilk temas

15.yy'nin ortalarında günümüzdeki Gine kıyılarına gelen ilk Avrupalılar olan Portekizli tüccarlar ve kaşifler, burada ki halktan ziyada Gambiya Nehri ağzında bulunan topluluklar ile ticaret yapmışlardır. Özellikle Portekizli denizci António Fernandes'in 1445-1446 yılları arasında gerçekleştirdiği gözlemler ile Gine kıyıları hakkında bilgi sahibi olunmuştur.[12]

Avrupalılar ilk olarak 16.yy içerisinde günümüzde Gine'nin başkenti konumunda olan Conakry açıklarında yer alan küçük adaları ticaret merkezi olarak kullanmaya başlamışlar, adaları da Ilhas dos Idolos (Türkçe:İlahiler Adası) olarak adlandırmışlardır. Bu duruma rağmen Gine sahilleri 19.yy ortalarına kadar Avrupalılar tarafından kalıcı olarak kullanılmamıştır.

1850 yılından itibaren Fransızlar bölgede hakimiyet kurmaya çalışarak bölgeyi kolonileştirmeye başlamışlardır. Fransa, Portekiz'in kuzeyde sahip olduğu kıyı şeriti ile güneyde Britanyalılar'ın sahip olduğu kıyı şeriti arasında kalan küçük bir kıyı şeritini işgal etmeye çalışarak iç kısımlara doğru ilerlemeye çalışmışlardır. Bu bölgede başlatılan işgal faaliyetleri kölelik karşıtı hareket adı altında gerçekleştirilmiş, Fransız deniz memurları burada ki yerel yöneticiler ile anlaşmalar imzalanmış, bu imzalar neticesinde de köle ticaretine son vererek onun yerine altın, mum, fildişi ve hayvan kürkü ticareti gerçekleştirilmesi öngörülmüştür. Fransa tarafından atılan bu adımlara 1880'li yıllardan itibaren özellikle bölgenin iç kısımlarında bulunan ve ilerleyen yıllarda Gine'nin ulusal kahramanı olacak olan Samori Ture önderliğinde yaşayan topluluklar muhalif bir tutum sergilemiş, 1882 yılında da Fransızlara ilk askeri yenilgiyi yaşatmışlardır. Bu süreçte Sudan (günümüzdeki Senegal ile Sudan arasındaki bölge) olarak adlandırılan bölgede büyük bir hakimiyet elde ederek imparatorluk oluşturan Ture, günümüzde Gine'nin doğu kısımlarını da hükümdarlığı altına almıştır. Bunun haricinde günümüzdeki Mali'nin güneyi, Fildişi Sahili'nin kuzey kesimleri ile Burkina Faso'nun belli bir bölümü bu imparatorluk içerisinde yer almaktaydı. Ture tarafından oluşturulan bu imparatorluk 1875 yılından 1893 yılına kadar varlığını sürdürmüştür. 1891 yılına kadar Fransa ile arasında bulunan antlaşma gereği herhangi bir fiili saldırı olmasa da, Fransa bu süreçte askeri yöntemlerin yanı sıra yerel grup liderleri ile yaptığı antlaşmalar ile bu bölgedeki varlığını genişletmiştir. Bu yaşananlar neticesinde Ture 1894 yılında imparatorluğunu o anki konumundan 600 km doğuya taşıyarak, günümüzdeki Gine topraklarından tamamen çıkmıştır. Bu doğuya kayma işlemi sonucu İkinci Samori Ture İmparatorluğu'nu kuran Ture, bıraktıkları bölgelerde Fransa'nın egemenlik kurmasını engelleyememiştir. Yaşanan bu gelişmeler nedeniyle 1891 yılından itibaren Ture ile sürekli doğu yönünde ilerleyen ve kendilerini de bu yönde ilerlemesine neden olan Fransa arasında çatışmalar yaşanmıştır. 1881 yılından Fransa'nın Fulbe Krallığı ile yaptığı koruma antlaşması 15 yıl boyunca devam etmiş, 1896 yılında bu antlaşmaya son vermiş, ülkenin kralını öldürerek bölgeyi kukla yönetime emanet ederek dolaylı yoldan elde etmişlerdir.

