Sığırcık

Vikipedi:Taksokutu
Sığırcık
Korunma durumu: Asgari endişe (LC)

Fransa'da erişkin S. v. vulgaris
Bilimsel sınıflandırma
Alem: Animalia (Hayvanlar)
Şube: Chordata (Kordalılar)
Sınıf: Aves (Kuşlar)
Takım: Passeriformes
(Ötücü kuşlar)
Familya: Sturnidae
(Sığırcıkgiller)
Cins: Sturnus
Tür: S. vulgaris
Binominal adı
Sturnus vulgaris
Linnaeus, 1758

Doğal yaşam alanı:       Yaz konuğu       Yerleşik       Kış konuğuSokulmuş yaşam alanı:       Yaz konuğu       Yerleşik
Dış bağlantılar
Wikimedia Commons'ta Sığırcık ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.
Wikispecies'te Sığırcık ile ilgili detaylı taksonomi bilgileri bulunur.

Sığırcık ya da bayağı sığırcık (Sturnus vulgaris), ötücü kuşlar takımından, sığırcıkgiller familyasına ait orta boyutlarda bir kuş türüdür. Yaklaşık 20 cm. boyunda ve parlak siyah tüylere sahip olan sığırcığın tüylerinde yılın bazı dönemlerinde beyaz benekler görülür. Bacakları pembe renkli olan bu kuşun gagası kışları siyah yazları ise sarı renklidir. Genç kuşların tüyleri erişkinlerden daha kahverengi tonlardadır. Özellikle topluluk hâlinde bulunduğunda çok gürültücü olan bu kuşun şakıması müzikal bir tonda olmasa da çeşitlilik arzeder. Taklitçilik yetisi ile edebiyatta kendine yer edinmiştir.

Sığırcık doğal yaşam alanı olan Avrupa'nın ılıman bölgeleri ve Asya'nın batısında on iki kadar alt türü ile açık alanlarda üremektedir. Ayrıca Avustralya, Yeni Zelanda, Kuzey Amerika ve Güney Afrika gibi farklı bölgelere de sokulmuş bir türdür. Avrupa'nın güneyi ve batısı ile Asya'nın güneybatısında yaşayan türleri yerleşik iken kuzeydoğu popülasyonları kışları doğal yaşam alanları içinde daha güneye ve daha batıya ve ayrıca İber Yarımadası'nın daha güneyi ile Afrika'nın kuzeyine göç ederler. Yapay ya da doğal oyuklara düzensiz yuvalar yapan bayağı sığırcığın dişileri dört ila beş adet parlak açık mavi yumurta yumurtlarlar. İki haftalık kuluçka süresinden sonra yumurtadan çıkan yavrular bir üç hafta daha yuvada kalır. Her yıl bir ya da iki kere üreme denemesinde bulunurlar. Hepçil olan bu kuş türü çeşitli omurgasızın yanı sıra tohum ve meyvelerle de beslenirler. Çeşitli memeli ve yırtıcı kuş türleri tarafından avlandıkları gibi hem iç hem de dış parazitlerden mağdurdurlar.

Omurgasız zararlılarla beslendikleri için çok sayıda bayağı sığırcıktan oluşan büyük kuş sürüleri ziraat için faydalı oldukları gibi meyve ve tohumlarla beslendikleri için kendileri de zararlı olarak sayılabilmektedir. Kentsel alanlarda büyük sürülerin çıkardığı gürültü de rahatsız edici olabilmektedir. Özellikle sokuldukları bölgelerde itlaf gibi yöntemlerle kontrol altına alınmaya çalışılsa da Batı Avustralya dışında başarılı olunamamıştır. Sığırcık popülasyonu Avrupa'nın batısı ve kuzeyinde yavruların beslenmesi için gerekli olan omurgasızların sayılarının azalması nedeniyle 1980'lerden beri düşüşe geçmiştir. Ancak buna rağmen muazzam küresel popülasyonları nedeniyle Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından asgari endişe altındaki türler arasında listelenmektedir.

Adlandırma

Sığırcık ilk olarak Linnaeus tarafından 1758 yılında Systema Naturae adlı eserinde Sturnus vulgaris adı ile tanımlanmıştır.[1] Cins adı Sturnus Latince "sığırcık" ve epiteti vulgaris de Latince "bayağı" demektir.[2]

Divânu Lügati't-Türk'te bu kuş sıkırçık / sıkırçuk olarak geçer.[3] Eski Türkçe'de "çığırmak, ötmek" anlamına gelen "sıkır-" kökü ile "-çuk" küçültme ekinin birleştirilmesiyle oluşturulduğu düşünülmekle birlikte "şakıma" anlamına gelen "sıkırça-" köküne "-ık" eki eklenmesiyle oluşturulduğuna dair yorumlar da bulunmaktadır ve kelimenin kökünün sığır kelimesiyle bir ilgisi yoktur.[4] Babürnâme'de Çağatay Türkçesinde çuğurçuk olarak geçer.[4] Osmanlıca'da sığırcuk / sığırcık;[5], Farsçadan alıntılanmış olarak "anlayışlı kuş" anlamında mürg-i zîrek / mürg-i zeyrek;[6] zürzür olarak kullanılırdı.

Modern Türk dillerinde Azericede soğırçın / sığırçın, Kırım Tatarcasında sırçık / sığırcak / sıyırcın / çıyırcık, Tatarcada sıyırçık, Başkurtçada sıyırsık, Özbekçede çuğurçik, Kırgızcada çığırçık, Kumukçada sıyırtğış, Teleütçede sığırtçık ve Hakasçada sıgırçah biçimlerinde yaşamaktadır.[7]

Anadolu'da sığırcığa çekirgekuşu, çoğurcuk, sakızgan, sar, sarec, sari ve zurzur denirken[8] Kıbrıs ağzında Rumca'dan gelen mavrobullo adı verilir.[9]

Taksonomi ve sınıflandırma

Sığırcıkgiller (Sturnidae) familyası sokulmuş olduğu bölgeler haricinde tamamen Eski Dünya'ya özgü bir familyadır ve en çok tür çeşitliliği Güneydoğu Asya ile Sahra altı Afrika'da görülür.[10] Sturnus cinsi polifiletiktir ve üyeleri arasındaki bağlantılar tam olarak açıklanamamıştır. Sığırcığın en yakın akrabası kara sığırcıktır.[11] Göçmen olmayan kara sığırcık Buzul Çağı'ndan sonra buzulların çekilmesi sırasında İber Yarımadası'nda kalmış bir S. vulgaris popülasyonundan türleşmiş olabilir[12] ve mitokondriyal DNA araştırmaları kara sığırcığın, sığırcığın bir alt türü olarak sınıflandırılmasını önermektedir. Aslında sığırcık popülasyonları arasında görülen genetik varyasyonlar sığırcık ile kara sığırcık arasındaki genetik farklılıklardan daha büyüktür.[13] Her ne kadar Buzul Çağı'nın ortasından kalma sığırcık fosilleri mevcut olsa da[14] sığırcıkgiller familyasında bulunan türler arasındaki ilişkileri çözümlemenin önündeki sorunlardan biri bu fosil kalıntılarının daha sonraki dönemlerde kesintiye uğramasıdır.[12]

Alt türler

vulgaris alt türü
Kuzey İrlanda'da S. v. vulgaris.
faroensis alt türü
Faroe Adaları'nda S. v. faroensis.
tauricus alt türü
Ukrayna'da S. v. tauricus.
porphyronotus alt türü
S. v. porphyronotus.

Sığırcığın boyutlarının ve erişkin tüylerinin renk tonlarının klinal olarak değiştiği çeşitli alt türleri bulunmaktadır. Coğrafi alanda kademeli varyasyonların yaygın geçiş karakteristiklerinin görülmesi nedeniyle otoriteler arasında alt türlerin tanımlanması konusunda farklılıklar bulunmaktadır.[15][16]

Alt türler[17]
Alt türler Otorite Dağılımı Yorumlar
S. v. vulgaris Linnaeus, 1758 Avrupa'nın en uzak kuzeybatı ucu ile ve en uzak güneydoğu ucu dışında çoğu yerinde; ayrıca İzlanda ve Kanarya Adaları'nda.
S. v. faroensis Feilden, 1872 Faroe Adaları S. v. vulgaris'ten özellikle gagası ve ayakları olmak üzere kısmen daha büyüktür. Erişkinlerin tüylerindeki yeşil parıltı daha koyu ve mattır, ayrıca daha az lekelidir. Gençlerin tüyleri kurum karasıdır; çeneleri ve karınları beyazımsıdır; boğazları kara beneklidir.
S. v. zetlandicus Hartert, 1918. Shetland Adaları faroensis alt türüne benzer ancak boyut olarak faroensis ile vulgaris alt türü arasındadır. Fair Adası, St. Kilda ve Dış Hebridler'de bulunan kuşların boyutları bu alt tür ile vulgaris arasındadır ve otoriteye göre vulgaris ya da zetlandicus alt türünde sınıflandırılırlar.
S. v. granti Hartert, 1903 Azorlar vulgaris gibidir ancak özellikle ayakları olmak üzere daha küçüktür. Sıklıkla, özellikle üst kısımlarında, tüyler mor parıltılıdır.
S. v. poltaratskyi (Finsch, 1878) Başkurdistan'ın doğusundan Ural Dağları boyunca doğuya Sibirya'nın ortasına, Baykal Gölü'ne ve Moğolistan'ın batısına kadar olan bölge. vulgaris gibidir ancak başındaki tüylerin parıltısı mor, sırtındaki tüylerin yeşil, yan bölgelerindeki tüylerin morumsu-mavi ve kanat üstü tüylerinin parıltısı da mavimsi-yeşildir. Uçarken kanat altlarında açık tarçın-ten rengi tüyler görülür.
S. v. tauricus Buturlin, 1904 Kırım Yarımadası ve Dinyeper'in doğusundan Karadeniz boyunca doğuya ve Anadolu'nun batısına doğru. Yüksek rakımda yerine purpurascens alt türü geçer. vulgaris gibi ancak kanatları daha uzundur. Baş tüylerinin parıltısı yeşil, gövdenin bronz-mor, ve yanlar ile kanatların üzerinin parıltısı yeşilimsi bronzdur. Kanat altları uçları soluk olmak üzere siyahımsıdır. Üreme döneminde hemen hemen hiç beneği yoktur.
S. v. purpurascens Gould, 1868 Türkiye'nin doğusundan Tiflis ve Sevan Gölü'ne kadar olan bölgede. Karadeniz'in doğu kıyılarında yüksek rakımlarda tauricus alt türünün yerine bulunur. vulgaris gibi ancak kanatları daha uzundur ve tüylerin yeşil parıltısı yalnızca kulak üstü, ense ve üst göğüste görülür. Bronz parıltıya sahip yanları ve kanat üst tüyleri dışında mor parıltılıdır. Kanat altlarının kenarları ince beyaz çizgili koyu renklidir.
S. v. caucasicus Lorenz, 1887 Volga Deltası'ndan Kafkasya'nın doğusuna doğru ve komşu bölgelerde. Başı ve sırtı yeşil parıltılı, ensesi ve karnı mor parıltılı, kanat üstleri daha mavimsi parıltılıdır. Kanat altları purpurascens gibidir.
S. v. porphyronotus (Sharpe, 1888) Orta Asya'nın batısında, Çungarya Aladağları ile Altay Dağları arasında poltaratskyi alt türüne kademeli geçiş yapar. tauricus alt türüne çok benzer ancak daha küçüktür ve tamamen allopatriktir. purpurascens, caucasicus ve nobilior alt türleri ile çevrelenir.
S. v. nobilior (Hume, 1879) Afganistan, Türkmenistan'ın güneydoğusu ve Özbekistan ile İran'ın doğusundaki komşu bölgeler. purpurascens gibidir ancak daha küçüktür ve kanatları da daha kısadır. Kulak üstleri mor parıltılı, altları ve kanat üstlerinin parıltısı daha kızılımsıdır.
S. v. humii (Brooks, 1876) Keşmir'den Nepal'e Küçük boyutludur; mor parıltı bazen yanlardan kuyruk üstüne kadar olmak üzere ense bölgesinde sınırlıdır, gerisi yeşil parıltılıdır. Bu alt tür bazen Hodgson tarafından verilen indicus adı ile sınıflandırılır.[18][19]
S. v. minor (Hume, 1873) Pakistan Küçük boyutlu; yeşil parıltı baş, karnın altı ve sırt bölgesinde sınırlıdır diğer yerleri mor parıltılıdır.

