Âşık Alesker

Bu maddenin sonunda bir kaynak listesi olmasına rağmen, metin içi dipnotlar yeterince veya hiç kullanılmadığı için, bazı bilgilerin kaynağı belirsizdir.
Maddeye uygun biçimde kaynaklar ekleyerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz.
Âşık Alesker
Doğum Alesker Almemmed oğlu
1821
Ağkilse, Revan Hanlığı
Ölüm 1926 (104-105 yaşlarında)
Ağkilse, SSCB
Takma ad Âşık Alesker
Meslek Halk ozanı

Aşık Alesker (Azerbaycan: Aşıq Ələsgər, 1821-1926), 19. yüzyıl Azerbaycan saz üstadlarının en önemli temsilcisi, Azerbaycan aşık edebiyatının klasiklerinden biridir.

1821 yılında bugünkü Ermenistan sınırları içerisinde kalan eski bir Türk yurdu olan, Basarkeçer'in Ağkilse köyünde aşık şiirinin ve sazın vurgunu olan Alimemmed'in ailesinde dünyaya geldi. Alesker, 14-15 yaşlarında köyün zenginlerinden Kerbelayı Kurban'a hizmetçi olarak verildi. Onun kızı güzel Sehinbanı'yı sevdi, kızdan sevgisine karşılık aldı. Kerbelayi Kurban'm kardeşi Pullu Meherrem onların kavuşmasına imkân vermedi, Sehinbanı'yı oğlu Mustafa'ya aldı.

Bu olaydan sarsılan Alesker saz çalmaya, söz koşmaya başladı. Babası onu 16 yaşında Kizılvenkli Aşık Ali'ye uşak verdi. Alesker aşıklık sanatının sırlarını üstadı Ali'den öğrendi. Azerbaycan aşık kültürünü araştıranlardan Hümmet Alizade, onların 'üstat-çırak' münasebetleri konusunda şunları yazar: "Aşık Alesker, üstadı Aşık Ali ile düğün, nişan meclislerine gittiğinde bazen onun dediklerine kulak asmaz, kendi şiirlerini okurmuş. Alesker'in bu hareketi üstadının hoşuna gitmezmiş, bu hareketten vazgeçmesi için ona nasihatler verirmiş. Bir gün yine büyük bir düğün meclisinde üstatla çırak arasında bir sürtüşme olur. Aşık Ali'nin sözü Alesker'e dokunur, Alesker öfkelenir. Üstadı ile atışmayı kafaya koyar.

Üstat-çırak birbiri ile ters düşer. Meclis iki gruba ayrılır. Bir taraf Aşık Ali'yi savunurken diğer taraf Alesker'i müdafaa eder. Atışma süresince çok "herbe-zorbalar, üstatnameler, divaniler, teenisler ve dudak değmezler" söylenir. Nihayet Alesker açıkça ve şimdiye kadar hiçbir aşık tarafından karşılığı söylenemeyen "A yağa-yağa" teenisini söyler. Aşık Ali, Aşık Alesker'e cevap veremez; meclisi bırakıp gider. Bu hadiseden sonra Alesker, üstadından ayrılır, müstakil bir sanatkâr gibi aşıklığa başlar. Alesker, üstadını bağlaması neticesinde geniş kitle arasında daha büyük şöhret kazanır. Yakın ve uzak yerlerden çok çırak Elesker'in yanına gelir."

19. yy. ortalarına doğru artık Aşık Alesker bütün Kafkasya'da tanınan bir âşık oldu. Tiflis'de Rusça yayınlanan "Kavkaz" gazetesi 1851 yılında ondan, olağanüstü sesi, saz çalma mahareti ve söz koşma kabiliyeti olan bir sanatkâr olarak söz eder. Sevgilisi Sehinbanı'dan zorla ayrı bırakıldıktan sonra, Aşık Elesker 40 yaşına kadar bekâr kalmış, 1862 yılında, Kelbecer'in Yanşak köyünden olan Anahanım'la evlenmiştir. Alesker'in oğlu Aşık Talib de üstad bir aşık olarak tanınmıştır.

Alesker, aşık şiirinin bütün türlerini kapsayan zengin bir miras bırakıp gitmiştir. Hayatta olduğu donemde hiçbir kitabı yayınlanmadığından, şiirlerinin büyük bir kısmı kaybolmuştur. Şiirlerinin büyük kısmı sözlü gelenekte devam ettiği için onlar da yazıya alınmamış, zaman geçtikçe unutulmuş, hafızalardan silinmiştir.

1918 yılında Ermenistan'da iktidara gelen Taşnaklar, Azerbaycan Türklerini hedef alan katliamlara başlayınca, Aşık Alesker, ailesi ile birlikte Azerbaycan'ın Terter bölgesine yerleşmiştir. Burada bir müddet değirmencilik yapmış ve ihtiyar çağlarında yazdığı şiirlerinin birinde kendi durumundan acı acı yakınarak şöyle demiştir:

Dad senin elinden çerx-i kecmedar,
Üreyimde yüz dermansız yaram var,
Âşıq deyirmançı, ağa çarvadar,
Serraf gelsin bu bazarı dolaşırı.

Çağdaşlarının anlattıklarına göre Aşık Alesker, uzun boylu, alnı açık, iri yapılı, bedence çok sağlam ve kuvvetli bir adam olarak anlatılır. Kara gözleri, kalın, kara çatık kaşları, dolgun yüzü vardır.

Aşık Alesker 1921 yılında durumu nispeten düzelince yeniden, doğduğu köye, Ağkilse'ye dönmüş, lâkin yaşlılık ve hastalık yüzünden artık saz çalıp söz koşamamıştır. 1926 yılı Mart ayının 7 sinde tahminen 106 yaşında Ağkilse köyünde vefat etmiş, burada da defnedilmiştir. 1988 yılında Basarkeçer bölgesi Türk halkı göçe zorlanması ile buradaki Türkler yeniden topraklarını terketmişlerdir.

Birçok eski Türk eserinin de olduğu gibi Aşık Alesker'in Ağkilse köyündeki mezarı da Ermeni güçleri tarafından tahrip edilerek yok edilmiştir.

Eserleri

Kaynaklar

Ankara 1946.

Ayrıca bakınız

This article is issued from Vikipedi - version of the 1/6/2017. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.