Fransa sömürge dönemi (1885-1939)

1885 yılında Conakry Fransa valisinin Gine'de ki ilk yerleşim yeri olmuş, burada bulunan valilik 1893 yılına kadar Fildişi Sahili'nde bulunan Dahomey için de sorumlu olmuştur. Almanya'nın bu bölgede hak sahibi olduğu Kapitaï ve Koba bölgelerinden 24 Aralık 1885 tarihinde Fransa lehine çekilmesi ile bölgede tam bir hakimiyet kuran Fransa, Berlin Konferansı sonucu 15 Mayıs 1886 tarihinde Portekiz ile anlaşarak bölgedeki sınırların tam olarak çizilmesine olanak sağlamıştır.[13] Bölge 1892-1893 döneminde Fransız Batı Afrikası içerisinde yer alan bir koloni olduğu ilan edilmiştir. 1897 yılından itibaren her bir kişiden alınan vergiler, o dönemki yönetimin en önemli vergi gelir kaynağını oluşturmaktaydı. Fransa yönetimi altında ki bölgelerde hakimiyeti tam olarak sağlama amacını hedeflemiş, bölgelerinde ki liderleri bu konuda yeterli gördüğü takdirde yönetime devam etmesini sağlıyor, yeterli kapasitede görmediği liderleri de hemen değiştiriyordu.

Fransa diğer birçok Afrika sömürge bölgelerinde olduğu gibi Gine'de de elde edilen her toprağın kendilerinin kazandığı ve sahip olduğu toprak olarak görmekteydi. 1904 yılında bölgede bulunan tüm boş yani kullanılmayan ya da üzerinde herhangi bir yapı bulunmayan tüm toprak parçalarını Fransa toprağı ilan etmiştir.

1925 yılından itibaren bölgedeki yerel halkın da koloni yönetiminde yer alması konusunda adımlar atılmış lakin bu girişim herhangi bir etki yaratmamıştır.

Fransa sömürge dönemi (1939-1958)

Fransa anakarasının Almanya tarafından işgal edilmesi sonucu Fransız Batı Afrikası üyeleri, Almanya ile işbirliği içerisinde olan Vichy hükumeti ile Londra'da Özgür Fransa'nın sürgündeki hükumetinin lideri Charles de Gaulle arasında tercih yapmak zorunda kalmış, Charles de Gaulle hükumetini destekleyen Fransız Ekvatoral Afrikası hariç Fransız Ginesi'nin de dahil olduğu diğer tüm bölgeler Vichy yönetimini destekleme kararı almışlardır. Bu gelişmeler neticesinde Gine'de de Almanya'da sürdürülen politikaların bir yansıması olarak sömürge bölgelerinde ırkçı yasalar kabul edilmiş, sadece beyazlar ibaresinin olduğu tabelalar bölge genelinde asılmış, siyahilere yönelik ayrımcı bir politika izlenmiştir. Almanya'nın ve böylece Vichy rejiminin savaşı kaybetmesi neticesinde de bu tür ırkçı ve ayrımcı faaliyetlere bölgede son verilerek eski düzene geri dönülmüştür.

Bağımsızlığa giden yol

Ahmed Sékou Touré - İlk Gine devlet başkanı

1958 yılında Charles de Gaulle'un önemli yetkiler ile Fransa'da başbakan olması sonrasında, bu yetkilerini ilk olarak yeni bir anayasanın kabulünü referanduma götürerek kullanmıştır. Bu referandumda ayrıca Fransa'ya bağlı bulunan sömürge bölgeleri kendi gelecekleri hakkında da seçim yapma durumundaydılar. Buna göre sömürgeler ya Fransa'ya daha sıkı ve tamamen bağlanmayı ya da derhal bağımsızlık ile Fransa'nın tüm desteğinden yoksun kalmayı oylamış olacaklardı. Bu dönemde Fransız Batı Afrikası'nın en önemli ve güçlü partisi olan ve gelecekte Afrika'da ki frankofon ülkelerde başa gelecek kişilerin içerisinden çıktığı Rassemblement Démocratique Africain (RDA) partisinin Gine'de ki lideri olan Ahmed Sékou Touré varlık içerisinde köle olacağıma, yoksulluk içerisinde özgür olurum tezi ile bağımsızlıktan yana tavır alarak oylamada bir milyondan fazla Gineli'nin Fransa'ya bağlanmaya karşı oy kullanmasını sağlamış, 2 Ekim 1958 tarihinde de Touré önderliğinde bu referandumun yapıldığı sömürge bölgeleri içerisinde bağımsızlığını ilan eden tek ülke olarak ön plana çıkmıştır.