Fair Adası, St. Kilda ve Dış Hebridler'de bulunan kuşların boyutları bu alt tür ile vulgaris arasındadır ve otoriteye göre vulgaris ya da zetlandicus alt türünde sınıflandırılırlar. Bu adalarda tipik olarak bulunan koyu renkli genç kuşlara ara sıra İskoçya'da ve diğer yerlerde de rastlanır dolayısıyla daha önceleri izole oldukları sanılan faroensis ile zetlandicus alt türleri arasında gen akışı olduğu sonucu çıkarılır.[20][21]

Başka alt türler de tanımlanmıştır ancak artık geçerli olarak kabul edilmemektedir. Çoğu çeşitli alt türlerin dağılımlarının birleştiği yerlerde görülen ara türlerdi. Bunların arasında şunlar sayılabilir: Rusya'nın batısında vulgaris ile poltaratskyi alt türleri arasındaki geçiş ırkları olan S. v. ruthenus Menzbir, 1891 ve S. v. jitkowi Buturlin, 1904; Balkanlar'ın güneyinden Yunanistan ve İstanbul Boğazı boyunca Ukrayna'nın ortasına kadar vulgaris ile tauricus alt türlerinin geçiş ırkları olan S. v. graecus Tschusi, 1905 ve S. v. balcanicus Buturlin & Harms, 1909; İran'ın kuzeyinde caucasicus ve nobilior arasında geçiş ırkları olan S. v. heinrichi Stresemann, 1928. İran'ın güneyinde Fars Eyaleti'nde bulunan S. v. persepolis Ticehurst, 1928 S. v. vulgaris alt türüne çok benzemektedir ve bunun ayrı bir popülasyon mu olduğu ya da Avrupa'nın güneydoğusundan göç eden kuşlar mı olduğu belirli değildir.[16]

Fiziksel özellikleri

Genç
Londra'da bir masaya tünemiş genç sığırcık. Tüyleri asıl olarak gri-kahverengidir.

Sığırcık 19 ila 23 cm. boyunda, 31 ila 44 cm. kanat açıklığına sahip 58 ila 101 g. ağırlığında bir kuştur.[17] Standart ölçüleri arasında kanat genişliği 11,8 ila 13,8 cm., kuyruğu 5,8 ila 6,8 cm., gaga uzunluğu 2,5 ila 3,2 cm. ve tarsus uzunluğu 2,7 ila 3,2 cm. arasındadır.[17] Tüyleri yanardöner siyah, mor ya da yeşil parıltılı ve özellikle kışın beyaz beneklidir. Erişkin erkek sığırcıkların alt tüyleri erişkin dişi sığırcıklardan daha az beneklidir. Erkeklerin nümayiş sırasında kullandığı boğaz tüyleri dişilere göre daha uzun ve daha seyrek iken dişilerin boğaz tüyleri daha kısa ve uçları sivridir. Tıknaz ayakları pembemsi kızıl ya da grimsi kızıl renklidir. Uçları sivri olan dar ve konik gagaları kışları kahverengimsi siyah renktedir ancak yazları dişilerin gagaları limon sarısı rengine dönüşürken erkeklerin gagaları tabanı mavi-gri olmak üzere sarıya dönüşür. Yılda bir kere, yaz sonunda üreme dönemi bittikten sonra tüy değiştirirler ve yeni çıkan göğüs tüylerinin ucu beyaz olurken kanat ya da sırt tüylerinin ucu da ten rengi olur. Tüylerin uçlarının beyaz ya da ten rengi olması sığırcığa yeni tüyleri çıktığında benekli görünümünü sağlar. Üreme döneminde beneklerin azalmasının nedeni ise tüylerin ucundaki beyaz ve ten rengi kısımların yıpranmasıdır. Genç kuşların tüyleri gri-kahverengidir ve ilk kışlarından itibaren erişkinlerin tüy renklerine sahip olurlar ancak özellikle kafada olmak üzere kısmen gençlere özgü kahverengi tüyleri korurlar.[15][22] Erkeklerde koyu kahverengi, dişilerde de açık kahverengi ve gri olan iris rengine göre cinsiyetleri belirlenebilir. İris ile her zaman koyu renkli olan göz bebeği arasındaki kontrastın tahmini cinsiyet ayrımında %97 doğru sonuç verir. Boğaz tüylerinin uzunluğu da hesaba katıldığında bu şekilde cinsiyet %98 olarak doğru tahmin edilebilmektedir.[23][24]

Tüy değiştiren genç kuş
Kaliforniya'da erişkin olmayan sığırcık. Kısmen tüylerini değiştirmiş ancak kafa ve ensede gençlere özgü kahverengi tüyler göze çarpmaktadır.

Sığırcık zıplayarak değil yürüyerek ya da koşarak yerde ilerler. Canlı bir şekilde uçarlar; üçgen şekilli kanatlarını hızla çarparak ve periyodik olarak çok fazla yükseklik kaybetmeden kısa kısa süzülerek ve tekrar kanat çırpmaya dönerek uçarlar. Sürü hâlindeyken kuşlar hemen hemen aynı anda kalkar, birlikte döner, yoğun bir şekilde uçar ya da araları açılarak geniş bir alana yayılır tekrar birleşir ve aynı anda yere konarlar.[22] Sığırcık göç sırasında saatte 60 ila 80 km. hız yaparak uçar 1.000 ila 1.500 km. mesafe katedebilir.[25]

Aralarında Sturnus cinsinin de bulunduğu birçok sığırcık türünün kafatası ve kasları arayıcı beslenme şekline uygun olarak adapte olmuştur.[26] Bu adaptasyon en çok kara sığırcık ve Sturnus cineraceus türü ile birlikte sığırcıkta belirgindir ve çenenin açılmasını sağlayan kaslar genişlemiş ve gözlerin gaganın ucuna bakacak şekilde yerleşebilmesi için kafatası daralmıştır.[27] Bu şekilde sığırcık gagasını toprağa sokup açarak saklı besinlere ulaşabilmektedir. Sığırcığın bu beslenme yöntemi için gerekli olan fiziksel özelliklere sahip olması muhtemelen bu kadar geniş bir alana yayılmasına yardımcı olmuştur.[17]

İber Yarımadasında, Akdeniz'in batısında ve Afrika'nın kuzeybatısında sığırcık, kara sığırcık ile karıştırılabilir. Yakından, özellikle de şakırken gözlemlendiğinde, kara sığırcığın boğaz tüylerinin daha uzun olduğu görülür.[28]

Ses

Şakıma
Bir sığırcığın şakıması
Şakıyan erişkin erkek
Şakıyan ve uzun boğaz tüylerini gösteren erişkin erkek sığırcık.

Sığırcık gürültücü bir kuştur. Şakıması hem melodik hem de mekanik sesler içeren seslerin ritüel şekilde birbirini izlemesinden oluşur ve çeşitlilik gösterir. Daha çok erkek sığırcık şakır ve şakıması genellikle bir dakika ya da daha fazla sürer. Her bir şakıma tipik olarak ara vermeden birbirini takip eden dört çeşit şakıma türünden oluşur. Şakıma bir dizi arı notalardan oluşan ıslıklarla başlar ve bunları diğer kuş türlerinin şakımalarından ya da doğada duyulan insan yapısı seslerden taklit edilerek oluşan çeşitli sekanslarla devam eder. Taklit edilen sesin yapısı ve basitliği frekansından daha çok önem taşır. Her ses sekansı kuş tarafından birkaç kez tekrar edildikten sonra diğer sekansa geçilir. Çeşitlilik gösteren bu bölümden sonra bir dizi tekrar eden gaganın birbirine vurulması ile oluşan sesler gelir ve sonunda yine çeşitli sekanslardan oluşan yüksek frekanslı şarkı ile şakıma biter. Her kuşun kendine özgü bir repertuarı vardır ve en yetenekli kuşların 35 kadar çeşide varan şarkı tipi ile 14 kadar gagaların vurulması ile çıkarılan farklı sesleri olabilir.[29]

Erkekler üreme döneme yaklaştıkça sürekli şakırlar ve çiftler oluştuktan sonra daha az şakımaya başlarlar. Dişi kuş ortalıkta iken erkek bazen yuvaya uçarak girişe konar ve şakıyarak dişiyi yuvaya davet eder. Yaşlı kuşların repertuarı genç kuşlardan büyüktür. Daha uzun ve çeşitli şekilde şakıyan erkek kuşların dişileri kendilerine çekmesi daha kolaydır dolayısıyla da üreme şansları daha yüksektir. Dişilerin daha karmaşık şakıyan erkekleri tercih ettikleri görülür. Daha karmaşık şarkılara sahip olan sığırcıklar bu sayede daha genç ve tecrübesiz sığırcıklara karşı yuvalarını da daha kolay koruyabilmektedirler.[29]

Üreme dönemi dışında da kuşların şakıdığı görülür ancak tüy değiştirirken şakımazlar. Genellikle erkekler daha çok şakısa da dişilerin de bazen şakıdıkları görülür. Üreme dönemi dışında yapılan şakımaların işlevi anlaşılamamıştır.[29] Aralarında sürü çağrısı, tehdit çağrısı, saldırı çağrısı, homurtu çağrısı ve çiftleşme çağrısı gibi çağrılar bulunan on bir farklı çeşit şakıma tespit edilmiştir.[30] Alarm çağrısı kulak tırmalayıcı bir çığlıktır ve bir arada yemek arayan sığırcık sürüsünden sürekli olarak bir hırıltı sesi duyulur.[22] Tünerken ve yıkanırken sürekli karşılıklı şakırlar ve o kadar yüksek bir ses çıkarırlar ki çevredeki insanlar bu gürültüden rahatsız olabilir. Sığırcık sürüsü birlikte uçarken kuşların kanatlarının senkronize olarak hareket etmesinden çıkan belirgin rüzgâr sesi yüzlerce metre öteden duyulabilir.[30]

Davranış ve ekoloji

Büyük sığırcık sürüsü
Hollanda Rotterdam'da büyük bir sığırcık sürüsü uçarken.