Bağımsızlık

Lansana Conté
1984-2008 arası Gine cumhurbaşkanı

Gine'nin Fransa'ya bağlı kalmayı reddeden oylaması sonucunda bağımsızlığı kazanmış olsa da, Fransa yaşanan bu durum neticesinde ülke içerisinde bulunan binlerce sivil çalışanını geri çekerek Fransa'ya geri göndermiştir. Gine'de bulunan tüm telekomünikasyon altyapısı ile hastane, okul gibi yerlerde bulunan büro malzemeleri ile tıbbi araç ve gereçler ile ilaçlar kullanılamaz bir halde bırakılmış ya da lagünlere atılmıştır. Bu olayların yanı sıra Gine ile tüm ticari ilişkileri sonlandıran Fransa, bağımsızlık kararını aldığı bu kararlar ile cezalandırma yoluna gitmiştir. Gine, Fransa ile kaybettiği bu yakın çalışma ortamını Sovyetler Birliği ile yakalama gayreti içerisine girmiş, bu yakınlık sayesinde de Sovyetler Birliği ülkeye boksit çıkarılması ve işlenmesi konusunda yardım etmiştir. Touré 1961 yılında Sovyetler Birliği'nin kendisi ile ilgili gizli bir planın içerisinde olduğunu iddia ederek ilişkileri bitirmiştir.

Touré, ülkesinin Afrika'da yer alan frankofon bölgeleri içerisindeki bağımsızlığı ne denli önemli ise, 1957 yılında bağımsızlığına kavuşan Gana'nın İngilizce konuşan bölgeler içerisinde ki ilk bağımsızlık olması nedeniyle bu ülke ile olan ilişkilerini genişletmek hedefindeydi. Bu doğrultuda Gana lideri Kwame Nkrumah ile sosyalist ve Pan-Afrika fikirlerini paylaşarak, birleşik bir Afrika'nın dünyada hak ettiği yere gelebileceğini ifade ediyordu. 1958 yılında iki ülke kısa süreli de olsa Afrika Devletler Birliği çatısı altında birleşmiş, bu birliğe 1961 yılında Mali'de katılmış ancak bu birliktelik 1962 yılında sonlandırılmıştır.

Bağımsızlık sonrası izlenen politikaların başında ülke genelinde ortak bir Afrika kültürünün oluşturulma planı ciddi oranda desteklenmesi gelmiş, yaygın olan kabilecilik düzenine son vermeyi amaçlamıştır. İlk başlarda olumlu adımlar atılsa da daha sonra tek parti düzeni kurarak ülkede muhaliflere yönelik sert adımlar atmış, ülkede işsiz olan gençler için çalışma zorunluluğu getirmiş ve diktatör bir rejim oluşturmuştur.[14]

1970 yılında Mar Verde Operasyonu (Portekizce:Operação Mar Verde)kapsamında komşusu olan Portekiz kolonisi Portekiz Ginesi (günümüzde Gine-Bissau) üzerinden silahlı kuvvetler ülkeye giriş yaparak hükumeti devirme girişiminde bulunmuştur. Portekiz'in de silah ve mühimmat desteği sağladığı kuvvetlerin gayesi Portekiz Ginesi'nde faaliyet gösteren özgürlük hareketi PAIGC'e destek verdiğini düşündükleri Touré'yi ülke yönetiminden uzaklaştırmaktı. Birkaç gün süren çatışmaların neticesinde Gine ordusu saldırganları yenerek ülkeden çıkarmıştır.

Sekou Touré kalp ameliyatı olmak için gittiği Amerika Birleşik Devletleri'nde 26 Mart 1984 tarihinde ameliyat sonrası hayatını kaybetmiştir.

Touré'nin ölümü sonrası bu göreve geçiçi olarak başbakan Louis Lansana Béavogui atanmış olsa da, görevinin henüz ilk haftasında 3 Nisan 1984 tarihinde Lansana Conté ve Diarra Traoré önderliğinde gerçekleştirilen kansız askeri darbe ile görevinden uzaklaştırılarak, Lansana Conté başkanlık, Diarra Traoré'de başbakanlık koltuğuna oturmuştur. Conté iktidarı döneminde bir önceki dönemde yaşanan insan hakları ihlallerini eleştirmiş, demokratikleşme sağlanamasa da sosyalist düzenden vazgeçmiş, 250 siyasi tutukluyu salıvermiş ve 200.000 Gine vatandaşının ülkelerine geri dönmesini sağlamıştır.

1992 yaptığı açıklama ile sivil bir hükumete dönüleceğini ifade eden Conté, 1993 yılında gerçekleştirilen devlet başkanlığı seçimlerine katılarak kazanmış ve bu göreve seçilen cumhurbaşkanı olarak devam etmiştir. 1995 yılında gerçekleştirilen genel seçimlerde Conté'nin partisi zafer ile ayrılmıştır.

Moussa Dadis Camara
2008-2009 arası Gine cumhurbaşkanı

Gine 2000 yılında komşu ülkeleri Liberya ve Sierra Leone'de yaşanan iç savaşın bir parçası olmuş, bu ülkelerden kaçan asi güçler Gine sınırlarına girmiş ve böylece Gine'nin de iç savaşın eşiğine gelmesine neden olmuştur.[15] Yaşanan bu olaylar neticesinde Conté komşu ülkelerin Gine'nin doğal zenginliklerini elde etme çabası içerisinde olduğunu ifade etmiş, bu ifade söz konusu ülkeler tarafından yalanlanmıştır.[16]

Dış siyasette bunlar yaşanırken, Conté ülke içerisinde en önemli muhalefet liderlerinden biri konumunda olan Alpha Condé'yi ülkeyi tehlikeye soktuğu için cezaevine göndermiş, kendisini bir dönem daha başkan yapacak olan anayasa değişikliğini de referanduma sunarak kabul edilmesini sağlamıştır. Bu referandum sayesinde 2003 yılında üçüncü dönemine başlayan Conté, aynı yıl komşu ülkeleri Sierra Leone ve Liberya ile anlaşmalar imzalayarak asi güçlere karşı birlikte hareket etme kararı almıştır. Conté 2005 yılında uğradığı bir suikasttan kurtulmayı başarmıştır.

Şubat 2007'de muhalefetin ülke genelindeki en büyük sendikalar ile birlikte hareket etmesi neticesinde Gine genelinde grev kararları alınmış, bu grevler halk ayaklanmasına dönüşmüş, Conté'de bu olaylar nedeniyle talepleri karşılamak zorunda kalmıştır. Talepler arasında yer alan tarafsız başbakan ataması noktasında Lansana Kouyaté başbakan olarak atanmış, bir diğer önemli talep olan gıda maddelerin ücretlerinin düşürülmesi konusu da işleme alınarak gıda maddelerinde fiyat indirimleri gerçekleştirilmiştir.

Alpha Condé
2010'dan bu yana Gine cumhurbaşkanı

2007 yılının başında alınan bu kararlarda geri dönüşler gören ve özellikle gıda madde fiyatlarının yeniden yukarıya doğru düzeltildiğini ifade eden ve siyasi kararların meclis dışında bulunan muhalefet üyelerin bilgisine başvurulmadan alındığını savunan muhalif sendikalar yağmur sezonunun bitmesi ile birlikte yeniden grev kararı almışlardır. Başbakan Kouyaté Mayıs 2008'de görevinden alınmış, aynı ay ordu içerisinde huzursuzluklar yaşanmış, Haziran 2008'de de polisler, öğretmenler ve doktorlar da greve gitmiştir. Ülke genelinde yaşanan bu olayların sonucunda cumhurbaşkanı Conté 20 Haziran 2008 tarihinde içerisinde ilk defa muhalifleri temsilen bakanların da yer aldığı yeni hükumeti açıklamış, Ahmed Tidiane Souaré'yi de başbakan olarak atamıştır.

23 Aralık 2008 tarihinde Conté'nin uzun süreli hastalığının etkisi ile hayatını kaybetmesi sonucu anayasa gereği oluşan boşluğu geçici görev ile meclis başkanı Aboubacar Somparé üstlenmesi gerekirken, Conté'nin ölümünden sadece bir gün sonra bir grup ordu üyesi adına devlet radyosundan ulusa seslenen ordu komutanı Moussa Dadis Camara hükumetin ve diğer kamu kurumlarının lav edildiğini, sivil anayasanın askıya alındığını, sendikaların işlemlerinin durdurulduğunu açıklamıştır. Gine halkının derin bir çaresizlik içerisinde olduğunu vurgulayan Camara, sivil ve askeri kişilerin birlikte oluşturacağı bir danışma kurulu ile ülke yönetiminin sağlanacağını ifade etmiştir.

28 Eylül 2009 tarihinde Gine ordusu Camara'nın otorite yönetimine karşı protestolarda bulunan göstericilere karşı sert bir müdahalede bulunmuş, yaşanan olaylarda 157 gösterici hayatını kaybetmiştir.[17] 3 Aralık tarihinde uğradığı suikastten ağır yaralı olarak kurtulan Camara, tedavi olabilmek için Fas'a gitmiştir.[18] Camara Ocak 2010'dan bu yana Burkina Faso'nun başkenti Ouagadougou'da yaşamaktadır.