Sığırcık özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinde olmak üzere oldukça sosyal bir kuştur. Sürüyü oluşturan kuş sayısı çok farklılık gösterse de tünediklere yerlerde devasa ve aşırı gürültücü sürüler oluştururlar. Bu büyük sürülerin oluşmasının nedeninin doğan ve atmaca gibi yırtıcı kuşlara karşı bir savunma mekanizması olduğu düşünülmektedir.[31][32] Sürü uçarken sıkışık bir küre biçimi alır ve bu küre sürekli olarak büyür, küçülür, şekil değiştirir ve sürünün belirli bir lideri yoktur. Her sığırcık en yakın komşusunun hareketine göre yönünü ve hızını değiştirmektedir.[33] İstisnai olarak sayıları 1,5 milyona kadar varan sığırcığın şehir merkezlerinde, ormanlıklarda ve sazlıklarda oluşturduğu devasa sürüler dışkılarıyla sorunlara yol açabilmektedir. Bu sürülerin dışkıları 30 cm. kalınlığa erişebilmekte ve içerdiği kimyasallar nedeniyle ağaçların ölümüne yol açmaktadır. Küçük miktarlarda ise dışkılar gübre görevi görmektedir. Dolayısıyla orman bekçileri sürüleri bulundukları yerden kaldırıp ihtiyaç olan yere yönlendirmeye çalışarak bu etkiden yararlanmakta ve büyük toksik dışkı birikintilerinin oluşmasını engellemeye çalışmaktadırlar.[34]

Danimarka Jutland'da bahar aylarında Tønder ve Ribe arasında deniz kıyısında bulunan Tønder ve Esbjerg belediyelerinin bataklıkları üzerinde günbatımında bir milyondan fazla sığırcığın oluşturduğu sürülerin uçuşu gözlemlenebilir. İskandinavya'nın kuzeyindeki kuşlar nisan ayının ortasında üreme bölgelerine göç etmek için ayrılmadan önce mart ayından itibaren büyük sürüler hâlinde toplanmaya başlarlar. Sürü davranışının yarattığı gökyüzünde silüet olarak görülen karmaşık şekillerin oluşturduğu fenomene yörede sort sol ("kara güneş") adı verilir.[35] Birleşik Krallık'ta kış ortasında beş ila elli bin arasında kuşun oluşturduğu sürüler güneş doğmadan hemen önce gözlemlenebilir. Yörede bu sürülere "mırıltı" anlamına gelen murmuration adı verilir.[36]

Beslenme

Kuzey İrlanda'da bir çiftlikte besin arayan sığırcık sürüsü.

Sığırcık en çok zararlı ve eklem bacaklılar gibi böceklerle beslenir. Yedikleri böcekler arasında örümcekler, çayır sivrisinekleri, güveler, mayıs sinekleri, yusufçuklar, küçük kızböcekleri, çekirgeler, kulağakaçanlar, sinir kanatlılar, tüylü kanatlılar, sinekler, kın kanatlılar, testere sinekleri, arılar, yaban arıları ve karıncalar sayılabilir. Bu böceklerin hem erişkin hem de larvalarını yiyen sığırcıklar ayrıca solucanlar, salyangozlar, küçük amfibiler ve kertenkelelerle de beslenirler.[37] Başarılı bir üreme için omurgasızlarla beslenmeleri gerekli olsa da sığırcık hepçildir ve aynı zamanda tahıl, tohum, meyve, nektar ve fırsat çıkarsa besin atıklarıyla da beslenebilir.[38][39][40] Yüksek oranda sakkaroz içeren besinleri kolaylıkla metabolize edemeyen sığırcıkgiller bu özellikleriyle çoğu kuş familyasından ayrılırlar ancak üzüm ya da kiraz gibi meyveleri metabolize edebilmektedirler.[41] Azorlar'da izole olarak yaşayan sığırcık alt türü burada bulunan ve soyu tehdit altındaki Sterna dougallii kuşunun yumurtaları ile beslenmektedir. S. dougallii bahar aylarında üreme kolonileri için Azorlar'a gelmeden önce yöredeki sığırcık popülasyonunun itlafı gibi önlemlerle sayılarının kontrol altında tutulmasına çalışılmaktadır.[13]

Erişkin sığırcık yavruları beslemek için yerden besin ararken.

Sığırcıkların beslenmek için çeşitli yöntemleri bulunsa da en çok kullandıkları yöntemde yerde dolaşarak toprak üstünde ya da hemen altında bulunan böcekleri avlamaktır. Genellikle kısa otların arasında dolaşmayı tercih ederler ve sıklıkla otlayan hayvanların arasında ya da üstünde[40] dış parazitleri ile beslenirken görülürler.[17] Büyük sürüler, "silindir beslenme" denen bir davranış sergiler; sürü hâlinde yerde beslenirken, sürünün arkasındakiler sürekli olarak beslenme fırsatlarınının daha iyi olduğu ön kısma uçarak beslenirler.[38] Sürü ne kadar büyükse, bir arada beslenen kuşlar birbirlerine o kadar yakındır. Sıklıkla bir yerde bir süreliğine beslenen sürü topluca daha önce beslendikleri başka yerlere uçarak beslenmeye devam ederler.[38]

Sığırcıklarda üç farklı besin arama davranışı gözlemlenmiştir. En yaygın olan arama davranışında kuş gagasını sürekli olarak bir böcek bulana kadar toprağa saplar ve gagasını açarak toprakta bir delik bırakır. İlk olarak Konrad Lorenz tarafından gözlemlenen bu davranış[42] aynı zamanda plastik çöp torbalarını delmek ve delikleri genişletmek için de kullanılır. Genç sığırcıkları bu beslenme tekniğini geliştirmeleri için zamana ihtiyaçları vardır ve bu nedenle genellikle genç kuşlar daha az böcekle beslenmektedir.[28] İkinci bir yöntem havada uçan böcekleri gagalarıyla kapmaktır. En az kullanılan üçüncü yöntem ise yerde hareket hâlindeki bir omurgasısızı yakalamak için ileriye doğru hâmle yapmaktır. Solucanlar topraktan çekilerek yenir.[38] Besine erişimi kısıtlı olan ya da beslenme için gün ışığının azaldığı dönemlerde sığırcıklar yağ bağlayarak gövde kitlelerini artırırlar.[43]

Yuva

İngiltere'de ağaç kovuğundaki yuvasında yavrusunu besleyen sığırcık.

Eşleşmemiş olan erkek sığırcık uygun bir oyuk ya da kovuk bularak dişi sığırcıkları çekebilmek için yuvayı yapmaya başlar ve sıklıkla çiçekler ya da taze yeşil bitkilerle yuvayı süsler; erkek kuşu eşi olarak kabul eden dişi kuş daha sonradan bu süsleri yuvadan kaldırır.[30][44] Yuvada bulunan yeşil bitkilerin miktarı önemli değildir ancak dişiyi çekebilmek için yuvanın süslenmesinde kokulu otların kullanılmasının önem taşıdığı görülmektedir. Civanperçemi gibi bitkilerin kokusu dişiler için çekici olabilmektedir.[44][45]

Erkekler yuvayı yaparken sürekli olarak şakırlar ve özellikle yuvaya dişilerin yaklaştığını gördüklerinde şakımaları artar. Çiftleşme gerçekleştikten sonra ise erkek ile dişi kuş yuvayı birlikte yapmaya devam ederler. Yuvalar herhangi bir oyuk ya da kovuk olabilir, en çok kullanılan yerler içi oyuk ağaçlarda, binalarda, kesik ağaç gövdelerinde ve insan yapımı kuş yuvalarıdır.[30] S. v. zetlandicus tipik olarak kayalıklarda bulunan yarık ve oyuklarda yuvalanır.[46] Yuvalar genel olarak saman, kuru ot ve ağaç dalcıklarından yapılır ve içine tüy, yün ve yumuşak yapraklar gibi yumuşak malzemeler döşenir. Yuva yapımı dört ila beş gün kadar sürer ve kuluçka süresince devam edebilir.[30]

Sığırcıklar hem tek eşli hem de çok eşli olabilir; her ne kadar çoğunlukla yavrular bir erkek ve bir dişi kuştan oluşan çift tarafından büyütülse de zaman zaman bu çifte yardımcı başka bir sığırcık da olabilir. Çiftler bir koloninin parçası olduklarında aynı ağaçta ve çevredeki ağaçlarda başka yuvalar da bulunur.[30] Erkekler ilk çiftleştikleri dişi kuş hâlâ yuvadayken başka bir dişi ile de çiftleşebilirler. İkinci yuvanın üreme şansı birinci yuvaya göre daha düşüktür ve erkek tek eşli kaldığında üreme şansı daha iyidir.[47]

Üreme

Yuvada beş sığırcık yumurtası.
Beslenmeyi bekleyen yavrular
İrlanda Galway'de duvardaki bir yarık içinde yapılmış yuvada beslenmeyi bekleyen sığırcık yavruları.

Üreme dönemi ilkbahar ve yaz aylarıdır. Eşleşmeden sonra dişi kuş birkaç gün boyunca yumurta yumurtlar. Bu süre içinde kaybolan yumurta olursa dişi kuş onun yerine tekrar yumurtlar. Normal olarak açık mavi ya da bazen beyaz olmak üzere, parlak görünüme sahip dört ya da beş yumurta yumurtlanır.[30] Mavi rengin az ışık altında iyi görünmesi nedeniyle yumurtaların renginin mavi olarak evrimleştiği düşünülmektedir.[48] Yumurta boyutları 26,5 ila 34,5 mm. boyunda ve 20,0 ila 22,5 mm. çapındadır.[17]

Kuluçka süresi on üç gün kadar sürer ancak son yumurtlanan yumurta ilk çatlayan yumurtadan 24 saat kadar sonra çatlayabilir. Ebeveynlerin ikisi de kuluçkuya yatar ancak dişi sığırcık erkekten daha fazla kuluçkada kalır. Yavrular yumurtadan çıktıklarında gözleri kapalı ve tüysüzdürler. Yumurtadan çıktıktan yedi gün sonra yumuşak hav tüyleri çıkar ve dokuz gün içinde de gözleri açılır.[30] Yumurtadan çıktıktan altı gün sonra yavrular vücut ısılarını kontrol edebilmeye başladıktan sonra[49] erişkinler yuvadan kuş dışkılarını temizlemeyi bırakır. Bu süreden önce dışkıların hem yavruları hem de yuvanın içindeki malzemeyi ıslatması nedeniyle ısı yalıtımını azaltacağı ve yavruların üşümesi riskini artıracağı için ebeveyn yuvadaki pislikleri temizler.[50] Yavrular yuvada üç hafta kadar kalır ve bu süre zarfında hem erkek hem de dişi kuş tarafından beslenirler. Palazlanmış kuşlar bir iki hafta kadar daha ebeveynler tarafından beslenmeye devam eder. Bir çift sığırcık aynı yuvayı kullanarak ve içini tekrar yumuşak malzeme ile döşeyerek yılda üç kere kuluçkaya yatabilir.[30] Ancak tipik olarak iki kere kuluçkaya yatarlar[17] ve 48o Kuzey enleminin kuzeyinde ise yalnızca bir kere kuluçkaya yatılır.[25] İki ay içerisinde genç yavrular ilk tüylerine kavuşurlar ve takip eden yılda da erişkin rengi tüylerine bürünürler.[30] Diğer ötücü kuşlarda olduğu gibi yuvalar temiz tutulur ve yavruların dışkıları ebeveynler tarafından yuva dışına çıkarılır.[51]