27 Haziran 2010 tarihinde gerçekleştirilen ve ordu mensuplarının katılmasının yasaklandığı devlet başkanlığı seçimleri Gine'nin bağımsızlığını kazandığı 1958 yılından bu yana gerçekleştirilen ilk bağımsız seçimler olarak kayda geçmiş,[19][20] 24 adayın yarıştığı seçimlerin ilk turunun[21] sonuçlanması sonrasında ortaya çıkan birçok şikayet nedeniyle ikinci tur seçimleri birçok kez ertelenmiştir.[22] Bu ertelemeler olaylara neden olmuş 24 Ekim 2010 tarihinde planlanan ikinci tur seçimlerinin yapılmaması ile birlikte bu iki üyenin mensubu olduğu Fulbe ve Malinke etnik grupları arasında ölümlü çatışmalar yaşanmış, bu olaylar neticesinde ordu toplantı ve gösteri yasağını devreye almıştır.[23] İkinci tura kalan eski başbakanlardan Cellou Dalein Diallo ile uzun süreli muhalefet liderlerinden Alpha Condé arasında yaşanan çekişme 7 Kasım 2010 tarihinde yapılan seçim ile noktalanmış, Alpha Condé bu seçimlerden başarılı çıkarak Gine'nin yeni cumhurbaşkanı olmuştur.[24]

Siyaset

Gine 1991 yılında kabul edilen yasaya göre başkanlık sistemi ile yönetilen bir cumhuriyettir. Ülkenin cumhurbaşkanı Kasım 2001 yılında yapılan yasa değişikliği ile o güne kadar beş yıllık bir süre için seçilirken söz konusu tarihte gerçekleştirilen değişiklik ile yedi yıllık bir süre için cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmaktadır ve halk tarafından seçilmektedir. Gine meclisi toplamda 114 sandalyeye sahiptir.

Ülkenin en önemli siyasi partilerini Parti de l’Unité et du Progrès (PUP), Rassemblement du Peuple Guinéen (RPG), Parti du Renouveau et du Progrès (PRP) ve Union pour la Nouvelle République (UNR) oluşturmaktadır

Cumhurbaşkanı Lansana Conté'nin Aralık 2008 yılında hayatını kaybetmesi sonrası yönetimi Moussa Dadis Camara önderliğinde ele alan ordu, anayasayı askıya almış ve hükumeti fesh ettiğini bildirmiştir.[25] Son olarak Aralık 2010 yılında gerçekleştirilen seçimleri kazanan Alpha Condé, bu tarihten bu yana Gine cumhurbaşkanı olarak görevini sürdürmektedir.

Dış siyaset

Gine birçok uluslararası organizasyonlarda üye olarak bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler, Afrika Birliği, Uluslararası Frankofon Organizasyonu, Afrika Kalkınma Bankası, Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası ve Uluslararası Para Fonu gibi kuruluşlarda yer almaktadır.

İnsan hakları

Gine bağımsızlığını ilan ettiği 1958 yılından birkaç yıl sonra askeri diktatörlük ile yönetilmeye başlanmıştır. Günümüzde geçerli olan anayasada resmi olarak kuvvetler ayrımına vurgu yapsa da, genel hukuk ve temel haklar konusunda topluma sabit haklar tanımış olsa da bu yasalar gerçek anlamda neredeyse hiç uygulanmamaktadır.

2008 yılında gerçekleştirdiği darbe ile yönetimi ele alan Moussa Dadis Camara önderliğinde ki ordu güçleri ile orduya karşı protesto gösterileri gerçekleştirilen topluluk arasında 28 Eylül 2009 tarihinde çıkan çatışmalarda ordu mensuplarının göstericiler üzerine ateş açması sonucu 157 kişinin öldüğü insan hakları örgütleri ile yerel hastaneler tarafından açıklanmıştır. Aynı dönemde 100'ün üzerinde kadının da askerler tarafından tecavüze uğradığı ifade edilmiştir.[26][27]

Uluslararası Af Örgütü'nün (Amnesty International) yayınladığı 2012 raporuna göre ülke genelinde uygulanan baskıcı politikaların devam ettiği vurgulanmış, silahlı kuvvetlerin toplum üzerinde aşırı şiddet uygulayarak sindirme politikası izlediği belirtilmiştir. Asker ya da polis tarafından tutuklanan kişilerin suçu ispat edilmemesine rağmen işkence gördüğü ve kötü muameleye maruz kaldıkları ifade edilmiştir. 2009 yılında yaşanan olaylar ile ilgili açılan davalarda öldürülen kişilerin aileleri ile tecavüze uğrayan kadınlar suçluların adalet önüne çıkarılması yönünde hala bekledikleri belirtilmiştir.[28]

İdari yapılanma

Gine'nin bölgeleri
Gine'nin üst bölgeleri
(Yeşil çizgiler ile belirtilmiştir)

Gine kendi içerisinde sekiz bölgeye ayrılmıştır. Söz konusu bölgeler de kendi içerisinde 33 ile, iller de yine kendi içerisinde 341 ilçeye ayrılmış konumdadır. Bu sekiz bölge içerisinde yer alan başkent Conakry, başkent bölgesi olarak ayrı bir statüye sahip olup, herhangi bir il ya da ilçeye sahip değildir.

Gine'nin bölgeleri ve illeri
Bölge Merkez şehir Nüfus[1] Bağlı iller
Boké Boké 1.081.445 Boffa, Boké, Fria, Gaoual, Koundara
Conakry Conakry (Başkent bölgesi) 1.667.864
Faranah Faranah 942.733 Dabola, Dinguiraye, Faranah, Kissidougou
Kankan Kankan 1.986.329 Kankan, Kérouané, Kouroussa, Mandiana, Siguiri
Kindia Kindia 1.559.185 Coyah, Dubréka, Forécariah, Kindia, Télimélé
Labé Labé 995.717 Koubia, Labé, Lélouma, Mali, Tougué
Mamou Mamou 732.117 Dalaba, Mamou, Pita
Nzérékoré Nzérékoré 1.663.582 Beyla, Guéckédou, Lola, Macenta, Nzérékoré, Yomou

Gine bu bölgelerin haricinde ayrıca gayri resmi olarak coğrafi dört farklı bölgeye daha ayrılmış konumdadır. Üst bölgeler olarak adlandırılan bölgeler ve ülke genelinde kapladıkları alanlar şu şekildedir:[29]

Şehir

Ülke içerisinde kalabalığın en yoğun olduğu şehir başkent Conakry'dir. Gine nüfusunun %16'sı başkentte yaşamaktadır. Ülke içerisinde 2014 resmi nüfus verilerine göre en kalabalık dört şehir şu şekilde sıralanmaktadır: Conakry (1.667.864), Nzérékoré (194.178), Kankan (193.800), Kindia (135.000)

Ekonomi

Gine ekonomisi 1980'li yılların ortalarına kadar özellikle Ahmed Sékou Touré dönemindeki kötü yönetimin de etkisi ile zarar görmüş bir konumdaydı. Söz konusu dönemde yürütülen politikalar nedeniyle ekonominin altyapısı çökmüş, ülkenin sahip olduğu yer altı ve yer üstü zenginlikler olumlu bir şekilde kullanılamadığı için halk geçim sıkıntısı yaşamıştır. O yıllarda Gine'de bulunan birçok işletme devlete aitti ve devlet kontrolü altında faaliyetlerini sürdürmekteydi. Touré'nin 1984 yılında hayatını kaybetmesi ile birlikte ekonomi alanında farklı adımlar atılmış, piyasa odaklı döviz kuru sistemi kurulmaya çalışılmış ve devlete ait işletmeler ya özelleştirilmiş ya da tamamen kapatılmıştır. Bu olumlu gelişmeler 2000 yılına kadar sürdürülmüş, söz konusu yıldan itibaren hükumet düşünülen başka reformların ele alınmasını yavaşlatmış ve bastırmış, bunun sonucunda da rüşvet olaylarında artış gözlemlenmiştir. Gine 2014 yılında yayınlanan Yolsuzluk Algılama Endeksi verilerine göre 175 ülke içerisinde 145. olarak, bu alanda alt bölümde yer almıştır.[30]

Tarımsal faaliyetler ülke ekonomisi içerisinde neredeyse hiçbir etki oluşturmamaktadır. Gine'de doğal toprak şartlarının tarımsal faaliyetler için uygun bir konumda olmasına rağmen bu alan pek işlevsel bir konumda bulunmamaktadır. Ülke genelinde çoğu ilkel şartlarla olmak üzere kişisel tüketimi karşılamak adına bu tür faaliyetler gerçekleştirilmektedir. Toprakları nadasa bırakma Gine'de yaygın olarak kullanılmaktadır. Ülke topraklarının %5'i kadar bir bölümü tarımsal faaliyetler için kullanılmakta olup, burada elde edilen mahsul de kişisel kullanımı bile karşılamakta yetersiz kalabilmektedir. Ülkenin en önemli gıda ürünü olarak pirinç ön plana çıkmasına, 2000'li yılların başlarına kadar üretimin iki katına çıkmasına rağmen Gine tüketimi karşılayabilmek adına pirinç ithal edebilmektedir.