Sığırcıkların kendi türleri arasında kuluçka parazitliği yaygındır. Üreme döneminde eşleşmemiş ama kolonide bulunan dişi kular sıklıkla diğer çiftlerin yuvalarına yumurtalarını yumurtlarlar.[52] Palazlanmış sığırcıkların da kendi ya da komşu yuvaları işgal ederek yeni kuluçkadan çıkan yavruları dışarı attıkları gözlemlenmiştir.[30] Sığırcık yuvalarında yavruların palazlanma şansı %48 ila %79 arasındadır ancak üreme yaşına gelme şansları yalnızca %20'dir. Erişkinlerin hayatta kalma şansları ise %60'a yakındır. Ortalama yaşam süreleri 2 ila 3 yıldır[25] we kaydedilmiş en uzun yaşam süresi 22 yıl 11 aydır.[53]

Yırtıcılar ve parazitler

Erişkin sığırcıklar bayağı çakır kuşu ve bayağı atmaca gibi atmacalar,[54] bayağı doğan, delice doğan ve bayağı kerkenez gibi doğan ve kerkenezler tarafından avlanırlar.[55] Kara çaylak, kızıl çaylak ve bayağı şahin gibi daha yavaş olan yırtıcı kuşlar ise daha kolay yakalanabildikleri için palazlanmış ve genç sığırcıkları tercih eder.[56] Kuzey Amerika'da 20'den fazla tür atmaca, baykuş ve doğanın sığırcıkları avladığı bilinmektedir ancak erişkin sığırcıkları en çok avlayan yırtıcı kuşlar bayağı doğanlar ve boz doğanlardır.[57][58] Çiğdecilerin bazen sığırcık yumurtalarını, yavrularını ve hatta erişkinlerini yuvalarından çıkarttığı bilinmektedir[30] ve kuluçka paraziti olan Indicator minor yumurtalarını sığırcık yuvalarına bırakır.[59] Yuvalara tırmanabilen kakımlar, rakunlar[60][61] ve sincaplar tarafından talan edilir,[25] ve kediler de dikkatsiz yavruları avlayabilir.[62]

Sığırcıklarda bir dizi çeşitli parazit barınır. Altı farklı ABD eyaletinde 300 sığırcık üzerinde yapılan bir araştırmada her birinde en azından bir çeşit parazit bulunduğu tespit edilmiştir. Bunların %99'u pireler, uyuzböcekleri ve keneler gibi dış parazitler taşımakta, %95!inde de çeşitli kurt tipi iç parazit bulunmaktaydı. Kan emici dıi parazitler konağı öldüğünde ayrılır ancak diğerleri öldükten sonra da üzerinde kalır. Deforme olmuş gagası olan bir sığırcığın üzerinde muhtemelen ayıklayamadığı için çok fazla sayıda Mallophaga biti bulunmuştur.[63]

Parazitik uyuzböceği mite
Dermanyssus gallinae, sığırcık üzerinde bulunan dış parazitlerden biri.

Tavuk piresi (Ceratophyllus gallinae) yuvalarda en sık görülen pire türüdür.[64] Küçük ve soluk renkli bayağı serçe piresi C. fringillae türü de sıklıkla yuvalarda görülür, muhtemelen bayağı serçenin diğer türlerin yuvalarını kullanması nedeniyle olmaktadır ancak bu pire türü ABD'de bayağı serçe üzerinde bile görülmez.[65] Görülen bitler arasında Menacanthus eurystemus, Brueelia nebulosa ve Stumidoecus sturni sayılabilir. Diğer eklem bacaklı parazitler arasında Analgopsis passerinus, Boydaia stumi, Dermanyssus gallinae, Omithonyssus bursa, O. sylviarum, Proctophyllodes türleri, Pteronyssoides truncatus ve Trouessartia rosteri gibi kene ve uyuzböceği türleri sayılabilir.[66] Tavuk uyuzböceği D. gallinae yine bir parazit olan Androlaelaps casalis uyuzböceği tarafından avlanır. Parazit türlerinin sayıları üzerinde bu şekilde bir kontrol olması neden kuşların eski yuvaları kullanmaya hazır olduğunu göstermektedir.[67]

Sığırcıklara musallat olan dış parazitlerden uçan böcekler arasında at sineğigillerden Omithomya nigricornis[66] ve saprotrof sineklerden Camus hemapterus sayılabilir. C. hemapterus konağının tüylerini kırarak yeni çıkan tüylerin ürettiği yağlarla beslenir.[68] Hofmannophila pseudospretella türü güvenin larvaları yuvalarda dışkı ya da ölü yavrular gibi çöplerle beslenir.[69] Haemoproteus cinsi tek hücreli kan parazitleri sığırcıklarda görülür[70] ancak daha çok bilinen parazit parlak kızıl yuvarlak solucanlardan Syngamus trachea türüdür. Bu solucan ciğerlerden soluk borusuna ilerler ve konağının boğulmasına neden olur. Britanya'da en çok parazit barındıran hayvanlar ekin kargası ve sığırcıktır.[71] Kaydedilmiş diğer iç parazitler arasına diken başlı solucan Prosthorhynchus transverses türü de katılabilir.[72]

Dağılımı ve yaşam alanı

Sığırcıkların küresel popülasyonunun 2004 yılında 8.870.00 km2'lik bir alana yayılmış olarak 310 milyon kuştan oluştuğu tahmin edilmiştir.[73] Kuzey Yarımküre'de yaygın olarak bulunan sığırcık Avrasya kökenlidir ve Avrupa, Afrika'nın kuzeyi (Fas'tan Mısır'a kadar), Hindistan (asıl olarak kuzey bölgelerde ama düzenli olarak güneye doğru ilerlemektedir[74], Maldivler[75]), Nepal, Suriye, İran ve Irak dahil olmak üzere Orta Doğu ve Çin'in kuzeybatısında yaşar.[73]

Göç sırasında dinlenirken
Göç sırasında bir çam ağacı üstünde dinlenen sığırcık sürüsü.

Avrupa'nın güneyi ve batısı ile 40oN enleminin güneyindeki sığırcıklar genel olarak göçmen değildir[25] ancak diğer popülasyonlar kışın sert geçtiği, toprağın donduğu ve besin bulmanın zorlaştığı bölgelerden göç ederler. Avrupa'nın kuzeyi, Rusya ve Ukrayna'dan büyük sayıda sığırcık güneybatıya ve güneydoğuya doğru göç eder.[22][29] Sonbaharda Avrupa'nın doğusundan göç eden sığırcıklar Britanya'ya vardığında Britanya'da yaşayan popülasyonun çoğu İber Yarımadası ve Afrika'nın kuzeyine doğru yola çıkar. İngiltere Merseyside'da yuvada iken halka takılan 15.000 sığırcık içinden bazı bireylere yılın farklı zamanlarında Norveç, İsveç, Finlandiya, Rusya, Ukrayna, Polonya, Almanya ve Hollanda gibi çok uzak yerlerde rastlanmıştır.[76] Japonya ve Hong Kong'da da az sayıda sığırcık gözlemlenmiştir ancak bu kuşların nereden geldiği bilinmemektedir.[29] Kuzey Amerika'da kuzeyde yaşayan popülasyonlar belirli bir göç modeli geliştirmiştir ve Kanada'da yaşayan popülasyonları kışları buradan göç ederler.[77] Kanada'nın doğusundaki kuşlar güneye doğru göç ederken daha batısındaki kuşlar ABD'nin güneybatısına göç eder.[17]

Sığırcıklar insan yapısı yapıların ve ağaçların yeterli miktarda yuva yapma ve tüneme imkanı sağladığı kentsel ve banliyö bölgelerini tercih ederler. Sazlıklar da tercih edilen bir tüneme yeridir ve kuşlar tarlalarda, otlaklarda, golf sahalarında ve havaalanlarında kısa çimlerin besin aramayı kolaylaştırdığı yerlerde beslenirler.[38] Ara sıra açık ormanlık alanlarda ve Avustralya'da fundalıklarda da bulunurlar. Sığırcıklar nadiren yoğun ve nemli ormanlık alanlarda yaşar ancak deniz kıyılarında kayalıklarda yuva yaptıkları ve sahilde yosunlar arasında besin aradıkları görülür. Çok geniş ve farklı habitatlara uyum sağlayabilme yetileri sayesinde çok geniş bir alana yayılmış ve deniz kıyısından 1.900 m. rakıma kadar farklı alanlarda yaşayabilmektedirler.[38]

Sokulmuş popülasyonlar

Sığırcık Yeni Zelanda, Avustralya, Güney Afrika, Kuzey Amerika, Fiji ve çeşitli Karayipler adalarına sokulmuş ve buralarda başarıyla üremiştir. Sonuç olarak Tayland, Güneydoğu Asya ve Yeni Gine'ye de göç edebilmiştir.[38]

Güney Amerika

İngiltere'den gemiyle getirilen beş sığırcık 1949 yılının Kasım ayında Venezuela'da Maracaibo Gölü yakınlarında salınmıştır ancak sonrasında ortadan kaybolmuşlardır.[78] 1987 yılında Buenos Aires kentinin parklarında yuvalanmış küçük bir sığırcık popülasyonu gözlemlenmiştir.[40][79] Bu tarihten sonra, başlarda popülasyonu yoketmek için bazı girişimler yapıldıysa da sığırcık yaşadığı alanı her yıl 7,5 km. olarak genişletmekte ve Atlantik kıyısının 30 km. kadar yakınında kalmaya devam etmektedir. Arjantin'de sığırcıklar özellikle ağaçkakanların açtıkları ovuklar gibi doğal ve insan yapısı oyuklarda yuva yapmaktadırlar.[79]

Avustralya

Sığırcık Avustralya'ya tarım ürünlerine musallat olan zaralı böceklerle mücadele etmek amacıyla sokulmuştur. İlk göçmenler, sığırcığın önemli bir zirai ürün olan ketenin döllenmesine de yardımcı olacağına inanarak sığırcıkların gelmesini merakla beklemişlerdir. Yeni gelen kuşların kullanması için tarlaların yanına kuş yuvaları konmuştur. Sığırcıklar Melbourne'a 1857 yılında, Sydney'e de bundan yirmi yıl sonra getirilmiştir.[38] 1880'lerin sonuna gelindiğinde ülkenin güneydoğusunda popülasyonlar, özellikle alıştırma komitelerinin çalışmalarıyla, yerleşebilmeyi başarmıştır.[80] 1920'lere gelindiğinde sığırcıklar Victoria, Queensland ve Yeni Güney Galler'de yaygın olarak yaşamaktaydı ancak artık zararlı tür olarak görülmekteydi.[38] Her ne kadar Batı Avustralya'da ilk sığırcık 1917 yılında görüldüyse de eyalete yayılmaları engellenebilmiştir. Geniş ve kurak Nullarbor Düzlüğü doğal bir bariyer teşkl etmektedir ve Batı Avustralya'da otuz yıl boyunca 55.000 sığırcığı itlaf eden kontrol yöntemleri uygulanmıştır.[81] Sığırcıklar ayrıca Lord Howe Adası le Norfolk Adası'nda da koloniler oluşturmuştur.[78]

Yeni Zelanda

Yeni Zelanda'ya gelen ilk göçmenler tarım yapmak için araziyi temizledikten sonra önceki besin kaynaklarından mahrum kalan tırtıl ve diğer böcek sürülerinin ekinleri yediklerini gördüler. Yörede yaşayan yerel kuşlar ise insana yakın yaşamaya alışık olmadığında dolayı zararlı böceklerle mücadele etmek için Arupa'dan sığırcıklar getirilmiştir. İlk olarak sığırcık 1862 yılında Nelson Alıştırma Derneği tarafından getirilmiş ve sonraları başka kuşların getirilmesine devam edilmiştir. Artık sığırcıklar en kuzeydeki Kermadec Adaları ile en güneydeki Macquarie Adası haricinde ülkenin tamamına yayılmışlardır.[82][83]

Kuzey Amerika

Sığırcık sürüsü
Kaliforniya'da bir sığırcık sürüsü.