İhracat

Ülke ekonomisinin en önemli ihracat ürünlerini boksit, alüminyum, altın, elmas, kahve, balık, palmiye ağacı yağı, kakao, ananas ve pamuk oluşturmaktadır. Ülkenin 2012 verilerine göre ihracat yaptığı ilk sekiz ülke şu şekildedir:[3]

Hindistan Hindistan %10.6
İspanya İspanya %9.6
Şili Şili %9.4
Amerika Birleşik Devletleri A.B.D. %7.1
İrlanda İrlanda %6.3
Almanya Almanya %6.3
Ukrayna Ukrayna %5.7
Fransa Fransa %5

İthalat

Ülke ekonomisinin en önemli ithalat ürünlerini petrol ürünleri, metal, makine, ulaşım araçları, tekstil, tahıl ve diğer gıda maddeleri oluşturmaktadır. Ülkenin 2012 verilerine göre ithalat yaptığı ilk iki ülke şu şekildedir:[3]

Çin Halk Cumhuriyeti Çin %14.2
Hollanda Hollanda %7.6

Ulaşım

Ülke genelinde gerçekleştirilen insan ve ürün taşımacılığının %95'i karayolu üzerinden gerçekleştirilmekte olup, karayolu haricinde kalan diğer ulaşım araçları daha az bir öneme sahiptir.

Karayolu

Gine genelinde toplamda 20.000 km karayolu bulunmakta olup, bu yolların sadece %10'u asfaltlanmış konumdadır. Ülkede bulunan en önemli karayolları şu şekildedir:

İsim Güzergah Uzunluk
N1 Conakry – Nzérékoré, Gine - Liberya sınırı 1220 km
N2 Mamou – Nzérékoré, Gine - Fildişi Sahili sınırı 740 km
N3 Conakry – Boké, Gine – Gine-Bissau sınırı 350 km
N4 Coyah - Pamalap – Sierra Leone sınırı 82 km
N5 Mamou – Koundara – Senegal sınırı 420 km
N6 Kissidougou - SiguNi – Mali sınırı 410 km
N7 Kankan, Gine – Niantanina – Mali sınırı 160 km
N8 Labé - Mali – Senegal sınırı 150 km
N9 Lébékére – Kandika – Gine-Bissau sınırı 200 km
N10 Konsankoro - Macenta – Liberya sınırı 120 km
N12 Koumbia - Foula Mori 75 km
N14 Tiguania - Oualia – Sierra Leone sınırı 35 km
N15 Bendougou 11 - Fandanda – Mali sınırı 70 km
N16 Guéckédou - Nongoa – Sierra Leone sınırı 30 km
N17 Mandiana – Noumoudjiguila - Fildişi Sahili sınırı 120 km
N18 Beyla – SNana de Beyla - Fildişi Sahili sınırı 135 km
N19 Gogota - Thuo – Liberya sınırı 25 km
N20 Kolaboui - Kamsar 30 km
N21 Bouramaya - Baguine Tagui 70 km
N22 Gougoube - Hafla 120 km
N23 Boké, Gine - Kounsitel 225 km
N24 Gaoual - Kindia, Gine 225 km
N26 Dalaba - Kenian 115 km
N27 Labé - Niaria 130 km
N28 Tarambali - Tougué 65 km
N29 Dabola - Faranah, Gine 120 km
N30 Bissikrima - SiguNi 280 km
N31 Kouroussa - Kissidougou 215 km
N32 Niandankoro - Malimane 85 km
N33 Yalakoro - Kérouané 130 km

Demiryolu

Gine genelinde 20.yy başlarında birçok demiryolu hattı planlanmış ve inşaa edilmiştir. Bu demiryolu hatları içerisinde Nijer Demiryolu olarak adlandırılan ve 600 km'lik uzunluğu ile başkent Conakry'yi Kankan ile bağlayan demiryolu hattı en önemli hat konumunda olmuştur. Günümüzde demiryolu seferleri neredeyse tamamen bitmiş bir konumda olup, sadece yakıt taşımacılığının yapıldığı bir hat kullanılmaktadır.

Denizyolu

Başkent Conakry'de bulunan liman ülkenin en önemli limanı konumundadır. Bu limanda konteyner terminalinin yanı sıra yakıt tankerlerinin konumlandırılacağı alanlar yer almaktadır. Ülke içerisinde yer alan diğer su yollarında özellikle komşu ülke Mali ile gerçekleştirilen ihracat ve ithalat ürünlerinin taşımacılığı da gerçekleştirilmektedir.