Başarısız iki girişimden sonra[84] William Shakespeare'in eserlerinde geçen her kuş türünü ABD'ye getirmeye çalışan Amerika Alıştırma Topluluğu'nun başkanı Eugene Schieffelin tarafından New York'un Central Parkına 1890 yılında yaklaşık 60 kadar sığırcık salınmıştır.[85][86] Hemen hemen aynı tarihlerde Portland Ötücü Kuşlar Klubü'de Oregon'un Portland şehrinde 35 çift sığırcığı doğaya saldı. Yöreye yerleşen bu kuşlar daha sonra 1902 yılında ortadan kayboldular. 1940'ların ortasında ABD'nin Pasifik Kuzeybatı bölgesinde tekrar ortaya çıkan sığırcıkların 1890 yılında Central Park'a salınan sığırcıkların soyundan geldikleri düşünülmektedir.[84] İlk olarak salınan 60 sığırcık üreyerek günümüzde 150 milyona ulaşmış ve Alaska ile Kanada'nın güneyinden Orta Amerika'ya kadar olan alana yayılmışlardır.[37][84]

Polinezya

Fiji'ye sığırcığın ilk defa 1925 yılında Ono-i-lau ve Vatoa adalarına geldiği görülmektedir. Muhtemelen Kermadec Adaları'nda bulunan Raoul adasındaki kuşlar bu adalara gelmiştir. Fiji'deki popülasyon sınırlı olarak yayılmıştır ve popülasynun devamı hakkında şüpheler bulunmaktadır. Tonga'da hemen hemen aynı zamanlarda sığırcıklar tarafından kolonize edilmiştir ve adalar grubunun kuzeyine doğru yayılmaktadırlar.[87][88]

Güney Afrika

Güney Afrika'ya sığırcık Cecil Rhodes tarafından 1897 yılında sokulmuştur. Yavaş yavaş yayılan sığırcık popülasyonu 1954 yılında ülkenin batısında Clanwilliam, doğusunda da Port Elizabeth şehirlerine kadar ulaşmıştır. Günümüzde ülkenin güneyinde yaygın olarak bulunan sığırcıkların sayısı Johannesburg'a doğru azalmaktadır. Batı Kap, Doğu Kap ve Özgür Devlet eyaletleri ile Lesotho'nun alçak kesimlerinde yaşar, ayrıca KwaZulu-Natal, Gauteng ve Namibya'nın Oranjemund şehri yakınlarında da ara sıra sığırcıklar görülmektedir. Güney Afrika popülasyonunun göçmen olmadığı ve insanlara yakın olduğu görülmektedir ve yaşam alanları otlaklardır. Özellikle çok kurak olan ve böcek aranamayacak kadar sert topraklı bölgelerden uzak durarak sulanmış arazileri tercih ederler. Yöreye endemik kuşlar ile oyuklarda yuva yapma konusunda rekabet içindedirler ancak endemik kuşlar için doğal yaşam alanlarının yok olması daha büyük bir tehdittir. Üreme mevsimi eylül ile aralık ayları arasındadır ve üreme dönemi dışında özellikle sazlıklarda olmak üzere büyük sürüler hâlinde toplanırlar. Kentsel ve tarımsal alanlarda en yaygın kuş türüdür.[89]

Karayipler

Sığırcık Jamaika'ya 1903 yılında sokulmuş ve Bahamalar ile Küba, ABD'den doğal yollarla gelen sığırcıklerla kolonize olmuştur.[25][90] Sığırcık Jamaika, Grand Bahama ve Bimini'de oldukça yaygındır ancak bazı bölgelerde yoğunlaşmıştır ve Bahamaların geri kalan kısmında, Küba'nın doğusunda[91] Cayman Adaları, Porto Riko ve St. Croix'da nadir görülür.[92]

Korunma durumu

Sığırcığın küresel popülasyonunun 310 milyon kuştan fazla olduğu tahmin edilmektedir ve sayıları önemli derecede azalma içinde değildir, bu nedenlerle Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından asgari endişe altındaki türler arasında listelenmiştir. Avrupa'nın tamamında 19. yüzyıldan 1950 ve 1960'lara kadar sayıları önemli derecede artış göstermiştir. Yaklaşık 1830'larda S. v. vulgaris Britanya adalarındaki alanını genişletmiş ve daha önceleri bulunmadığı İrlanda ile İskoçya'ya yayılmıştır. Shetland ve Dış Hebridler'de S. v. zetlandicus alt türü zaten bulunmaktaydı. Sığırcık İsveç'in kuzeyinde 1850'den itibaren, İzlanda'da da 1935'ten itibaren üremeye başlamıştır. Üreme alanı Fransa'nın güneyinden İspanya'nın kuzeydoğusuna, İtalya, Avusturya ve Finlandiya'ya genişlemiştir.[15] Kara sığırcığın üreme alanının kuzeye doğru genişlediği İber Yarımadası'nda sığırcık 1950'lerden itibaren üremeye başlamıştır. Burada görülen yıllık 4,7 km.'lik alan genişleme hızının yavaş olmasının nedeni dağlık ve ormanlık alanların bulunmasıdır. İki benzer türün arasındaki doğrudan rekabet nedeniyle çzellikle Fransa'nın güneybatısı ve İspanya'nın kuzeybatısında ilerlemeleri yavaşlamıştır.[17][93]

İsveç, Finlandiya, Rusya'nın kuzeyi (Karelya) ve Baltık devletlerinde 1980'lerden itibaren önemli ölçüde popülasyonlarının azalmasının yanı sıra orta ve kuzey Avrupa'da daha az ölçüde popülasyonları azalmaya başlamıştır.[15] Bu bölgelerdeki kuşlar yoğun tarımdan kötü etkilenmişler ve çeşitli ülkelerde popülasyonları %50'den fazla azaldığı için korunma listelerine alınmışlardır. Kuzey İrlanda gibi yerlerde bulunan popülasyonların sabit kalmasına rağmen Birleşik Krallık'taki popülasyon 1966 ila 2004 yılları arasında %80 oranında azalmıştır. Genel olarak popülasyonların azalmasının nedeni tarım uygulamalarındaki değişiklikler nedeniyle genç kuşların hayatta kalma oranının düşmesi olduğu sanılmaktadır.[94] Avrupa'nın kuzeyindeki yoğun tarım daha az otlak kalmasına dolayısıyla da yeni doğmuş yavruların yaşaması için gerekli olan otlaklarda yaşayan omurgasızların sayısının azalmasına neden olmuştur.[95]

İnsanlarla ilişkileri

Yararları ve sorunları

Tellerde sığırcıklar
Fransa'da tellere tünemiş sığırcıklar.
Meyve yiyen sığırcık
Yere düşmüş elma ile beslenen sığırcık.

Sığırcıklar telkurtları gibi zararlı böceklerle beslendikleri için Avrasya'nın kuzeyinde yararlı bir tür olarak kabul görmektedirler ve bu başka coğrafyalara bu türün sokulmasının nedenlerinden biridir. Sovyetler Birliği'nde sığırcıklar için 25 milyon kuş yuvası yapılmıştır ve Yeni Zelanda'da Costelytra zelandica türü tırtılla mücadelede etkili olduğu görülmüştür.[17] Avustralya'ya sokulmasında kuş yuvalarının yapılması kuşların üreme başarılarını artırmıştır.[38] Zararlı bir tür olarak görüldüğü ABD'de bile Tarım Bakanlığı çok sayıda böceğin sığırcıklar tarafından yendiğini kabul etmektedir.[96]

Avustralya ve Kuzey Amerika gibi Sturnus cinsinin diğer üyelerinin bulunmadığı yerlere sokulan sığırcıkların yuva olarak kullanılan oyuk ve kovuklar için yerel türlerle rekabet içine girmiş olmaları mümkündür. Kuzey Amerika'da sığırcıkların gelmesinden Poecile cinsi kuşlar, sıvacı kuşları, ağaçkakanlar, mor kırlangıçlar ve diğer kırlangıç türleri etkilenmiş olabilir.[84][97] Avustralya'da yuva yerleri için rekabet içinde olduğu türler arasında koyu kırmızı yassıkuyruk ile doğu yassıkuyruğu sayılabilir.[98] Yerel türlerin popülasyonlarının azalmasındaki rolleri ve tarıma verdikleri zararlar nedeniyle sığırcık IUCN'in istilacı türler listesinde yer almıştır.[99]

Sığırcıklar meyve ve sebze bahçelerinde üzüm, şeftali, zeytin, frenk üzümü ve domates gibi meyve sebzeleri yiyerek zarar verebilir ayrıca yeni ekilmiş tohumları ve yeni filizleri kazarak zarar verebilir.[40][100] Ayrıca hayvan besinlerini yer ve dışkılarıyla tohumları dağıtırlar. Avustralya'nın doğusunda Asparagus asparagoides, böğürtlen ve Chrysanthemoides monilifera gibi bitkilerin sığırcıklar tarafından yayıldığı düşünülmektedir.[101] ABD'de sığırcıkların tarıma verdiği zararın yıllık yaklaşık 800 milyon ABD doları olduğu tahmin edilmektedir.[96] Sığırcıklar Güney Afrika'da tarıma zararlı olarak kabul edilmemektedir.[59]

Sürülerin büyüklüğü de sorunlara neden olabilmektedir. Sığırcıklar uçakların jet motorlarına yakalanabilmektedir ve bu şekilde oluşan en büyük kaza 1960 yılında Boston'da meydana gelmiştir. Bu kazada sığırcık sürüsüne dalan turboprop uçak denize çakılmış ve 62 kişi kazada yaşamını yitirmiştir.[102] Dışkılarında insanlarda akut pulmoner histoplazmozise neden olan Histoplasma capsulatum mantarı bulunabilir. Sığırcıkların tünedikleri yerin altında birikmiş olan dışkılarda bu mantar yaşamını sürdürebilmektedir.[17] Sığırcıklardan insanlara başka hastalıkların da bulaşma potansiyeli olsa da[96] genellikle bu potansiyel abartılmıştır.[84]

Mücadele

Verdikleri zararlar nedeniyle sığırcık popülasyonlarının kontrol altında tutulması için çeşitli girişimler olmuştur. Doğal yaşam alanı içinde bu mücadele yöntemleri kanunlarla belirlenmiş olabilmektedir. Örneğin İspanya'da sığırcığın belirli bir dönem içinde avlanması yasa ile düzenlenmiştir. Zararlı bir tür olarak görüldüğü Fransa'da ise yılın büyük bir bölümünde avlanması serbesttir. Birleşik Krallık'ta sığırcık yıl boyunca öldürülebilir. Sığırcıklar göçmen olduğu için mücadele edilen popülasyon çok geniş bir alandan gelmiş olabilir ve dolayısıyla da üreme popülsyonları çok büyük oranda etkilenmeyebilir. Avrupa için değişkenlik gösteren yasalar ve göçmen olan popülasyonlar nedeniyle mücadele girişimleri uzun vadede sınırlı olarak başarılı olabilmektedir.[100] Korkuluklar gibi öldürücü olmayan yöntemlerle kuşları kaçırmak yalnızca geçici olarak etkili olabilmektedir.[25]

Şehirlerde bulunan devasa sürüler gürültü ve dışkılarının kokusu ile pisliği nedeniyle sorunlara neden olabilmektedir. 1949 yılında Londra'da Big Ben'in akrep ve yelkovanına o kadar çok kuş tünemiştir ki saat durmuştur. Bunu engellemek için ağlarla sürülerin konmasını engelleme, saçaklara kimyasal madde sürme ve sığırcık alarm çağrılarının hoparlörlerle yayınlanması gibi yöntemler başarılı olamamıştır.[103]

Kuşları beslemek için yapılmış yuvayı ziyaret eden sığırcık. Kış aylarında gagaları siyah renklidir.

Sığırcık sokulduğu yerlerde yasalarla koruma altında değildir ve yaygn mücadele yöntemleri uygulanabilmektedir. Kurulan kuş yuvalarının girişlerinin, sığırcıkların gerek duyduğu boyut olan 1,5 cm. çapından küçük yapılmasıyla bu yuvaları kullanmaları engellenmektedir. Ayrıca kuşları beslemek için kurulan kuş yuvalarından tüneme için yapılan çıkıntıların iptal edilmesi de sığırcıkların bunları ziyaret etmesini engellemektedir.[84]

Batı Avustralya 1895 yılında sığırcıkların eyalete getirilmesini yasaklamıştır. Doğudan gelen sürüler rutin olarak öldürülmüş, genç kuşlar tuzaklarla ve ağlarla yakalanmıştır.[80] Bir kuşun işaretlenerek GPS ile takip edilmesi ve sürünün bulunması gibi yeni mücadele yöntemleri geliştirilmiştir.[104] Bir başka yeni teknik ise Avustralya sığırcıklarının DNA'sının analizi ile göç eden kuşların nereden geldiğinin tespiti ile daha iyi önleme stratejilerinin geliştirilmesidir.[105] 2009 yılına gelindiğinde Batı Avustralya'da kalan sığırcık sayısı yalnızca 300 kuş kadardı ve eyalet hükümeti o yıl dahi sığırcıklarla mücadele için 400.000 Avustralya doları bütçe ayırmıştır.[106]

ABD'de sığırcıklar göçmen kuşların avlanmasını yasaklayan yasanın kapsamı dışındadır.[107] Yuvaları bozmak, yumurtaları toplamak, genç ve erişkin kuşları yakalamak ya da öldürmek için hiçbir izin gerekmemektedir.[84] 1966 yılında sığırcıklar tarafından kolayca yenebilecek ve onları öldürebilecek etkili bir kuş zehrinin araştırmasına başlanmıştır. Bu kuş zehri aynı zamanda memeliler için çok zehirli olmamalıydı ve ölü kuşları yiyen evcil hayvanların ölümüne neden olmamalıydı. Bu kriterlere en çok uyan kimyasal DRC-1339 adlı kimyasaldı ve Starlicide adı ile pazarlanmaktaydı.[108] 2008 yılında ABD devleti yaklaşık 1,7 milyon sığırcığı zehirledi, yakaladı ya da tüfekle vurdu ki bu mücadele edilen türler arasında sayıca en fazla yok edilen türdür.[109] 2005 yılında ABD'de sığırcık popülasyonunun 140 milyon kuş olduğu tahmin edilmektedir[110] ki bu 310 milyonluk küresel popülasyonun %45'ine tekabül etmektedir.

Bilimde ve kültürde yeri

Kafeste tutulan sığırcık.

Sığırcıklar evcil hayvan olarak kullanılabildiği gibi bilimsel araştırmalarda da kullanılır. Avusturyalı etoloji uzmanı Konrad Lorenz Hazreti Süleyman'ın Mührü adlı kitabında yeni doğmuş sığırcık yavrularının kolaylıkla yuvadan alınabilmesi ve dikkatli bir şekilde büyütüldükten sonra bakımının kolay olması nedeniyle sığırcıktan "fakirin köpeği" ve "sevilesi bir şey" olarak söz eder.[111][112] Esarete kolay alışırlar ve yalnızca kuş yemi ve solucanla beslenebilirler. Birkaç sığırcık aynı kafeste tutulabilir ve meraklı olmaları sayesinde kolaylıkla eğitilebilirler. Tek dezavantajları dışkıları ile ortalığı kirletmeleri ve insanlara geçebilecek hastalıklara karşı önlem alınması gerekliliğidir. Sığırcıklar laboratuvar araştırmalarında güvercinden sonra en çok kullanılan ikinci kuş türüdür.[41]

Sığırcığın taklitçilik yeteneği çok uzun zamandan beri tanınmaktadır. Orta Çağ'dan kalma Galce yazılmış Mabinogion'da kahramanlardan biri evilleştirdiği sığırcığa "kelimeler öğretir" ve İrlanda Denizi'nin ötesine kendisini kurtarmaya gelen kardeşlerine mesaj gönderir.[113] Büyük Plinius bu kuşlara Latince ve Yunanca tüm cümleler öğretilebileceğini iddia etmiştir ve William Shakespeare IV. Henry adlı piyesinde sığırcığa bazı kelimeleri söylemesinin öğretilebileceğinden söz eder.

Mozart'ın "sığırcık şarkısı"

Mozart'ın sol majör piyano konçertosunun (KV.453) bir bölümünü şakıyabilen evcil bir sığırcığı vardı.[103] Mozart altı hafta önce yazdığı ama henüz çalınmamış bir eserinden bir bölümü şakıyan sığırcığa bir dükkanda rastlayınca satın almıştı. Kuşa çok bağlanan Mozart, üç yıl sonra ku ölünce ona görkemli bir cenaze töreni de düzenlemiştir. Ein musikalischer Spaß (K. 522) adlı eserinin de sığırcığın şakımasına benzer komik ve önemsiz tarzda yazıldığı önerilmiştir.[36] Evcil hayvan olarak sığırcık beslemiş olan başka insanlar da bu kuşun ne kadar kolaylıkla bazı kelimeleri öğrenebildiğinden bahseder. Kelimelerin sığırcıklar için hiçbir anlamı olmadığı için bazen insanlara uygunsuz gelen bir biçimde şakımalarının arasına sokarlar.[114] Taklitçilik yetenekleri öyle başarılıdır ki sığırcığı duyan yabancılar az önce konuştuğunu sandıkları insanı aramadan duramazlar.[36]

Bazı Akdeniz ülkelerinde tuzakla yakalanan sığırcıklar besin olarak kullanılır.[17] Eti sert ve düşük kaliteli olduğu için genellikle güveçte pişirilir. Bir tarifte ne kadar zaman alırsa alsın eti yumuşayana kadar kısık ateşte kaynatılması gerektiği söylenir ancak ne kadar iyi hazırlanırsa hazırlanılsın sığırcık eti sonradan kazanılan bir zevk olabilmektedir.[103][115][116]