Havayolu

Ülke genelinde bulunan on beş adet havaalanı içerisinde en önemlisi başkent Conakry'de bulunan Conakry Uluslararası Havalimanı'dır (Conakry International Airport). Gine'de bulunan diğer havaalanlarından sadece iç hat uçuşları gerçekleştirilmektedir. Güncel olarak Gine'nin ulusal bir havayolu şirketi bulunmadığı için iç hat uçuşlarının sürekli gerçekleştirilmesi işlemi de durdurulmuştur. 1960 yılında kurulan ülkenin ulusal havayolu Air Guinée 2002 yılında faaliyetlerini durdurarak uçuşlarını noktalamıştır.[31]

Spor

Ülkenin en sevilen spor dalı futboldur. Gine futbol milli takımı uluslararası alanda herhangi bir başarı göstermemiş olsa da, ülke genelinde ilgi gören bir konumdadır. Le Sylli National olarak adlandırılan Gine Millî Futbol Takımı'nın en büyük başarısı 1976 yılında Etiyopya'da gerçekleştirilen Afrika Uluslar Kupası'nda elde edilen ikincilik olmuştur.

Ülke futbolu 1960 yılında kurulan Gine Futbol Federasyonu (Fédération Guinéenne de Football) tarafından yönetilmektedir.[32] Gine milli futbol takımı Aralık 2006'da FIFA sıralamasında en büyük başarısını elde ederek genel sıralamada 23. sırayı elde etmiştir.[33]

Kültür

Yerel dillerde gerçekleştirilen ve özellikle Sekou Touré yönetimi döneminde teşvik edilen müzik ve dans Gine kültüründe önemli bir yer tutmaktadır. Ülkenin Avrupa'da da gösterilere çıkan en önemli dans gruplarını Ballet Africain ve Ballet Djoliba grupları oluşturmaktadır.[34]

Gine'de birçok batı Afrika ülkesinde olduğu gibi Fufu olarak adlandırılan yiyecek önemli bir yer tutmaktadır. Manyok, patates ve pişirilebilen muzun karışımı ile elde edilen katı püre birçok yemek yanında tüketilmektedir. Kırsal bölgelerde aileler arasında yemekler genelde tek bir tabaktan genelde el ile yenilmektedir.

Kaynakça

  1. 1 2 Gine resmi nüfus sayım sonuçları
  2. Gine ne anlama gelmektedir?
  3. 1 2 3 4 5 6 7 www.cia.gov
  4. La Francophonie dans le monde 2002-2003, Haut Conseil de la Francophonie, Larousse, Paris, 2003
  5. La Francophonie dans le Monde 2006-2007 Organisation Internationale de la Francophonie, Nathan, Paris, 2007, Sayfa 17
  6. Dünya Sağlık Örütü - Ebola salgını raporu 25 Mart 2015
  7. Dünya Sağlık Örgütü - Ebola salgını verileri-1
  8. Dünya Sağlık Örgütü - Ebola salgını verileri-2
  9. www.who.int
  10. www.vero-westafrika.com
  11. www.ansary.de
  12. Guinea-Roman, Rainer Gross, Books on Demand Yayınevi, 2015, Sayfa 7
  13. Meyers Konversations-Lexikon, 4.Baskı, Cilt No. 7, Verlag des Bibliographischen Instituts, Leipzig/Viyana 1885-1992, Sayfa 916
  14. www.mauspfeil.com
  15. Gine'de iç savaş tehditi
  16. Gine'de komşu ülkelere suçlama
  17. Gine'de Camara'ya karşı düzenlenen gösteriler
  18. Camara'ya suikast girişimi
  19. Gine tarihinin en bağımsız seçimleri-2010
  20. Gine'de 2010 seçimi
  21. 2010 seçimleri ilk tur sonuçları
  22. 2010 seçimlerinin ikinci turu ertelendi
  23. Seçim erteleme şiddet olaylarına sebep oldu-2010
  24. Conde yeni cumhurbaşkanı
  25. Gine'de ordu yönetimi ele almıştır - Aralık 2008
  26. Gine'de çatışma - 29 Eylül 2009
  27. Gine'de çatışma
  28. Uluslararası Af Örgütü
  29. Parentale Ethnotheorien in bikulturellen Familien, Astrid Kleis, Edition Sozio-Publishing, 2013, Sayfa 96-97(Almanca)
  30. Gine - Yolsuzluk Algılama Endeksi
  31. Air Guinée sitesi
  32. Gine Futbol Federasyonu
  33. FIFA resmi sitesi
  34. Gine müzikleri

Dış bağlantılar

Wikimedia Atlas'da Guinea Vikigezgin'de Gine gezi rehberi

This article is issued from Vikipedi - version of the 1/2/2017. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.