Notlar

    • Linnaeus, Carolus (1758) (Latince). Systema naturae per regna tria naturae, secundum classes, ordines, genera, species, cum characteribus, differentiis, synonymis, locis. Tomus I. Editio decima, reformata.. Holmiae. (Laurentii Salvii).. s. 167.
  1. Jobling, James A (2010). The Helm Dictionary of Scientific Bird Names. Londra: Christopher Helm. s. 367,405. ISBN 978-1-4081-2501-4. http://nature.baikal.ru/files/605/1408125013.pdf.
  2. Kaşgarlı Mahmud (2006). Divânu Lügati't-Türk. Ankara: TDK Yayınları.
  3. 1 2 Nişanyan, Sevan. "Nişanyan Sözlük". https://nisanyansozluk.com/.
  4. Clauson, SG (1972). An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth- Century Turkish. Oxford. s. 816a.
  5. Devellioğlu, F. (1999). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lugat. Ankara: Aydın Kitabevi. s. 734.
  6. Räsänen, M. (1969). Versuch eines etymologischen Wörterbuchs der Türksprachen. Helsinki. s. 415.
  7. Çakmak, Merete; Mary Işın (2005). Anadolu kuş adları sözlüğü: Türkçe, İngilizce, Latince. Kitap Yayınevi. s. 98.
  8. Gümüşatam, Gürkan (2011). "Kavram Alanları Açısından Kıbrıs Türklerince Hayvanlara Verilen Adlar". Diyalektolog (3): 11-32.
  9. Feare, Chris; Craig, Adrian (1998). Starlings and Mynas. Londra: Christopher Helm. s. 13. ISBN 0-7136-3961-X.
  10. Zuccon, Dario; Cibois, Alice; Pasquet, Eric; Ericson, Per G P (2006). "Nuclear and mitochondrial sequence data reveal the major lineages of starlings, mynas and related taxa". Molecular Phylogenetics and Evolution 41 (2): 333–344. DOI:10.1016/j.ympev.2006.05.007. PMID 16806992.
  11. 1 2 Zuccon, Dario; Pasquet, Eric; Ericson, Per G P (Eylül 2008). "Phylogenetic relationships among Palearctic – Oriental starlings and mynas (genera Sturnus and Acridotheres: Sturnidae)". Zoologica Scripta 37 (5): 469–481. DOI:10.1111/j.1463-6409.2008.00339.x. http://www.nrm.se/download/18.251938811dab4a5dcc8000180/Zuccon+et+al+Sturnus+ZSC+2008.pdf.
  12. 1 2 Neves, Verónica C; Griffiths, Kate; Savory, Fiona R; Furness, Robert W; Barbara K (2009). "Are European starlings breeding in the Azores archipelago genetically distinct from birds breeding in mainland Europe?". European Journal of Wildlife Research 56 (1): 95–100. DOI:10.1007/s10344-009-0316-x. http://peer.ccsd.cnrs.fr/docs/00/53/52/48/PDF/PEER_stage2_10.1007%252Fs10344-009-0316-x.pdf.
  13. Bedetti, C (2001). "Update Middle Pleistocene fossil birds data from Quartaccio quarry (Vitinia, Roma, Italy)". Proceedings 1st. International Congress the World of Elephants: 18–22.
  14. 1 2 3 4 Snow, David; Perrins, Christopher M (editors) (1998). The Birds of the Western Palearctic concise edition (2 volumes). Oxford: Oxford University Press. s. 1492-1496. ISBN 978-0-19-854099-1.
  15. 1 2 Vaurie, Charles (1954). "Systematic Notes on Palearctic Birds. No. 12. Muscicapinae, Hirundinidae, and Sturnidae". American Museum Novitiates 1694: 1–18.
  16. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 Feare, Chris; Craig, Adrian (1998). Starlings and Mynas. Londra: Christopher Helm. s. 183-189. ISBN 0-7136-3961-X.
  17. Bu ırk Hodgson tarafından Gray'in 1831 tarihli Zoological Miscellany kitabında S. indicus olarak tanımlanmıştır ve muhtemelen humii adı üzerinde taksonomik adlandırma önceliği bulunmaktadır. Gray, John Edward (1831). Zoological Miscellany. Wurtz: Treuttel. s. 84.
  18. Rasmussen, Pamela C; Anderton, John C (2005). Birds of South Asia. The Ripley Guide. Volume 2. Washington DC and Barcelona: Smithsonian Institution and Lynx Edicions. s. 583. ISBN 84-87334-66-0.
  19. Neves, Verónica (2005). Towards a Conservation Strategy of the Roseate Tern Sterna dougallii in the Azores Archipelago. Glasgow: University of Glasgow. s. 63-73. http://theses.gla.ac.uk/13/1/nevesphd2006.pdf.
  20. Parkin, David; Knox, Alan (2009). The Status of Birds in Britain and Ireland. Londra: Christopher Helm. s. 65, 305–306. ISBN 1-4081-2500-5.
  21. 1 2 3 4 Coward, Thomas Alfred (1941). The Birds of the British Isles and Their Eggs (First series). Londra: Frederick Warne. s. 38-41. http://archive.org/download/birdsofbritish00cowa/birdsofbritish00cowa.pdf.
  22. Smith, E L; Cuthill, I C; Griffiths, R; Greenwood, V J; Goldsmith, A R; Evans, J E (2005). "Sexing Starlings Sturnus vulgaris using iris colour". Ringing & Migration 22 (4): 193–197. DOI:10.1080/03078698.2005.9674332. http://blx1.bto.org/pdf/ringmigration/22_4/smith.pdf.
  23. Harrison, James M (1928). "The colour of the soft parts of the starling". British Birds 22 (2): 36–37.
  24. 1 2 3 4 5 6 7 Linz, George M; Homan, H Jeffrey; Gaulker, Shannon M; Penry, Linda B; Bleier, William J (2007). "European starlings: a review of an invasive species with far-reaching impacts". Managing Vertebrate Invasive Species Paper 24: 378–386. http://naldc.nal.usda.gov/catalog/17532.
  25. Feare, Chris; Craig, Adrian (1998). Starlings and Mynas. Londra: Christopher Helm. s. 21-22. ISBN 0-7136-3961-X.
  26. del Hoyo, Josep; Elliott, Andrew; Christie, David (eds) (2009). Handbook of the Birds of the World. Volume 14: Bush-shrikes to Old World Sparrows. Barselona: Lynx Edicions. s. 665–667. ISBN 978-84-96553-50-7.
  27. 1 2 del Hoyo, Josep; Elliott, Andrew; Christie, David (eds) (2009). Handbook of the Birds of the World. Volume 14: Bush-shrikes to Old World Sparrows. Barselona: Lynx Edicions. s. 725. ISBN 978-84-96553-50-7.
  28. 1 2 3 4 5 Feare, Chris (1996). "Studies of West Palearctic Birds: 196. Common starling Sturnus vulgaris". British Birds 89 (12): 549–568.
  29. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 Higgins, P J; Peter, J M; Cowling, S J (eds) (2006). Handbook of Australian, New Zealand, and Antarctic Birds. Volumes 7: Boatbill to Starlings. Melbourne: Oxford University Press. s. 1923–1928. ISBN 0-19-553996-6.
  30. Taylor, Marianne; Holden, Peter (2009). RSPB Where to Discover Nature: In Britain and Northern Ireland. Londra: Christopher Helm. s. 27. ISBN 1-4081-0864-X.
  31. Carere, Claudio; Montanino, Simona; Moreschini, Flavia; Zoratto, Francesca; Chiarotti, Flavia; Santucci, Daniela; Alleva, Enrico (2009). "Aerial flocking patterns of wintering starlings, Sturnus vulgaris, under different predation risk". Animal Behaviour 77 (1): 101–107. DOI:10.1016/j.anbehav.2008.08.034. ISSN 0003-3472.
  32. Hildenbrandt, H; Carere, C; Hemelrijk, C K (2010). "Self-organized aerial displays of thousands of starlings: a model". Behavioral Ecology 21 (6): 1349–1359. DOI:10.1093/beheco/arq149. ISSN 1465-7279.
  33. Currie, F A; Elgy, D; Petty, S J (1977). Starling roost dispersal from woodlands: Forestry Commission Leaflet 69. Edinburgh: HMSO. ISBN 0-11-710218-0.
  34. Winkler, Bjarne (2006-06-19). "Black Sun in Denmark". Earth Science Picture of the Day. NASA Earth Science Division, EOS Project Science Office and the Universities Space Research Association. 3 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160303194041/http://epod.usra.edu/blog/2006/06/black-sun-in-denmark.html. Erişim tarihi: 2013-01-10.
  35. 1 2 3 West, Meredith J; King, Andrew P (1990). "Mozart's Starling". American Scientist 78: 106–114. Bibcode 1990AmSci..78..106W. http://www.indiana.edu/~aviary/Research/Mozart%27s%20Starling.pdf.
  36. 1 2 Adeney, J M (2001). "European starling (Sturnus vulgaris)". Introduced Species Summary Project. Columbia University. 25 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20151225140018/http://www.columbia.edu:80/itc/cerc/danoff-burg/invasion_bio/inv_spp_summ/Sturnus_vulgaris.html.
  37. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Higgins, P J; Peter, J M; Cowling, S J (eds) (2006). Handbook of Australian, New Zealand, and Antarctic Birds. Volumes 7: Boatbill to Starlings. Melbourne: Oxford University Press. s. 1907–1914. ISBN 0-19-553996-6.
  38. Thomas, H F (1957). "The Starling in the Sunraysia District, Victoria. Part I". Emu 57 (1): 31–48. DOI:10.1071/MU957031.
  39. 1 2 3 4 Kirkpatrick, Win; Woolnough, Andrew P (2007). "Common starling". Pestnote. Department of Agriculture and Food Australia. 23 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160323005918/https://www.agric.wa.gov.au/objtwr/imported_assets/content/pw/vp/bird/common_starling.pdf.
  40. 1 2 Hawkins, P; Morton, D B; Cameron, D; Cuthill, I; Francis, R; Freire, R; Gosler, A; Healey, S ve diğ. (2001). "The starling, Sturnus vulgaris". Laboratory Animals 35 (Supplement 1: Laboratory birds: refinements in husbandry and procedures): 120–126. DOI:10.1258/0023677011912164. http://la.rsmjournals.com/content/35/suppl_1/120.full.pdf.
  41. Tinbergen, J.M. (1981). "Foraging decisions in starlings (Sturnus vulgaris L.)". Ardea 69: 1–67. http://ardeajournal.natuurinfo.nl/ardeapdf/a69-001-067.pdf.
  42. Witter, M S; Swaddle, J P; Cuthill, I C (1995). "Periodic food availability and strategic regulation of body mass in the European starling, Sturnus vulgaris". Functional Ecology 9 (4): 568–574. DOI:10.2307/2390146. JSTOR 2390146.
  43. 1 2 Brouwer, Lyanne; Komdeur, Jan (2004). "Green nesting material has a function in mate attraction in the European starling". Animal Behaviour 67 (3): 539–548. DOI:10.1016/j.anbehav.2003.07.005. http://www.myscience.eu/lyanne/pdfs/brouweretal04.pdf.
  44. Gwinner, Helga; Berger, Silke (2008). "Starling males select green nest material by olfaction using experience-independent and experience-dependent cues". Animal Behaviour 75 (3): 971–976. DOI:10.1016/j.anbehav.2007.08.008.
  45. Michael, Edwin D (1971). "Starlings nesting in rocky cliffs". Bird-Banding 42 (2): 123. DOI:10.2307/4511747. JSTOR 4511747.
  46. Sandell, Maria I; Smith, Henrik G; Bruun, Måns (1996). "Paternal care in the European Starling, Sturnus vulgaris: nestling provisioning". Behavioral Ecology and Sociobiology 39 (5): 301–309. DOI:10.1007/s002650050293.
  47. Węgrzyn, E; Leniowski, K; Rykowska, I; Wasiak, W (2011). "Is UV and blue-green egg colouration a signal in cavity-nesting birds?". Ethology Ecology and Evolution 23 (2): 121–131. DOI:10.1080/03949370.2011.554882.
  48. Marjoniemi, Kyösti (2001). Thermogenic mechanisms during the development of endothermy in juvenile birds. Oulu: University of Oulu. ISBN 951-42-6542-4. ISSN 1796-220X. http://herkules.oulu.fi/isbn9514265424/isbn9514265424.pdf.
  49. Burton, Robert (1985). Bird Behaviour. London: Granada Publishing. s. 187. ISBN 0-246-12440-7.
  50. Wright, Jonathan; Cuthill, Innes (1989). "Manipulation of sex differences in parental care". Behavioral Ecology and Sociobiology 25 (3): 171–181. DOI:10.1007/BF00302916.
  51. Sandell, M I; Diemer, Michael (1999). "Intraspecific brood parasitism: a strategy for floating females in the European starling". Animal Behaviour 57 (1): 197–202. DOI:10.1006/anbe.1998.0936. PMID 10053087.
  52. "European Longevity Records". Euring. 11 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.euring.org/data_and_codes/longevity-voous.htm. Erişim tarihi: 2013-01-20.
  53. Génsbøl, Benny (1984). Birds of Prey of Europe, North Africa and Middle East. Londra: Collins. s. 142,151. ISBN 0-00-219176-8.
  54. Génsbøl, Benny (1984). Birds of Prey of Europe, North Africa and Middle East. Londra: Collins. s. 239, 254, 273. ISBN 0-00-219176-8.
  55. Génsbøl, Benny (1984). Birds of Prey of Europe, North Africa and Middle East. Londra: Collins. s. 67, 74, 162. ISBN 0-00-219176-8.
  56. Cabe, P.R.. "European Starling- The Birds of North America Online". The Cornell Lab of Ornithology. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160304024141/http://bna.birds.cornell.edu/bna/species/048/articles/introduction. Erişim tarihi: 2013-12-30.
  57. Sodhi, N. S., & Oliphant, L. W. (1993). Prey selection by urban-breeding Merlins. The Auk, 727-735.
  58. 1 2 "Sturnus vulgaris (Common starling, Eurasian starling, European starling)". Biodiversity Explorer. IZIKO, Museums of Cape Town. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160304054701/http://www.biodiversityexplorer.org/birds/sturnidae/sturnus_vulgaris.htm.
  59. Bull, P C; Flux, John E C (2006). "Breeding dates and productivity of starlings (Sturnus vulgaris) in northern, central, and southern New Zealand". Notornis 53: 208–214. http://notornis.osnz.org.nz/system/files/Notornis_53_2_208.pdf.
  60. Begg, Barbara (2009). "Northern Raccoon predation on European Starling nestlings in British Columbia". Wildlife Afield 6 (1): 25–26. http://www.wildlifebc.org/UserFiles/File/Raccoon6.1.pdf.
  61. "Are cats causing bird declines?". Royal Society for the Protection of Birds. 2013-01-02 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.rspb.org.uk/advice/gardening/unwantedvisitors/cats/birddeclines.aspx. Erişim tarihi: 2013-01-01.
  62. Boyd, Elizabeth M (1951). "A Survey of Parasitism of the Starling Sturnus vulgaris L. in North America". The Journal of Parasitology 37 (1): 56–84. DOI:10.2307/3273522. JSTOR 3273522. PMID 14825028.
  63. Rothschild, Miriam; Clay, Theresa (1957). Fleas, Flukes and Cuckoos. A study of bird parasites. New York: Macmillan. s. 84–85. http://archive.org/details/fleasflukescucko00roth.
  64. Rothschild, Miriam; Clay, Theresa (1957). Fleas, Flukes and Cuckoos. A study of bird parasites. New York: Macmillan. s. 115. http://archive.org/details/fleasflukescucko00roth.
  65. 1 2 Higgins, P J; Peter, J M; Cowling, S J (eds) (2006). Handbook of Australian, New Zealand, and Antarctic Birds. Volumes 7: Boatbill to Starlings. Melbourne: Oxford University Press. s. 1960. ISBN 0-19-553996-6.
  66. Lesna, I; Wolfs, P; Faraji, F; Roy, L; Komdeur, J; Sabelis, M W. "Candidate predators for biological control of the poultry red mite Dermanyssus gallinae" in Sparagano (2009) pp. 75–76.
  67. Rothschild, Miriam; Clay, Theresa (1957). Fleas, Flukes and Cuckoos. A study of bird parasites. New York: Macmillan. s. 222. http://archive.org/details/fleasflukescucko00roth.
  68. Rothschild, Miriam; Clay, Theresa (1957). Fleas, Flukes and Cuckoos. A study of bird parasites. New York: Macmillan. s. 251. http://archive.org/details/fleasflukescucko00roth.
  69. Rothschild, Miriam; Clay, Theresa (1957). Fleas, Flukes and Cuckoos. A study of bird parasites. New York: Macmillan. s. 169. http://archive.org/details/fleasflukescucko00roth.
  70. Rothschild, Miriam; Clay, Theresa (1957). Fleas, Flukes and Cuckoos. A study of bird parasites. New York: Macmillan. s. 180-181. http://archive.org/details/fleasflukescucko00roth.
  71. Rothschild, Miriam; Clay, Theresa (1957). Fleas, Flukes and Cuckoos. A study of bird parasites. New York: Macmillan. s. 189. http://archive.org/details/fleasflukescucko00roth.
  72. 1 2 Butchart, S; Ekstrom, J (2013). "Common starling Sturnus vulgaris". BirdLife International. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160304111047/http://www.birdlife.org/datazone/speciesfactsheet.php?id=6815.
  73. Ghorpade, Kumar D (1973). "Occurrence of the Starling, Sturnus vulgaris Linnaeus near Bangalore". Journal of the Bombay Natural History Society 70 (3): 556–557.
  74. Strickland, M J; Jenner, J C (1977). "A report on the birds of Addu Atoll (Maldive Islands)". Journal of the Bombay Natural History Society 74: 487–500.
  75. "Migration of starling Sturnus vulgaris". Merseyside Ringing Group. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160304000245/http://www.davidnorman.org.uk/MRG/migration_of_starling.htm.
  76. Sibley, David (2000). The North American Bird Guide. Robertsbridge: Pica Press. s. 416. ISBN 1-873403-98-4.
  77. 1 2 Long, John A (1981). Introduced Birds of the World. Terrey Hills: A H & A W Reed. s. 359–363. ISBN 0-589-50260-3.
  78. 1 2 Peris, S; Soave, G; Camperi, A; Darrieu, C; Aramburu, R (2005). "Range expansion of the European starling Sturnus vulgaris in Argentina". Ardeola 52 (2): 359–364. http://82.98.164.11/files/1252.pdf.
  79. 1 2 Woolnough, Andrew P; Massam, Marion C; Payne, Ron L; Pickles, Greg S "Out on the border: keeping starlings out of Western Australia" in Parkes et al (2005) ss. 183–189.
  80. Department of the Environment and Water Resources (2007) s. 17.
  81. Olliver, Narena (2005). "Starling". Birds of New Zealand. 10 Şubat 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160210032002/http://nzbirds.com/birds/starlings.html.
  82. Robertson, Hugh; Heather, Barrie (2005). Hand Guide to the Birds of New Zealand. Auckland: Oxford University Press. s. 162. ISBN 0-14-028835-X.
  83. 1 2 3 4 5 6 7 Link, Russell. "Starlings". Living with Wildlife. Washington Department of Fish and Wildlife. 10 Ocak 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160110152521/http://wdfw.wa.gov/living/starlings.html.
  84. Gup, Ted (1990-09-01). "100 Years of the Starling". The New York Times (New York). http://www.nytimes.com/1990/09/01/opinion/100-years-of-the-starling.html?src=pm.
  85. Mirsky, Steve (2008-05-23). "Shakespeare to Blame for Introduction of European Starlings to U.S". Scientific American. https://www.scientificamerican.com/article.cfm?id=call-of-the-reviled.
  86. Watling, D (1982). "Fiji's sedentary starlings". Notornis 29: 227–230. http://notornis.osnz.org.nz/system/files/Notornis_29_3.pdf.
  87. Watling, Dick (2003). A Guide to the Birds of Fiji and Western Polynesia. Suva: Environmental Consultants. s. 142–143. ISBN 982-9030-04-0.
  88. Craig, Adrian. "European starling Sturnus vulgaris". The Atlas of South African Birds. http://sabap2.adu.org.za/docs/sabap1/757.pdf.
  89. Lever, Christopher (2010). Naturalised Birds of the World. London: A&C Black. s. 197. ISBN 1-4081-2825-X.
  90. {{Kitap kaynağı| soyadı= Raffaele | ad= Herbert | coauthors= Wiley, James; Garrido, Orlando; Keith, Allan; Raffaele, Janis | yıl=2003 | başlık= Birds of the West Indies |yayıncı = Christopher Helm | yer = Londra | isbn = 978-0-7136-5419-6 |sayfa=126.
  91. Arlott, Norman (2010). Birds of the West Indies. Londra: Collins. s. 124. ISBN 0-00-727718-0.
  92. Ferrer, Xavier; Motis, Anna; Peris, Salvador J (1991). "Changes in the breeding range of starlings in the Iberian peninsula during the last 30 years: competition as a limiting factor". Journal of Biogeography 18 (6): 631–636. DOI:10.2307/2845544. JSTOR 2845544.
  93. Baillie, S R; Marchant, J H; Leech, D I; Renwick, A R; Eglington, S M; Joys, A C; Noble, D G; Barimore, C; Conway, G J; Downie, I S; Risely, K; Robinson, R A (2012). "Starling (Sturnus vulgaris)". Bird Trends 2011. British Trust for Ornithology. http://blx1.bto.org/birdtrends/species.jsp?year=2011&s=starl.
  94. Granbom, Martin; Smith, Henrik G (2006). "Food limitation during breeding in a heterogeneous landscape (Escasez de alimentos durante el período reproductivo en un paisaje heterogéneo)". The Auk 123 (1): 97–107. DOI:10.1642/0004-8038(2006)123[0097:FLDBIA]2.0.CO;2. JSTOR 4090631.
  95. 1 2 3 "European starlings". Wildlife Damage Management. USDA Wildlife Services. 2011-09-27. 9 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20141009122127/http://lib.colostate.edu:80/research/agnic/starlings.html.
  96. Federation of Alberta Naturalists (2007) p. 374.
  97. Pell, A S; Tidemann, C R (1997). "The impact of two exotic hollow-nesting birds on two native parrots in savannah and woodland in eastern Australia". Biological Conservation 79 (2/3): 145–153. DOI:10.1016/S0006-3207(96)00112-7. http://www.indianmynaaction.org.au/documents/Pell_Tidemann_myna_impacts1997.pdf.
  98. "100 of the World's Worst Invasive Alien Species". Global Invasive Species Database. Invasive Species Specialist Group, IUCN. 1 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160401193350/http://issg.org/database/species/search.asp?st=100ss&fr=1&str=&lang=EN.
  99. 1 2 Feare, Chris J; Douville de Franssu, Pierre; Peris, Salvador J (1992). The starling in Europe: multiple approaches to a problem. Davis: University of California, Davis. s. 83–88.
  100. "Starlings: a threat to Australia's unique ecosystems". Threatened Species Network. 5 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160405000725/http://awsassets.wwf.org.au/downloads/sp061_fs_starling_03aug06.pdf.
  101. Kalafatas, Michael N. (2010). Bird Strike: The Crash of the Boston Electra. Brandeis. ISBN 1-58465-897-5.
  102. 1 2 3 Cocker, Mark; Mabey, Richard (2005). Birds Britannica. Londra: Chatto & Windus. s. 429–436. ISBN 0-7011-6907-9.
  103. Woolnough, Andrew P; Lowe, T J; Rose, K (2006). "Can the Judas technique be applied to pest birds?". Wildlife Research 33 (6): 449–455. DOI:10.1071/WR06009.
  104. Rollins, L A; Woolnough, Andrew P; Sherwin, W B (2006). "Population genetic tools for pest management: a review". Wildlife Research 33 (4): 251–261. DOI:10.1071/WR05106.
  105. Redman, Terry. "State Government commits to help eradicate starlings". Media releases, 2009–10–19. State of Western Australia. 2013-01-07 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.nationalswa.com/News/MediaReleases/tabid/83/articleType/ArticleView/articleId/42/State-Government-commits-400000-to-help-eradicate-starlings-Redman.aspx. Erişim tarihi: 2013-01-07.
  106. "Birds protected by the Migratory Bird Treaty Act". US Fish & Wildlife Service. 2007-12-14 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20071214065547/http://www.fws.gov/migratorybirds/intrnltr/mbta/taxolst.html. Erişim tarihi: 2007-12-17.
  107. Decino, Thomas J; Cunningham, Donald J; Schafer, Edward W (1966). "Toxicity of DRC-1339 to starlings". Journal of Wildlife Management 30 (2): 249–253. DOI:10.2307/3797809. JSTOR 3797809.
  108. Stark, Mike (2009-09-07). "Shock and Caw: Pesky Starlings Still Overwhelm". The Huffington Post 2009-06-09. http://www.huffingtonpost.com/2009/09/07/shock-and-caw-pesky-starl_n_278608.html. Erişim tarihi: 2013-01-09.
  109. Johnson, Ron J; Glahn, James F. "European Starlings and their Control". Internet Center for Wildlife Damage Management. 2013-01-09 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://icwdm.org/handbook/birds/EuropeanStarlings.asp. Erişim tarihi: 2013-01-09.
  110. Lorenz, Konrad Z; Wilson, Marjorie Kerr (translator) (1961). King Solomon's Ring. London: Methuen. ISBN 0-416-53860-6.
  111. Kilham, Lawrence; Waltermire, Joan (1988). On Watching Birds. College Station: Texas A&M University Press. s. 59. ISBN 0-89096-763-6.
  112. Jones, Gwyn; Jones, Thomas (1970). The Mabinogion. Londra: J M Dent & Sons. s. 30. ISBN 0-460-01097-2.
  113. Lorenz, Konrad Z; Wilson, Marjorie Kerr (translator) (1961). King Solomon's Ring. London: Methuen. s. 84. ISBN 0-416-53860-6.
  114. Artusi, Pellegrino (2003). Science in the Kitchen and the Art of Eating Well. Toronto: University of Toronto Press. s. 220. ISBN 0-8020-8657-8.
  115. Michalowski, Kevin (2011). Gun Digest Book of Sporting Shotguns. Iola: Gun Digest Books. s. 61. ISBN 1-4402-2669-5.

Dış bağlantılar

This article is issued from Vikipedi - version of the 8/25/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.